(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/12435 E. , 2010/12276 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 20.10.1983- 31.12.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya göre zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki ka…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/12435 E. , 2010/12276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 20.10.1983- 31.12.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya göre zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2--Dava, davacının 20.10.1983-31.12.1995 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile;davacının 02/01/1984 - 02/11/1984 ve 01/11/1989 - 02/01/1990 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespitine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, ...’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlenmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 20.10.1983 tarihli giriş bildirgesine göre, vergi kaydına dayalı olarak 20.10.1983 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, 04.01.1984 tarihinde verdiği terk dilekçesi ile 02.01.1984 tarihinde vergi kaydı sona erdiğinden terkin edildiği, 4.10.1990 tarihinde yapılan işlem ile 1.11.1989 tarihinde sigortalılığının yeniden başlatıldığı, davalı Kurumca 4.10.1990 tarihli yazı ile bu terk işlemlerinin davacıya bildirildiği, 1998 yılında yapılan işlemle bu tarihin 2.1.1990 tarihine çekildiği, davalı Kurumca 20.10.1983-.2.1.984 ve 2.1.1990 ve devamı şeklinde sigortalı sayıldığı, davacının terk işlemlerinin 08.10.1990 Tarihinde bilgisayara işlendiği, 1992 affından yararlandığı, 1990/10, 11,12, 1991/ 1,2,3,4,6, 1992/4,5,6,7,8,9,10,1995/10,11,1996/6,1998/7,8,9,10,11,12,1999/1,5,6,8,,9,11,12,2001/8,9,10,11,12,2008/6,8,9,10. aylarda prim ödemelerinin olduğu,1.752.00 TL prim borcu bulunduğu, davacının 20.10.1983-02.11.1984 ve 01.11.1989-31.03.1995 tarihleri arasına yönelik prim borçlarının 1995-1996 yıllarında icra takibi yapılarak tahsil edildiği, Kurumda bulunan icra dosyasının imha edildiğinin bildirildiği, Kulu İcra Müdürlüğünce takip dosyasının gönderildiği,takip dosyasına göre; davalı Kurumca, davacının 20.10.1983-30.09.1994 tarihleri arasındaki 13.890.702.00 TL prim borcunun tahsili için Kulu İcra Müdürlüğünün 1994/1201 takip sayılı dosyası ile 15.Aralık 1994 tarihinde icra takibi yapıldığı, borç en son 27.06.1996 tarihinde tahsil edilerek dosyanın infazen kapandığı, 20.10.1983-02.01.1984 tarihleri arasında balık satıcılığından, 02.01.1990-06.04.1994 ve 14.08.1998-30.09.1998 tarihleri arasında su tesisatçılığından vergi kaydının,Kulu Esnaf ve Sanatkarlar Odasına 17.08.1998 ve devamı şeklinde, Konya Esnaf ve Sicil Memurluğuna 21.08.1998 ve devamı şeklinde sicil kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, Davacının 1992 affından yararlanarak bu döneme ilişkin prim borçlarını ödemiş olması, davalı Kurumca ödenen primlerin uzun süreli kullanılması, davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesinin iyiniyetten uzak olması karşısında Sosyal Güvenlik Hukuku İlkeleri ve M.K.'nun 2.maddesi de dikkate alındığında Mahkemece davacının l.ll.l989- 2.l.l990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı sayılması doğrudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1.10.1997 gün 1997/10-578 E. ve 1997/758 K. sayılı kararı, Ancak, davacının 2.1.1984- 2.11.1984 tarihleri arasına yönelik tespit talebi yönünden, 2.1.1984 tarihinde yapılan terk işleminin, davacının 4.1.1984 tarihinde verdiği terk dilekçesi ile vergi kaydının 2.1.1984 tarihinde sona erdiği tesbit edilerek 12.1.1984 tarihinde davalı Kurumca yapıldığı ve terk işleminin 8.10.1990 tarihinde bilgisayar kaydına işlendiği ortadadır. Hal böyle olunca, davacının 2.1.1984- 1.11.1989 tarihleri arasındaki primlerinin 1996 yılında yapılan icra takibi sonucu icraen ödemesi mümkün değildir. Nitekim davalı Kurum tarafından mahkemeye yazılan 7.4.2009, 23.6.2009 tarihli yazılar ile davacıdan icra takibi ile 2.1.1984- 1.11.1989 tarihleri arasındaki döneme ilişkin primlerin icra yolu ile tahsil edilmediğinin bildirildiği, ne varki Kulu İcra Müdürlüğünün 1994/1201 sayılı takip dosyasındaki takip talebinde 20.10.1983- 30.9.1994 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim borcu olan 13.890,702,00 TL için takip yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda icra yolu ile takibe geçilen 13.890,702,00 TL prim ve gecikme zammı borcu içinde 2.1.1984- 1.11.1989 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim borçlarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Yapılacak iş, davacının 1.11.1989- 2.1.1990 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olduğunu kabul etmek, 20.10.1983- 2.1.1984 ve 2.1.1990- 31.12.1995 tarihleri arasında davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edildiğinden bu dönemlere yönelik talebi hukuki yarar yokluğundan reddetmek, 2.1.1984- 1.11.1989 tarihleri arasındaki döneme yönelik ilişkin istem yönünden ise prim hesabı konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak icra yolu ile tahsil edilen 13.890,702,00 TL prim ve gecikme zammı alacağının içinde 2.1.1984- 1.11.1989 tarihleri arasındaki dönemin prim ve gecikme zammının bulunup bulunmadığını açıklığa kavuşturarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.12.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.