11. Hukuk Dairesi 2016/3273 E. , 2017/5666 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/10/2015 tarih ve 2015/193-2015/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, du…
**11. Hukuk Dairesi 2016/3273 E. , 2017/5666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/10/2015 tarih ve 2015/193-2015/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; dava konusu 24.12.2002 tanzim tarihli 700,000,00 USD bedelli senedin davalı tarafından üzerine isim ve bedelinin malen alındığına dair ibare yazılıp imzalanarak ve diğer kısımları doldurulmadan müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin alacağına istinaden senedin geri kalan kısımlarını doldurup icraya koyduğunu, davalının İcra Hukuk Mahkemesinde takibin iptaline ilişkin dava açtığını, açılan dava neticesinde senedin vade tarihinde tahrifat yapıldığı, vade tarihi olan 25.5.2002 tarihi uyarınca senedin kambiyo senedi vasfını yitirdiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin ilkokul zamanında öğrendiği şekliyle “8” rakamını önce “2” rakamını oluşturup alt düz çizginin bitiminden üst çengeli çizgi ile birleştirmek suretiyle yazdığını, müvekkilince bu durumun alışkanlık haline geldiğini, tüm evraklarda bu şekilde bir yazım şeklinin bulunduğunu Ulusal Kriminal Bürosundan alınan raporun bu hususu teyit ettiğini, ileri sürerek dava konusu senet üzerindeki vade tarihinde yer alan “8” rakamının müvekkilinin eli ürünü olup olmadığının, senet vade tarihinde yer alan “8” rakamı üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilince açılan menfi tespit davası nedeniyle davanın derdestlik ve hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında çok uzun yıllar önce ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki nedeniyle dava konusu senedin adres ve bedeli malen ahzolunmuştur ibareleri yazılarak teminat niteliğinde verildiğini, davacının senedin vadesinde tahrifat yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde yer alan talebin açılacak eda davası sırasında değerlendirilebilecek hususlardan olduğu, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.