19. Ceza Dairesi 2018/3674 E. , 2019/11538 K. "İçtihat Metni" 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunu’na muhalefet etmekten kabahatli ... hakkında, anılan Kanun'un 1. maddesi delaletiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesine göre 227,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair... Büyükşehir Belediye Encümeninin 23/03/2017 tarihli ve 1794 sayılı kararına yönelik başvurunun reddine
**19. Ceza Dairesi 2018/3674 E. , 2019/11538 K.** **"İçtihat Metni"** 1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında 16 Nisan 1340 Tarih ve 486 Numaralı Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunu’na muhalefet etmekten kabahatli ... hakkında, anılan Kanun'un 1. maddesi delaletiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesine göre 227,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair... Büyükşehir Belediye Encümeninin 23/03/2017 tarihli ve 1794 sayılı kararına yönelik başvurunun reddine ilişkin Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/09/2017 tarihli ve 2017/1144 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 17/05/2018 gün ve 5397 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2019 gün ve KYB-2018-43814 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, somut olayda "sakal traşı olmayarak kılık kıyafet talimatına uymadığı" gerekçesiyle... Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilinde taşımacılık yapan ... plakalı Özel Halk Otobüsü şoförü muteriz hakkında uygulanan idarî para cezasına yapılan itirazın reddine karar verilmiş ise de; Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin niteliği" kenar başlıklı 12. maddesinde, "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder. ", "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. Maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.", "Özel hayatın gizliliği" kenar başlıklı 20. maddesinde, "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.", "Din ve vicdan hürriyeti" kenar başlıklı 24. Maddesinde, " Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir", "Düşünce ve kanaat hürriyeti" kenar başlıklı 25. maddesinde, "Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.", "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26, maddesinde, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir." şeklindeki düzenlemeler ile muterizin inancı gereği sakal bıraktığına ilişkin itirazı nazara alındığında, muterizin açıkça sakallı olarak araç kullanamayacağına ilişkin idarî para cezasının uygulanmasına dair yasal bir dayanağın söz konusu olmadığı, 1608 sayılı Kanun'da bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, genel muğlak öngörülmez ifadelerden yola çıkılarak idarece düzenleyici işlem ile temel haklara müdahalenin mümkün olmadığı, muterizin sakal bırakmasının din ve vicdan hürriyeti dahilinde değerlendirilmesi gerektiği, yine kişinin maddi ve manevi bütünlüğünün özel hayatın kapsamında kaldığı ve sakalın da fiziksel bütünlüğün parçası olarak bireyin bedeni üzerinde özgürce tasarrufta bulunmasının tezahürü olduğu, bu halde özel halk otobüsü şoförü olup belediye memuru, işçisi gibi resmi sıfata haiz olmayan muterizin her gün traş olmasını istemenin onun özel hayatına müdahale olduğu, ayrıca ifade özgürlüğünün salt söz söylemeyi değil başka yollar ile de kişinin kendisini ifade edebilmesine olanak sağlaması karşısında muterizin sakalının da dini düşüncesinin şeklen ifade edilmesi olarak değerlendirilmesinin gerektiği, son olarak yasaklamanın demokratik toplum gereklerine uygun olmamakla birlikte ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği cihetle, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü; Muteriz ve bağlı bulunduğu kooperatif tarafından, gerçekleştirmiş oldukları toplu taşıma hizmetlerinin Belediye Denetimli Özel Halk Otobüsü niteliği kazanması hususunda talepte bulunulduğu gibi UKOME tarafından hazırlanacak yönetmelik hükümlerine göre çalışmayı ve kamu hizmeti niteliğinde taşımacılık yapmayı kabul ve taahhüt etmişler ve ... Büyükşehir Belediyesi Emir ve Yasaklar Yönetmeliği' nin 11/32. maddesi, ... Büyükşehir Belediyesi Özel Toplu Taşıma Araçları Toplu Taşıma Hizmetleri Uygulanmasına İlişin İlke ve Esaslar ve ekindeki düzenlemeler, UKOME' nin 01.04.2016 tarih, 2016/4-93 sayılı ve 14.10.2016 tarih, 2016/8-306 sayılı kararları ile sürücülerin traşsız olarak sefere çıkamayacağı, bunun ihlal edilmesi halinde 5326 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de; salt Belediye Denetimli Özel Halk Otobüsü niteliği kazanılmış olunmasının araç şoförü olan muterize belediye memuru ya da işçisi gibi resmi sıfat kazandırmayacağı, idari para cezasının konusunu oluşturan ve muterizin aşamalarda hac ibadeti nedeniyle bırakmış olduğunu belirtmiş olduğu sakal nedeniyle uygulanana idari para cezasının Anayasanın "Din ve vicdan hürriyeti" kenar başlıklı 24. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gibi yine Anayasanın '' Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması '' kenar başlıklı 13. maddesinin '' Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. '' hükmü uyarınca idarenin düzenleyici işlemleri ile temel haklara müdahalenin mümkün olamayacağı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Fethiye Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/09/2017 tarihli ve 2017/1144 değişik iş sayılı kararının CMK'nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkında uygulanan idari para cezasının kaldırılmasına, 19/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.