4. Hukuk Dairesi 2010/5237 E. , 2010/6851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 11/02/2010 gün ve 2009/3921-2010/1217 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar inc
**4. Hukuk Dairesi 2010/5237 E. , 2010/6851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 11/02/2010 gün ve 2009/3921-2010/1217 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Davacının temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır. Davacı kararın düzeltilmesini istemiştir. Davacı, 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen Atatürk’ün Doğumunun 125. Yılında Türkiye Resimleniyor adındaki proje kapsamında hazırlanan kitapçıkta (katalogda) yer alan iki adet resmin yer aldığını, davalı Bakan'ın basına yansıyan ve eleştiri sınırlarını aşıp emeğine ve sanatına hakaret niteliği taşıyan sözleri nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, yurtiçinde ve yurtdışında kullanılacak olan kitapçığın ciddi ve ağırlığı olan bir çalışma olduğunu, davacının eserlerinde kullandığı simgenin sevimli olmakla birlikte, çocuksu ve gülmece niteliği taşıdığını, eserde ele alınan konu ile anlatım arasında bulunması gereken dengenin sağlanamamış olması nedeniyle eleştiri, niteliğindeki sözlerle buna dikkat çekilmek istediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, Türkiye’nin tanıtımını amaç edinen proje kapsamında kullanılan kitapçığın, davacıya ait eserlerle birlikte, tümünün temsil yeteneği yönünden sert biçimde eleştirildiği, eleştirilerin kişiye yöneltilmediği, davalı tarafından söylenen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle istemin tümden reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, dava konusu sözlerin dava dışı ... gazetesinin 25.11.2007 günlü sayısında “Tam bir rezalet” başlığı ile yayımlandığı, davacının da iki resminin yer aldığı kitapçığın gösterildiği davalının; “Bu tam bir rezalet. Ülkenin başkenti ile dalga geçmek. ... kim? Ankara bu resimle tanıtılır mı? Bunun bir de devlet kataloğunu basmış. Aaa ... Bey’in önsözü var Bakan Bey bunu görmemiştir… bu resimleri ilkokul çocukları yapmaz…” biçiminde sözler söylediği; kitapçıkta yer alan Başkent Ankara ile ilgili davacının imzasını taşıyan resimlerin “... Ankara Kalesinde” ve “... Ulus Atatürk Heykelinde” adını taşıdığı, davacının bu resimlerde, “...” adı ile adlandırdığı oyuncak bebek motifini kullandığı, dosya kapsamından davacının resimlerinde pek çok bebek motifine yer verdiği ve konuları onun üzerinden öyküleştirdiği anlaşılmaktadır. Kişilerin sanat eserlerini yorumlama ve eleştirme hakları vardır. Ancak, eleştiri yapılırken seçilen sözcüklerin kişilerin kişilik haklarına saldırı oluşturmaması gerekir. Dava konusu olayda davalı Bakan'ın, bakanlığı tarafından düzenlenen kitapçıkta yer alan eserleri eleştirmesi de doğaldır. Ne var ki, eleştiri olarak söylenen sözlerin hangi oranda eleştiri sınırı içinde kaldığının tartışılması da gerekmektedir. Davacı ressam, sanatçı, davalı ise sanatçıları da temsil eden Kültür ve Turizm Bakanıdır. Davacı, sanatçı kimliği ile emek harcayarak resimler yapmış ve resimleri proje kapsamındaki kitapçıkta yer almıştır. Davalı, söz konusu resimleri beğenmek zorunda olmadığı gibi sert eleştiride de bulunabilir. Başka sözcüklerle dile getirilmesi gereken eleştirisini “Bu tam bir rezalet”, “…bu resimleri ilkokul çocukları yapmaz” biçimindeki sözlerle dile getiren davalının eyleminin eleştiri sınırları içerisinde kaldığı benimsenemez. Eleştirinin sadece eserlere yönelik olduğunun kabulü de istemin reddedilmesi için yeterli bir gerekçe olamaz. Eserleri yapan oluşturan sanatçı olan davacının, eserlerine yöneltilen sert eleştirilere katlanması gerektiği kabul edilse bile, somut olayda söylenen sözlerin sert eleştiri sınırlarının aştığı kabul edilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalının basına yansıyan sözlerinin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenip davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirken onanmış bulunduğundan, davacının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin onama kararı kaldırılmalı ve karar yukarıda açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 440-442. maddeleri gereğince davacının karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin 11.02.2010 gün ve 2009/3921- 2010/1217 sayılı onama kararının kaldırılmasına; kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve tashihi karar talep eden davacıdan önceki onama kararımızla alınan harç ile peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/06/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddedilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 07/06/2010