12. Ceza Dairesi 2021/6221 E. , 2025/1821 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4365 E, 2019/23 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi, katılan ..., ... vekili, katılan ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temy…
**12. Ceza Dairesi 2021/6221 E. , 2025/1821 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4365 E, 2019/23 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan reddin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi, katılan ..., ... vekili, katılan ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62 ve 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin ve katılanlar vekillerininn istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusura,ceza miktarına ve bilinçli taksir şartlarının oluşmadığına ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebebi; eksik incelemeye,sanığın kasten öldürmeden cezalandırılması gerektiğine,az ceza verildiğine ilişkindir. Katılan Aile Bakanlığı vekilinin temyiz istemi;sanığın kasten öldürmeden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ... ile maktul ...'in olaydan önce sanığın polis memuru olmadan önceki tarihlerde Mersin'de sahilde bulunan cafelerde barmenlik yaptığı dönemde tanıştıkları, tarafların bu dönemde yüz yüze ve telefon ile ara ara görüştükleri, sanığın polislik görevine başladıktan önce ve sonra da bu görüşmelerin devam ettiği, daha sonra sanık ve maktul arasındaki bu arkadaşlığın duygusal bir arkadaşlığa dönüştüğü, sanığın İstanbul ilinde görevde iken izinli olarak Mersin'e geldiği dönemde maktul ile görüştüğü, sanığın olay öncesinde izinli olarak İstanbul'dan Mersin'e geldiği olay günü saat 14:00 sıralarında maktul ile buluşmak için maktulun evine geldiği, maktulun yemek yapmak için markete giderek bir takım gıda maddeleri alarak eve geldiği sanık ile maktulun evde birlikte hazırladıkları yemeği yedikleri akabinde sohbete devam ettikleri, sanığın bu sırada üzerinde bulunan beylik tabancasını sehpanın üzerine bıraktığı, maktulun sehpanın üzerine bulunan sanığa ait tabancayı alarak doldur boşalt yaptığı ve şaka amaçlı sanığa doğrulttuğu, maktulun silahı doldur boşalt yaparak kendisine doğrulttuğunu gören sanığın ayağa kalkarak maktulun elinde bulunan ve kendisine doğrultulan tabancayı maktulun elinden almak için el hareketi yaptığı sırada haznesine maktule tarafından mermi sürülmüş tabancanın bir kez ateş aldığı, sanık ile maktulenin bu hareketler esnasında karşılıklı olarak ayakta salon içinde bulundukları, silahın bir kez ateş alması neticesinde namludan çıkan merminin maktulun göğüs bölgesinden girerek sırt bölgesinden çıktığı, merminin maktulun arka kısmında bulunan koltuğu delerek duvara saplandığı, maktulenin bu şekilde yaralanarak yere düştüğü, sanığın bu sırada 112 Acil servisi arayarak yardım istediği ve acil servistekilerin talimatları doğrultusunda maktuleye tampon yaptığı, üst katta bulunan komşular olan ... ve ...'ın tanık olarak alınan beyanlarında olay günü alt katlarında bulunan maktulun evinde herhangi bir kavga ve gürültü sesi duymadıklarını sadece silah sesine benzer bir ses duyduklarını, akabinde de ambulans gelince maktulenin öldüğünü öğrendiklerini beyan ettikleri, maktulun cesedi üzerinde yapılan ölü muayenesi üzerine cesedin gönderildiği Adana ATK'dan alınan 18.10.2017 tarihli otopsi raporuan göre maktulenin ateşli silah yaralanmasına bağlı kol kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yaralanması sonucu gelişen iç kanama neticesinde öldüğünün belirtildiği, olayın meydana geldiği odada bir adet 9 mm çapında boş kovan ile olayda kullanılan sanığa ait Canik marka tabanca ve tabancaya ait şarjör ile duvara saplanmış vaziyette bir adet mermi çekirdeğinin bulunduğu silah ile aldırılan kriminal raporda olay mahallined bulunan boş kovanın sanığa ait silahtan atıldığının tespit edildiği, sanığın savunmalarında ileri sürdüğü tabancanın maktulun elinden alınması ile ilgili eylemi gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve maktulenin ve sanığın olay anındaki duruş pozisyonları ile merminin kat ettiği güzergahın tespiti için olay mahallinde 03.01.2018 tarihinde bilirkişiler marifetiyle keşif yapıldığı, bilirkişilerin verdiği raporda olayın sanık ve maktulenin ayakta iken meydana gelme olasılığının yüzde 90 oranında mümkün olduğunun bildirildiği, yine bilirkişi ...'nın verdiği raporda Şube Müdürlüklerinde atış eğitimlerinde herhangi bir silah kapma eğitiminin verilmediği ancak polis merkez eğitim müdürlüğünde veya özel savunma kurslarında silah kapma tekniğinin verilebildiğini, maktulenin sanıktan kısa ve zayıf olduğundan dolayı silah kapma esnasında silahın ateş alma neticesinde mermi yolunun maktulenin vücudundaki seyrinin yüksek olasılık ile raporda bildirildiği şekilde gerçekleşmiş olduğunun değerlendirildiğinin belirtildiği, maktulde meydana gelen atışın cinsinin tespiti için İstanbul ATK'dan aldırılan 04.05.2018 tarihli rapora göre atışın uzak atış olduğunun bildirildiği, uzak atış mesafesinin de uygulamadaki kıstaslara göre tabancalar için 40 cm ve üzeri mesafeler olarak kabul edildiği, maktulenin sanığın iddiasına göre sanığa silahı yönelttiği anda silahın maktulenin elinde bulunduğu bölge ile maktulenin göğüs bölgesi arasındaki mesafenin yaklaşık 40-50 cm civarında bulunması nedeniyle atışın uzak atış olma ihtamilinni yüksek olduğunun anlaşıldığı, maktule ile sanık arasında gerçekleşen whatsapp mesajları incelendiğinde taraflar arasında tartışma kavga ve tehdit içerikli herhangi bir whatsapp kaydına rastlanmadığı aksine tarafların birbirlerine aşk ve sevgi dolu sözcükler ile hitap ettiklerinin görüldüğü, sanığın aldırılan HTS kayıtlarında sanık ile maktulenin olay günü arasında telefon irtibatının bulunduğu, sanığın cep telefonunun olay günü maktulun evinde saat 16: 02 ve olay saatine kadar sinyal verdiğinin görüldüğü, maktulenin ikamet ettiği binada bulunan kamera görüntülerinde maktulun markete giderek gıda maddelerini alarak eve geldiği, sanığın da olay öncesi maktulenin evine geliş görüntülerinin bulunduğu, sanığın olaydan sonra 112 acil ile yaptığı görüşmelerinin kayıtlarının tespit edildiği, sanık ile maktule arasında olay öncesine dayalı herhangi bir husumet ve kavga olduğuna dair delillerin dosyaya yansımadığı anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi, katılan ..., ... vekili ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.