(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/9822 E. , 2012/3120 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili iş sözleşmesinin geçerli se…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/9822 E. , 2012/3120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili; iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı özgür iradeleri ile yaptıkları anlaşma (ikale) ile sona erdirildiğini, buna dair 31/08/2009 tarihli protokol yapıldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında yapılmış olan ikalenin geçerli olabilmesi için davacının bu sözleşmeyi yapmakta makul bir yararının olması gerektiği, davacıya yapılan ödemelerin miktarının kıdem ve ihbar tazminatları gibi işçilik alacaklarına karşılık yapıldığı, davacıdan işçilik alacaklarını aldığına dair bir ibraname alındığı, Sosyal Güvenlik Kurumuna işten ayrılış sebebinin işveren feshi olarak bildirildiği, davacının işten ayrılmayı istemesini ve ikale yapmasını gerektirecek bir makul yararının olduğu yönünde bir kanaat oluşmadığı, davalı işverenin davacının işe iade talebini engellemek amacıyla ikale imzalattığı anlaşıldığından ikaleye itibar edilmediği, iş akdinin davalı işveren tarafından fesih edildiği ve feshin haklı veya geçerli olduğunun işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki iş ilişkinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur. Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesinin de mümkündür. Sözleşmenin doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak değerlendirilmelidir. İşçi ve işveren iradelerin fesih konusunda birleşmesi, bir taraf feshi niteliğinde değildir. 4857 sayılı İş Kanunu'nda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklamanın (icap) ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur. Bozma sözleşmesinde icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale sözleşmesi akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip, feshe tahvil edilemez.