11. Hukuk Dairesi 2010/6420 E. , 2011/17184 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2009/270-2009/1704 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/6420 E. , 2011/17184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2009/270-2009/1704 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 30.05.2008 tarihli taşıma sözleşmesi ile dava dışı firmaya ait makine aksamının her biri 9.600 USD olmak üzere 3 adet tır ile toplam 28.800 USD ücret karşılığında İzmir'den Özbekistan’a taşınması hususunda anlaştıklarını, taşıma anlaşması genel taşıma şartları 2. maddesinde taşıtandan kaynaklanan gecikmelerden doğan bekleme ücretinin taşıtan davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, davalının 13.06.2008 tarihli talimatı uyarınca tırların boşatma işleminin yapılmadan bekletildiğini, böylece 1.600$ bekleme ücreti ile birlikte toplam 30.400$ alacağının doğduğunu, taşıma dolayısıyla davalıya 04/06/2008 tarihli 9.600$, 19.200$ ve 1.600$ bedelli üç adet fatura gönderildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini ve faturaların kesinleştiğini, davalının taşıma dolayısıyla 20.000,00 TL nakit ödemede bulunduğunu ve 11.000,00 TL bedelli çek verdiğini, kalan 6.277,12 TL bedelin ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında taşıma sözleşmesi yapıldığını, davacı ile de bu taşıma sözleşmesine dayalı olarak bir alt taşıma sözleşmesi düzenlediğini, dava dışı 3. şahsın yükünün alt taşıyıcı davacı tarafından taşındığını, bu ilişkide müvekkilinin üst taşıyıcı olduğunu, yükün taşınması sırasında ödemeler konusunda dava dışı taşıtan şirketten kaynaklanan anlaşmazlık olduğunu, davacının navlun ve bekleme ücretinin ödenmemesi durumunda yükü teslim etmemekte ısrar etmesi üzerine tüm ücretlerin dava dışı taşıtan şirket tarafından ödenerek yükün teslim alındığını, davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında taşıtandan kaynaklanan gecikmelerden taşıtanın sorumlu olacağının hükme bağlandığını, müvekkilinin taşıtan değil üst taşıyıcı olduğunu, doğmuş bir bekleme ücreti var ise, bu ücretten müvekkilinin sorumlu olamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamına göre, davacı ile davalı arasında Türkiye’den Özbekistan'a makine emtiasının taşınması konusunda taşıma anlaşması ve genel taşıma şartları sözleşmeleri düzenlediği, taraflar arasında taşıma bedeli ile bekleme ücreti konusunda anlaşmazlık çıktığı, bilirkişi raporuna göre davacının 6.278,00TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın bu bedel yönünden kısmen kabulü ile alacak miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, Türkiye'den Özbekistan'a yapılan karayolu ile eşya taşıması ile ilgili bulunduğuna göre, uyuşmazlığın Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon (CMR) hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Nitekim, Konvansiyon'un uygulama alanı başlıklı 1. maddesinde, taşıma sözleşmesinde yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin, en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında karayolundan yapılacak taşımalarda Konvansiyon hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Mahkemece bu husus nazara alınmadan, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği'ne göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru olmamıştır. 2-Öte yandan, davalı tarafça, davacının yük üzerinde hapis hakkı kullanmak suretiyle dava dışı taşıtandan tahsilat yaptığı savunulduğu halde, mahkemece bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bendlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.