8. Hukuk Dairesi 2013/12977 E. , 2013/16401 K. ....... ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair .........verilen 13.03.2013 gün ve 1191/121 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... Çuku geldi. Ba…
**8. Hukuk Dairesi 2013/12977 E. , 2013/16401 K.** **"İçtihat Metni"** ....... ... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair .........verilen 13.03.2013 gün ve 1191/121 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... Çuku geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, evlilik süresinde alınan ve davalı adına kayıtlı 923 ada 70 parselde 44 numaralı meskende 5.6.2011 gününe kadar oturduğunu ama davalının baskısı ile boşaltmak zorunda kaldığını, evlilik içinde alındığından davacının da meskende hakkı olduğunu açıklayarak ev bedeli 70.000 TL'nin yarısı 35.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının çalışmadığını, ev hanımı olup geliri bulunmadığını, taşınmazın tamamen davalının çalışarak elde ettiği gelirle alındığını, 2002 yılında da kooperatif tarafından teslim edildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile.......mahallesinde bulunan 923 ada 70 parsel üzerindeki 44 numaralı bağımsız bölüm bedelinin yarısı olan 35.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 923 ada 70 parselde 44 numaralı mesken 05.08.2003 tarihinde davalı ... adına satın alınarak tapuya tescil edilmiştir. Taraflar 29.09.1992 tarihinde evlenmişler, 07.09.1998 tarihinde açılan boşanma davası sonunda boşanmışlar ve karar 17.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Dava, nafaka davası ile birlikte 13.6.2011 tarihinde Aile Mahkemesi'ne açılmış........... 2011/1113 Esas 2012/846 Karar sayılı ilamı ile “uyuşmazlığın evlilikle ilgili mal rejimlerine göre değil Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre çözülmesi gerektiği” gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. ........... Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda .//.. .... da, dava hukuki niteliği itibarıyla eşler arası mal rejiminin bitmesinden sonra edinilen taşınmaz nedeniyle katılma alacağı davası olarak nitelendirilmiş, taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazın taraflar arasındaki mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı 07.09.1998 tarihinden sonra 05.08.2003 tarihinde satın alındığı anlaşıldığına göre uyuşmazlığın mal rejimi hükümlerine göre çözümlenmesi mümkün değildir. Ancak genel hükümlere göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talepte bulunulması mümkündür. Bu talep bakımından da genel mahkemelerin görevli olacağı açıktır. Aile Mahkemesi tarafından da bu husus dikkate alınarak Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece, talebin mal rejimi ile ilgisi olmadığı gözden kaçırılarak davanın nitelendirilmesinde hataya düşülmesi, meskenin alım tarihinde evliliğin devam ettiği ve edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu kabul edilip katılma alacağı hesaplanmasına ilişkin usul ve yöntem uygulanarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece, yapılması gereken iş, davanın genel hükümlere dayalı olarak evlilik birliği sona erdikten sonra davalı adına edinilen meskenle ilgili olarak sebepsiz zenginleşmeye dayalı açıldığı gözetilerek taraf, iddia ve savunmalarını bu yönden değerlendirmek, delillerini bu yönde sunabilmeleri için taraflara süre ve imkan vermek, ispat yükünün de davacı tarafta olduğu gözetilerek tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı iadesine, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ............