1. Hukuk Dairesi 2016/13452 E. , 2019/5643 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal…
**1. Hukuk Dairesi 2016/13452 E. , 2019/5643 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Davacı, kredi kullanmak amacıyla ... parsel sayılı taşınmazı akrabası olan davalıya temlik ettiğini, kredi taksitlerinin kendisi ya da oğlu tarafından ödendiğini, bir süre sonra kendisinden borç isteyen davalıya 15.000 TL verdiğini, davalının bu para ile kredi borcunu ödemesi gerekirken ödemediğini ve taşınmazı iade etmeyeceğini beyan ettiğini, temlik tarihinden sonra taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, kredi borcunun bitmesine rağmen taşınmazın iade edilmediğini, anılan hususta Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, kredi çekmek için taşınmazın satılması gerekmediğini, açtığı meni müdahale davasının sürüncemede kalması için eldeki davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki maddi vakıayı bildirmek taraflara hukuki nitelendirme yaparak olayı çözümleme hakime aittir. Eldeki davada, iddianın içeriğinden ve ileriye sürülüş biçiminden davada inançlı işlem hukuksal nedenine dayanıldığı açıktır. Bilindiği üzere; inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.