9. Hukuk Dairesi 2025/509 E. , 2025/3641 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/703 E., 2024/1367 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin İş Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2022/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
**9. Hukuk Dairesi 2025/509 E. , 2025/3641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/703 E., 2024/1367 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afşin İş Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2022/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Genel Müdürlüğünün 175 kişilik daimi işçi alımı sınavında meslek yüksek okulu diplomasını da ibraz ederek MYO proses işçisi olmaya hak kazandığını, 29.02.2012 tarihinde ... ... ... Termik Santrali İşletme Müdürlüğü emrinde "4" iş değer dereceli teknik servis makine teknisyeni ünvanı ile kazan işletme servisinde kazan gözlemcisi olarak göreve başladığını, müvekkilinin göreve başlamasının hemen ardından fiilî olarak kazan işletme servisinde elektrik gözlemcisi olarak görevlendirildiğini, müvekkilinin üyesi olduğu sendika ile işveren arasında bağıtlanan 13.10.2017 imza tarihli toplu iş sözleşmesi gereğince müvekkilinin iş değer derecesinin "4"den "3"e çıkartıldığını, ancak ödemelerin buna göre yapılmadığını belirterek, 12.12.2017 tarihinden itibaren müvekkilinin esas ücretinin ve ücrete bağlı diğer tüm işçilik alacağına ilişkin ödemelerin "3" iş değer derecesine karşılık gelen ücret üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespiti ile müvekkiline "3" iş değer derecesine denk gelen ücretin ödenmemesi nedeniyle 12.12.2017 tarihinden itibaren eksik ödenen fark ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, söz konusu toplu iş sözleşmesi maddesinin kamu görevlilerini ilgilendirdiğini ve kapsamının İdare tarafından belirlendiğini, toplu iş sözleşmesiyle çalışan işçinin sadece ünvanının değiştirildiğini, yevmiye artışı ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle işçiye talep etmiş olduğu ücret farının ödenmediğini, işyerinde işçilerin ücretlerinin ünvana göre belirlenmediğini, işçinin fiilen yapmış olduğu işe karşılık ücret ödendiğini, fiilen görevi değişmeyen davacıya müvekkili Kurumun yevmiye artışı yapmasının mümkün olmadığını, toplu iş sözleşmesinde yevmiye artışı ile ilgili bir hükmün olmamasının müvekkili Kurumun eşit davranmadığı sonucunu çıkarmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme huzurunda dinlenilen tanık beyanlarından davacının 3. iş değer derecesinde bir görevde fiilen çalıştığının anlaşıldığı, davalı tarafından da davacının 3. iş değer derecesine yükseltildiğinin kabul edildiği, davacının fiilen yaptığı işin 3. iş değer derecesinde olması ve kendisiyle benzer derecedeki işçilerin daha yüksek yevmiye alması sebebiyle davacıya da terfi ettirildiği dereceye ait ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, toplu iş sözleşmesinin geçici 6. maddesinden de ön lisans mezunu işçilerin tekniker ünvanına getirileceği, derecelerinin yükseltileceğinin açıkça anlaşıldığı, derecenin yükselmesi neticesinde yevmiye artışının beklenmesinin hayatın olağan akışına ve olağan hayat tecrübelerine uygun olduğu, davalı vekili her ne kadar derece yükselmesi yapılan her işçinin yevmiyesinin artırılmadığını savunmuşsa da yevmiye artışının hangi kriter ve/veya kriterlere ve objektif hangi unsurlara göre yapıldığını açıklamadığı, nitekim bir kısmı işçilerin sınavla derecesinin yükseldiği ve bunlara yevmiye artışı yapıldığı ileri sürülmesine rağmen davacının başvurusu neticesinde kendisine bir sınav imkânı tanınmadığı, bu sebeple davalı vekilinin savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının derecesinin toplu iş sözleşmesi ile 3. dereceye yükseltildiği noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ancak davalı işveren davacının sınavsız olarak 3. dereceye yükseltildiği için 3. dereceye sınavla yükselen işçiler ile aynı ücreti alamayacağını iddia etmekte ise de davacının da yüksek okul mezunu olduğu için bu dereceye yükseltildiği ve 3. derece olarak çalışmaya devam ettiği, bu durumda davacının 3. derecedeki işçiler ile aynı ücreti almasının hakkaniyete ve eşitlik ilkesine uygun olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi gereği 3. dereceye yükseldiğinin ve mali haklarının bu doğrultuda ödenmesi gerektiğinin tespitine ilişkin kararının yerinde olduğu, ancak arabuluculuk son tutanak tarihi 21.02.2020 olmasına rağmen alacakların 2020 yılı şubat ayının tamamı için hesaplanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kurumlar tarafından görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarının kurumların ihtiyaçları doğrultusunda kurumlar tarafından alınan kararla sınav ilanını müteakip yapıldığını, işçinin başvurusu üzerine şahsi sınav yapılmadığını, 2. Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı objektif unsur olduğundan müvekkili Kurumca eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmediğini, 3. Bir kısım personel sınav ile hak ederek, çabalayarak yevmiyesini artırmışken bir kısım personele sadece toplu iş sözleşmesi maddesine dayanarak yevmiye artışı verilmesinin işçiler arasında da birtakım sorunlara yol açabileceğini, 4. Sınavsız bir şekilde teknikerlik ünvanına getirilenlere yevmiye artışı uygulanmadığını, 5. Toplu iş sözleşmesinde ünvan değişikliğinden bahsedildiğini, yevmiye artışına ilişkin bir husus olmadığını, 6. Davacı asıl 3. celsede 2019 yılına kadar 4. derece olan proses işçisi olarak çalıştığını beyan etmiş olmasına rağmen 2017-2019 yılları arası için de fark ücret alacağına karar verilmesinin hatalı olduğunu, 7. Arabuluculuk son tutanak tarihine kadar değil başvuru tarihine kadar hesaplama yapılması gerektiğini, 8. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda gün sayıları tüm aylar için 30 olarak alınmış olup işçinin aylık çalışması 26 gün olduğundan 26 gün üzerinden fark ücret hesaplaması yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacının fark ücret alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde, davacının iş değer derecesinin Tes-İş Sendikası ile Kamu İşverenleri Sendikası arasında Elektrik Üretim AŞ ve bağlı işyerleri için bağıtlanan 17. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 6. maddesi gereği 4 iş değer derecesinden 3 iş değer derecesine yükseltildiğini ancak davacının ücretinin 4 iş değer derecesinde ödenmeye devam edildiğini belirterek fark ücret talebinde bulunmuştur. Davalı vekili ise toplu iş sözleşmesiyle çalışan işçinin sadece ünvanının değiştirildiğini, yevmiye artışı ile ilgili bir hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Taraflar arasında toplu iş sözleşmesi gereği davacının iş değer derecesinin 3. dereceye yükseltildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda sınav ile tekniker ünvanına getirilen işçinin yevmiye cetveline göre fark ücret alacağı hesaplanmıştır. Ancak, Tes-İş Sendikası ile Kamu İşverenleri Sendikası arasında Elektrik Üretim AŞ ve bağlı işyerleri için bağıtlanan 17. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nin Ek:II cetvelinde, 01.03.2017-28.02.2019 tarihleri arasında işe alınacak işçiler ile üst dereceye geçiş pozisyon değişikliklerinde uygulanacak yevmiye miktarları belirtilmiştir. Buna göre, toplu iş sözleşmesinde belirtilen yevmiye miktarları ile toplu iş sözleşmesinin ücret zammına ilişkin hükümleri dikkate alınarak davacının fark ücretinin hesaplanması ve davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek varsa fark ücret alacağının hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece belirtilen yönler nazara alınmaksızın, sınav ile tekniker ünvanı alan işçinin ücreti emsal alınarak hesaplama yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Diğer yandan, davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin iş değer derecesinin toplu iş sözleşmesi gereğince "4"ten "3"e çıkartıldığını ileri sürerek, 12.12.2017 tarihinden itibaren müvekkilinin esas ücretinin ve ücrete bağlı diğer ödemelerin "3" iş değer derecesine karşılık gelen ücret üzerinden ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir. Söz konusu alacak davası yönünden dava dilekçesinde yer alan tespit talebi ayrı bir dava değil, eda davasında ele alınması gereken bir ön sorundur. Ön sorun, davanın görülüp karara bağlanabilmesi için mahkemece öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gereken sorundur ve ayrı bir dava niteliği yoktur. Bölge Adliye Mahkemesince tespit talebi ayrı bir dava gibi değerlendirilmek suretiyle alacak talebinin kabulü yanında ayrıca tespit hükmü kurulması hatalı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.