3. Hukuk Dairesi 2010/18882 E. , 2011/1348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Dava dilekçesinde ... 8.İcra Müdürlüğünün 2004/4094 Esas sayılı icra takibine konu nafaka bedellerinden dolayı; 13.588,50 TL borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunu
**3. Hukuk Dairesi 2010/18882 E. , 2011/1348 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Dava dilekçesinde ... 8.İcra Müdürlüğünün 2004/4094 Esas sayılı icra takibine konu nafaka bedellerinden dolayı; 13.588,50 TL borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında görülen boşanma davasında, 30.03.2004 tarihli oturumda, müşterek çocuk için aylık 750 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, hükmedilen nafaka bedellerinin tahsili için davalı tarafından icra takibi başlatıldığını; ancak, icra takibine konu alacağın bulunmadığını; zira, müvekkilinin ödediği eğitim giderlerinin nafakaya mahsuben yapıldığını iddia ederek; davacının, davalıya 13.588,50 TL borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini; alacaklı takibe devam etmekte haksız ve kötüniyetli olduğundan %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının eğitim kurumuna yaptığı ödemelerin nafaka yükümlülüğüne ilişkin ödemelere ait olduğunun kabulü gerektiğinden bahisle, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Boşanma davası sürerken, 30.03.2004 tarihli ara kararı ile "müşterek çocuğun halen anne yanında oluşu eğitimine devam etmesi sebebi ile tarafların beyanları dikkate alınarak -infak ve iaşesi- için aylık 750 TL tedbir nafakasının davacıdan alınıp davalıya verilmesine" karar verilmiştir. Davalı, iş bu ara kararına dayalı olarak icra takibi başlatmıştır. Hükmedilen nafaka, TMK'nun 169.maddesine dayalı tedbir nafakası niteliğindedir. Ara kararında da belirtildiği gibi çocuğun infak ve iaşesi için hükmedilmiştir. Davacının nafakaya mahsuben ödediğini iddia ettiği eğitim giderleri ise özel okul eğitim ücretidir. İbraz edilen makbuzların üzerinde nafakaya mahsuben yatırıldığına dair bir şerh de bulunmamaktadır. O halde, davacı babanın küçük çocuğu için rızaen yaptığı eğitim giderlerinin; hükmedilen nafakaya mahsuben yapıldığı kabul edilemez. Zira, davacı baba, TMK'nun 327/1.maddesi gereğince; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri karşılamak zorundadır. Ayrıca, yapılan bu ödemeler ahlaki bir görevin ifası icabıdır. Mahkemece, icra takibine konu nafaka alacağının ara kararına dayalı olarak talep edilmiş olduğu gözetilerek, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.