Başvurucular, yakınları olan Selin Erdem’in çalışma saatlerinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesi üzerine, bünyesinde çalıştığı şirket ile kazaya karışan aracın bağlı olduğu firma yetkilileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca etkili bir soruşturma yürütülmeden “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesi nedeniyle Anayasa’nın 17. maddesinde tanımlanan yaşam hakkı ile 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
Başvurucular, yakınları olan Selin Erdem’in çalışma saatlerinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesi üzerine, bünyesinde çalıştığı şirket ile kazaya karışan aracın bağlı olduğu firma yetkilileri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca etkili bir soruşturma yürütülmeden “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmesi nedeniyle Anayasa’nın maddesinde tanımlanan yaşam hakkı ile maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvuru, 22/2/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 17/6/2013 tarihinde başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Musa Erdem ve Hacer Erdem’in kızı, diğer başvurucuların kardeşi olan Selin Erdem, prodüksiyon şirketi olan B. Limited Şirketi tarafından çekilmekte olan “Arka Sıradakiler” adlı dizi filminde sanat asistanı olarak işe girmiştir. Selin Erdem, 1/5/2012 tarihinde dizi çekimine ara verildiği sırada, sigara içmek amacıyla set olarak kullanılan binaya bitişik sokaktaki kaldırımda bulunduğu esnada, film setine yemek tedarik eden A. adlı firmaya ait aracın çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca olayla ilgili olarak aynı gün başlatılan soruşturma sonucunda 4/5/2012 tarihli iddianame ile araç sürücüsü İ. F. hakkında “taksirle öldürme” suçundan açılan kamu davası üzerine, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesince 4/12/2012 tarihinde verilen kararla İ. F. 4 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Diğer yandan, Selin Erdem’in çalıştığı şirket ve kazaya neden olan aracın bağlı olduğu firma sorumluları hakkında aynı Savcılıkça yürütülen soruşturmada ise, söz konusu kişilerin eylem ve davranışları ile meydana gelen ölüm olayı arasında cezai anlamda kişilere atfı kabil kasıt, kusur ve illiyet bağı bulunmadığı gerekçesi ile 8/10/2012 tarihinde “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verilmiştir. Başvurucular tarafından bu karara itiraz edilmesi üzerine, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesince 22/11/2012 tarihinde itiraz reddedilmiş ve bu karar başvuruculara 24/1/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 22/2/2013 tarihli dilekçeleri ile 30 gün içinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Taksirle öldürme” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”