11. Hukuk Dairesi 2009/11701 E. , 2011/7802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2005/49 - 2009/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/11701 E. , 2011/7802 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2009 tarih ve 2005/49 - 2009/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcısı oldukları dönem içinde şirketin vadeli satış yaptığı firmalardan alacaklarını vadesinde tahsil etmedikleri, bu nedenle vade farkından kaynaklanan şirket zararına neden oldukları, yönetici olan davalı ...'ın yakınlarına ait şirkete bir kısım ürünlerin piyasa fiyatının altında satıldığını, şirkete borcu olan bazı müşterilerin borçlarının ödenmediği halde hesaplardan silindiğini, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığını, şirketin satın aldığı kristal şekerin piyasa fiyatının üzerinde alındığını, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığını, bu durumun PANKOBİRLİK müfettişleri tarafından yapılan incelemede belirlendiğini ileri sürerek, 444.490,00 TL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi davalı hakkında TTK'nun 341. maddesine göre sorumluluk davası açılması hususunda alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediği, diğer davalıların ise şirket çalışanı olup şirketi zarara uğrattıklarının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket yöneticisi ve genel müdür ve müdür yardımcısı olan davalıların eylemlerinden doğan zararların tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda davacı taraf, Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifinin iştiraki olan davacı şirketin hesapları üzerinde Pankobirlik müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucu hazırlanan rapora dayanarak, şirketin iş yaptığı firmalardan alacaklarının vadesinde tahsil edilmemesi nedeniyle faiz zararı olduğu, bir kısım şirket müşterilerinin borçlarının ödeme yapılmadığı halde tamamen silindiği veya eksiltildiği, davalı yöneticinin yakınlarına düşük fiyattan tohum satıldığı, şirkete ait aracın piyasa fiyatının altında satıldığı, davalı yöneticinin fazla harcırah aldığı ve şirketin satın aldığı şeker için yüksek bedel ödendiği, bu şekilde şirketin zarara uğratıldığı iddia edilmiş, mahkemece, yönetim kurulu başkanı olan davalı ... hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için TTK 341. maddesine göre alınmış bir genel kurul kararının bulunmadığı, genel müdür ve genel müdür yardımcısı olan diğer davalılar yönünden ise haklarında açılan ceza davasında kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından beraatlerine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu itibarla maddi olgular yönünden bu kararın hukuk hakimini bağladığı ve ayrıca yöneticilerin genel kurullarda ibra edildikleri gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece varılan sonuç ve verilen karar yeterli incelemeye dayalı olmadığı gibi dosya kapsamı ile de çelişmektedir. Zira, her ne kadar mahkemece davalı yönetici hakkında sorumluluk davası açılması için TTK’nın 341. maddesine uygun genel kurul kararı alınmadığı gerekçede belirtilmiş ise de, davacı şirketin 23.11.2004 tarihinde yapılan genel kurulunda Pankobirlik müfettişleri tarafından hazırlanan rapor okunarak, ilgililer hakkında hukuki işlemlerin başlatılması yönünde karar alınmış olup, bu karar davalı yönetici hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik bir karar olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, yine mahkemece, yönetici olmayan diğer davalılar hakkında açılan ceza davasında beraat kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek onandığı belirtilmiş ise de, davalılar hakkında açılan ceza davası sonucu verilen beraat kararı temyiz edilmeden 8.6.2007 tarihinde kesinleşmiş olup, bu karar maddi olgular yönünden de hukuk hakimini bağlamaz. Bununla birlikte, her ne kadar mahkemece, davacı şirketin bağımsız denetim kurulları tarafından denetlendiği ve buna göre davalı yöneticinin genel kurullarda ibra edildiği kabul edildi ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalı yöneticinin ibra edildiği genel kurullarda faaliyet raporlarının ayrıntılı olarak okunmaması nedeniyle tam bir ibranın sözkonusu olmadığı, bu ibra kararlarının davalı yöneticiyi sorumluluktan kurtarmayacağı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece, içinde şirketler hukuku ve muhasebe konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerin bulunduğu yeni bir heyet oluşturularak, davacı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, tarafların tüm iddia ve savunmaları gözönüne alınmak suretiyle, davacı tarafın sunduğu Pankobirlik müfettiş raporundaki hususların gerçek olup olmadığı, davalıların davacı şirketi iddia edilen şekilde zarara uğratıp uğratmadıkları belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, şirket defter ve kayıtları üzerinde hiçbir inceleme yapılmadan eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.