11. Ceza Dairesi 2023/2892 E. , 2024/14729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2018/105 Esas, 2018/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen 9 yıl hapis cezasının Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/8163 Esas, 2020/839 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, Ankara C
**11. Ceza Dairesi 2023/2892 E. , 2024/14729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Esastan ret Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2018/105 Esas, 2018/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen 9 yıl hapis cezasının Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/8163 Esas, 2020/839 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2018 tarihli ve 2018/23314 esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 220 inci maddesinin dördüncü maddesi delaletiyle 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış olup, sübutu halinde suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un üçüncü maddesi de uygulanma alanı bulacağından Kanun maddesinin öngördüğü cezanın yukarı haddi ve uygulanması gereken artırım maddeleri de üst sınırdan dikkate alındığında, suçun gerektirdiği cezanın her halde 10 yıl hapis cezasından fazla olacağı, bu nedenle sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararıyla ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 29. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2018/614 Esas, 2022/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2022/188 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri, sanığın cezalandırılması gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından ÖSYM Başkanlığınca 2010 yılında KPSS Genel Kültür ve Genel Yetenek sınavı testlerinde yapılan usulsüzlükler ile ilgili olarak yürütülen soruşturmalar kapsamında alınan bilirkişi raporları ve iddianamede açıklanan çeşitli kriterlere göre sınav sorularını sınav tarihinden önce temin etmek suretiyle 2010 KPSS yerleştirme sonuçlarına göre sanığın Eskişehir Merkez Bankası A.Ş de memur olarak 03.05.2012 tarihinde göreve atanarak 02.01.2017 tarihinde ise istifa edilmiş sayıldığı tarihe kadar haksız menfaat temin ettiği iddiasıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında, iddianamede sanığın sadece 2010 yılı KPSS genel yetenek ve genel kültür testine girdiğinin iddia edildiği, bunun haricinde sanık hakkında dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, sanığın Uludağ Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu olduğu, KPSS Genel Yetenek testinde 2006 yılında 56, 2007 yılında 56, 2008 yılında 52, 2009 yılında 51, 2010 yılında 59 soruya doğru cevap verdiği, 2010 yılı KPSS sınavında yanlışta birleşmesinin 1 tane olduğu, 2009 yılı KPSS sınavında P1 Puan türünde 80.583 puan aldığı, 2009 yılı ALES Sonbahar Dönemi Sınavında 85.640 puan aldığı, 2010 yılı ALES İlkbahar Dönemi Sınavında 93.682 puan aldığı dikkate alındığında sanığın 2010 yılı KPSS sınavındaki başarısının kendi bilgi ve deneyiminden kaynaklandığının değerlendirilebileceği, dosyada iddianamede gösterilen deliller dışında iddia edilen bu suçlamalara yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, bu hususta sanık savunmasına itibar edilmesi gerektiği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaatiyle sanığın beraatine ilişkin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin temyize konu hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.KPSS Soruşturmasına İlişkin Genel Bilgiler; 1."Fetullahçı Terör Örgütü" (FETÖ) ve/veya "Paralel Devlet Yapılanması" (PDY) olarak isimlendirilen yapılanmanın örgütlenmesine ve faaliyetlerine ilişkin olarak ülke çapında yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında bu yapılanmaya mensup kişilerin -yapılanmanın amaçları doğrultusunda- birçok eylemlerinin yanında kamu görevine giriş veya görevde yükselme sınavlarına ilişkin soruları önceden elde edip mensuplarına verme eylemlerinde de bulundukları belirlenmiş, yargı organları tarafından Dairemizce de benimsenen birçok yargı kararında FETÖ/PDY'nin devletin anayasal kurumlarını ele geçirmeyi, sonrasında devleti, toplumu ve fertleri kendi ideolojisi doğrultusunda yeniden şekillendirmeyi, oligarşik özellikler taşıyan bir zümre eliyle ekonomiyi, toplumsal ve siyasal gücü yönetmeyi amaçlayan, bu doğrultuda mevcut idari sisteme paralel şekilde örgütlenen bir terör örgütü olduğu ve gizlilik, hücre tipi yapılanma, her kurumda örgütlenmiş olma gibi birçok özelliğinin bulunduğu ve bu örgütün diğerlerine nazaran çok daha zor ve karmaşık bir yapı olduğu ortaya koyulmuştur. 2. 10.07.2010 tarihinde yapılan KPSS'de soru sızdırıldığı iddiasıyla yapılan soruşturmalar neticesinde düzenlenen; Yüksek Öğretim Denetleme Kurulunun 08.09.2010 tarih ve 2010-38 sayılı raporunda; 10-11 Temmuz 2010 tarihinde gerçekleştirilen KPSS sınavına ilişkin Eğitim Bilimleri ve Genel Yetenek kitapçıklarında soruların sınav öncesinde sayıları binlerle ifade edilebilecek adaya bir şekilde ulaştırıldığı, bu anlamda bir usulsüzlük gerçekleştirildiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 3. Jandarma Genel Komutanlığı, Bilişim Teknolojileri İnceleme Laboratuvarınca 22.10.2010 tarihli raporu ile 29.12.2014 ve 09.02.2015 tarihli TÜBİTAK Raporunda; şüpheli Baki SAÇI’nın (ana KPSS dosyası olarak açılan mahkemenin 2015/382 esas sayılı dosyasında sanık) bilgisayar harddiskinde Eğitim Bilimleri, Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının sınavdan önce bilgisayara kaydedildiğinin, Genel Yetenek sorularının olduğu dosyanın oluşturulma tarihinin 28.06.2010 günü saat:21:27, Genel Kültür sorularının olduğu dosyanın oluşturulma tarihinin 29.06.2010 günü saat:15:34, Eğitim Bilimleri sorularının olduğu dosyanın oluşturulma tarihinin 05.07.2010 günü saat:14:22 olduğunun belirtildiği görülmüş, 10.07.2010 tarihinde yapılan KPSS'nin Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri alanlarına ait soruların 28.06.2010 günü saat:21:27 tarihinden önceki bir tarihte sızdırıldığı belirlenmiştir. 4. 3227 şüphelinin geçmiş yıllardaki tüm sınav verileri ile tekrar edilen sınavdaki verilerini inceleyen Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı Akademisyen Bilirkişilerin 18.03.2015 tarihli Raporunun sonuç bölümünde; "Ek’te verilen tabloda T.C. Kimlik numaraları, ad ve soyadları bulunan adayların, 10 Temmuz 2010’da yapılan Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri testlerindeki yüksek düzeyde olan başarılarının istatistiksel olarak tesadüfi olamayacağına yönelik komisyonumuzda kuvvetli bir kanaat oluşmuştur. Söz konusu adayların başarılarındaki farklılaşmaların sınav sorularını cevaplamalarında, kendi yeteneklerinden başka dış faktörlerin etkili olduğu kanaatine varılmıştır. " şeklinde kanaat bildirilmiş olduğu ve 2010 KPSS yönünden soruların önceden sızdırıldığı kanaatini oluşturan verilere ayrıntılı olarak yer verilmiş olduğu anlaşılmıştır. 5. ÖSYM Başkanlığının 15.03.2016 tarihli İnceleme Raporunda; şüpheli Baki SAÇI’nın bilgisayarına sınavdan önce girdiği ikrar ve teknik rapor ile tespit edilen Genel Yetenek ve Genel Kültür sorularının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca ÖSYM’ye gönderilerek incelettirilmesi neticesinde; “Genel olarak 3227 adayın soruları doğru cevaplama oranı; sorular savcılık tarafından gönderilen sorular arasındaysa ve doğru cevabı koyulaştırılmışsa genel kitleden yüksek, gönderilen sorular arasında değil, seçenekleri verilmemiş, yanlış verilmiş ve/veya doğru cevap koyulaştırılmamışsa genel kitleye benzerdir. Bu durum kesin olarak 3227 aday arasında bazılarının Savcılık tarafından gönderilen soruları sınav öncesinde ele geçirdiğine işaret etmektedir." şeklinde belirtildiği, bu kapsamda 9 numaralı sorunun doğru cevabının Savcılık tarafından gönderilen dokümanda C seçeneği olarak belirtildiği, ancak doğru seçeneğin E seçeneği olduğu, genel kitledeki adayların % 58’inin, 3227 adayın ise % 61’inin E seçeneğini işaretlediği, her iki grupta da doğru seçeneğe gitme oranının birbirine oldukça yakın olduğu, ancak genel kitlenin C seçeneğini % 5 oranında işaretlerken, bu oranın 3227 aday için % 38 olarak gerçekleştiği, aslında beklenenin genel kitlede olduğu gibi 3227 adayında % 5’lik bir kesiminin bu seçeneği işaretlemesi olduğunu, söz konusu adayların soruları sınav öncesinde ele geçirdiğine dair kuvvetli şüphe olduğu belirtilmiştir. B. KPSS Sınav Soruşturmasına İlişkin Genel Bilgi, Belge ve Yukarıda Yer Verilen Açıklamalar Işığında Somut Olay Yönünden Yapılan Değerlendirmede FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün faaliyet ve amaçları doğrultusunda öncesinde soruların sızdırıldığı tespit edilen KPSS 2010 sınavına girerek, Lisans P1 (Genel Yetenek ve Genel Kültür) puan türü ile T.C. Merkez Bankası Eskişehir Şubesinde 03.05.2012 tarihinde memur olarak göreve başladığı anlaşılan sanık hakkında, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu nedeniyle KPSS sınav soruşturmasına esas oluşturan ve yukarıda anılan raporlar ile yürütülen yargılamaya esas bilirkişi raporlarında belirtilen değerlendirme kıstasları çerçevesinde sanık nezdinde düzenlenen mevcut 25.04.2018 tarihli veri analiz tutanağı ve dosya kapsamına göre, a) Sanığın 2010 yılında gerçekleşen KPSS sınavına girerek Genel Yetenek testinde 59 doğru 1 yanlış, Genel Kültür testinde 56 doğru, 4 yanlış yaptığı tespit edilmiştir. 2009 yılında gerçekleşen KPSS sınavında ise Genel Yetenek Testinde 51 doğru 8 yanlış, Genel Kültür Testinde 30 doğru, 24 yanlış yaptığı; 2008 yılında gerçekleşen KPSS sınavında Genel Yetenek Testinde 52 doğru 8 yanlış, Genel Kültür Testinde 44 doğru, 14 yanlış yaptığı tespit edilmiştir. Değişik yıllarda girilen bu sınavlarda, 2010 yılına nazaran sorulan sorulara verilen doğru cevapların Genel Kültür Testinde 2010 yılı sınavına göre az olduğu belirlenmiştir. b) Bilirkişi raporlarında doğru cevabın koyu olarak işaretlenerek sınavdan önce sızdığı belirtilen üç sorudan en az bir soruda yanlış seçeneğe giden 7.841 adayın, soruları sınav öncesinde ele geçirdiğine dair güçlü kanaat olduğu yönündeki belirlemeye istinaden sanık yönünden yapılan değerlendirmede, son anda değişiklik yapılması nedeniyle cevap şıkları değişmiş olan Genel Yenetek testinin 53 üncü sorusunda sızan testteki cevap şıkkını doğru olarak işaretlemesi neticesinde diğer şüpheli adaylarla yanlışta birleştiği belirlenmiştir. c) Sanıkla aynı sınava giren ve bilirkişi raporunda öncesinde sınav sorularını elde ettikleri yönünde güçlü kanaat bulunduğu tespitine yer verilen kişiler arasından sanığın iş yeri, telefon BAZ ve HTS kayıtlarına göre sınav öncesinde irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler yönünden yapılan karşılaştırmada, sanığın ve irtibatlı olduğu belirlenen diğer adayların, aynı sınavda benzer puanlar aldıkları, 01/07/2010- 09/07/2010 tarihleri arasında aynı soruşturmada şüpheli bulunan şahısların sanıkla aynı adreste kurulu Baz istasyonundan sinyal verdiği anlaşılmıştır. d) Dava konusu nitelikli dolandırıcılık suçu ile örgüt üyeliği suçlarının birbiriyle bağlantılı olup biri hakkındaki delilin diğer suçun sübutuna da katkı sağlayacağı gözetilerek; sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/8163 Esas, 2020/839 Karar sayılı ilamı ile kesinleşen dosyanın UYAP'tan temin edilen iddianame ve kararına göre sanığın, örgüt içerisinde kullanıldığı tespit edilen ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullandığı, tanık beyanlarına göre örgütsel anlamda öğrenci/asker şahıslarla görüştüğü, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığı, organik bağ içerisinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir mahiyette örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu kanaatleriyle örgüt üyesi olduğuna dair karar verildiği anlaşılmıştır. C. Sonuç ve Değerlendirme Sanığın suçlamayı kabul etmediği, 2005-2010 KPSS Genel Yetenek testlerindeki doğru sayılarında orantısızlık görülmediği, Genel Kültür testlerindeki doğru sayılarının ise son sınavda yaklaşık iki kat oranda yüksek olduğu anlaşıldığından, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanıkla aynı sınava giren ve bilirkişi raporunda sınav sorularını elde ettikleri yönünde kuvvetli şüphe olan bu kişiler arasından sanığın akrabalık ilişkileri, telefon BAZ ve HTS kayıtlarına göre veya başkaca şekilde sınav öncesinde irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının belirlenmesi, mezkur raporlarda adı bulunan kişilerden hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunanlardan özellikle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmaya yönelik ifade verenlere sanığın fotoğrafı gösterilerek usulüne uygun teşhis işlemlerinin yaptırılması, ayrıca ilgili birimlerden ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden sanıkla ilgili dava konusu KPSS sınavına ilişkin beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık olarak dinlenilmeleri ve tüm eksikler tamamlandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.02.2023 tarihli ve 2022/188 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.