4. Ceza Dairesi 2022/13208 E. , 2025/7645 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/664 E., 2021/659 K. EK KARAR TARİHİ :14.07.2021 SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ek karara yönelik temyiz isteminin süresinde yapıldığı, ek karara yönelik temyiz dilekçesinde
**4. Ceza Dairesi 2022/13208 E. , 2025/7645 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/664 E., 2021/659 K. EK KARAR TARİHİ :14.07.2021 SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ek karara yönelik temyiz isteminin süresinde yapıldığı, ek karara yönelik temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine ve bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ek kararıyla sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; tebligatın usulüne uygun yapılmadığına, kimsenin kendisine tebligat hakkında haber vermediğine, kapısına haber kağıdı yapıştırılmadığına, tebligatta açıkça kime haber verildiğinin yazılmadığına, 13.07.2021 tarihli temyiz dilekçesi içeriğini aynen tekrar ettiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Tebligat Kanunu'nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesi; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Aynı Kanun’un ''Tebliğ Mazbatası'' başlıklı 23. maddesi; "Tebliğ bir mazbata ile teşvik edilir. Bu mazbatanın: ... 7. 21 inci maddedeki durumun tahaddüsü halinde bu hususlara mütaallik muamelenin yapıldığını, adreste bulunmama ve imtina için gösterilen sebebi, İhtiva etmesi lazımdır”, Tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem” başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrası; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.”, Anılan Yönetmelik’in “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama halinde yapılacak işlem” başlıklı 31. maddesi; “(1) Tebliğ memuru; a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları, b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması, c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması, Hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. (2) Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yapılacak tebligatlarda tebliğ memurunca 30 uncu maddeye göre araştırma yapılmaz.” Biçiminde düzenlenmiştir. Yukarıdaki düzenlemelere göre, en yakın komşularından birine, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verme sadece tebliğ imkânsızlığı hâlinde söz konusudur. Yani muhatap belirtilen adreste oturmakta olup dağıtım saatinde muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kimselerden birinin adreste bulunmadığı hâlde ve muhatabın dağıtım saatinden sonra adrese dönecek olması durumunda mevzu bahis olacaktır. Bununla birlikte, tebliğ memuru tarafından kendisine haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isim verme ve imza atma zorunluluğu ile tebliğ memurunun bu hâlde başka bir komşuya, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verme görevinin bulunmadığı anlaşıldığından, isim ve imzadan imtina edildiğinin tebliğ mazbatasına yazılmasının yeterli olduğu kabul edilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin, sanığın duruşmada bildirdiği ve bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın, tebligatta gösterilen adresten sorulduğunda muhatabın çarşıya gittiğinin öğrenildiği, tebliğ imkansızlığı nedeniyle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebligatın mahalle muhtarlığına teslim edildiği, 2 nolu haber kağıdının düzenlenerek adresin kapısına yapıştırıldığı, durumdan haberdar edilen yakın komşusunun isim ve imzadan imtina ettiği şerhi konularak tebliğ edildiği olayda; kendisine haber verilen, ancak isim ve imzadan imtina eden komşunun, sanığın adreste geçici olarak bulunmadığına ilişkin beyanının Tebligat Kanunu'nun 21 ve tebliğ tarihinde yürürlükte olan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30 ve 31. maddelerine uygun olarak tebliğ mazbatasında belirtilmesinin yeterli olması, en yakın komşuya haber verilmesinin ancak mümkün ise mevzubahis olması, kendisine haber verilen komşu, yönetici veya kapıcının isim verme ve imza atma zorunluluğu ile tebliğ memurunun bu hâlde başka bir komşuya, varsa yöneticiye veya kapıcıya haber verme görevinin bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde; sanığa yapılan tebligat işleminin, Tebligat Kanununa ve tebliğ tarihinde yürürlükte olan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'e uygun olarak gerçekleştirdiği, buna bağlı olarak temyiz isteminin süresinde yapılmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ek kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle sanığın TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde karar verildi.