Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8286 E. , 2024/3245 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8286 Karar No : 2024/3245 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem:
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8286 E. , 2024/3245 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8286 Karar No : 2024/3245 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin içeriği vergi borçlarına dayanak teşkil eden ve 10/07/2021 tarihinde elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihbarnamelere karşı süresinde dava açılmayarak kamu alacaklarının kesinleştirildiği, süresinden sonra açılan davaların da bu gerekçe ile reddedildiği ve dolayısıyla usulüne uygun olarak kesinleşmiş, vadesinde de ödenmemiş kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği kamu borçları bakımından, davacı tarafından ileri sürülen itiraz sebepleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi hükmünde geçen itiraz sebeplerinden (böyle bir borcu olmadığı, borcu kısmen ödediği veya borcun zamanaşımına uğradığı) hiçbirisine girmediği gibi davacı açısından tarhiyat aşamasında ileri sürülebilecek iddiaların ise ödeme emri aşamasında "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesine de hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, ödeme emrinin, 2 ila 28. sırasında yer alan kamu alacakları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun olduğu, davacının istinaf dilekçesinde öne sürülen hususların, bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun bu yönden reddine, Mahkeme kararının, ödeme emrinin, 1. sırasında yer alan özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası yönünden; olayda, davacı şirket adına, yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hesaplanan vergilere ilişkin olarak vergi ziyaı cezası ve aynı zamanda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinde öngörülen cezanın kesildiği, buna göre, şirket yönünden yasal defter ve belgelerini ibraz etmemesine yönelik tek fiili, hem vergi ziyaı hem de (özel) usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirir nitelikte olup, şirket adına kesilen vergi ziyaı cezasının tutar itibarıyla daha ağır olduğu anlaşıldığından ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesine istinaden özel usulsüzlük cezası kesilmemesi gerektiğinden, dava konusu ödeme emrinin anılan kısmında "borcum yoktur" kapsamında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının ödeme emrinin 1. sırasında yer alan özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın bu yönden kabulüne, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca yapılan tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesi sonucunda, şirket adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin 2016 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi sonucu re'sen tarh edilen 2016 ve 2017 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mük. 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi/ceza ihbarnamelerinin 10/07/2021 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından ihbarnamelere karşı süresinde dava açılmayarak kamu alacaklarının kesinleştiği, söz konusu kamu alacaklarının vadesinde ödenmemesi üzerine de cebren tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesince; defter ve belgelerin ibraz edilmemesine ilişkin fiilin, hem vergi ziyaı hem de (özel) usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirir nitelikte olmasına rağmen, şirket adına kesilen vergi ziyaı cezasının tutar itibarıyla daha ağır olduğu anlaşıldığından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesine istinaden özel usulsüzlük cezası kesilmemesi gerektiği, bu nedenle dava konusu ödeme emrinin 1. satırında yer alan özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında "borcum yoktur" kapsamında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısmın iptaline karar verilmişse de; uyuşmazlık konusu olayda özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin tebliğinden sonra dava açılmayarak söz konusu özel usulsüzlük cezası yönünden kamu alacağının kesinleştiği, defter ve belge ibraz etmeme fiili nedeniyle davacı hakkında hem vergi ziyaı cezası, hem de özel usulsüzlük cezasının ayrı ayrı kesilebileceği ve dava konusu olayda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 336. maddesinin özel usulsüzlük cezası açısından uygulanamayacağı anlaşıldığından, davacının iddialarının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmayıp, Bölge İdare Mahkemesi kararının aksi gerekçeyle özel usulsüzlük cezasına ilişkin verilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.