(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/3600 E. , 2012/5729 K. "İçtihat Metni" Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.12.2011 gün ve 2011/83 Esas, 2011/250 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekl
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/3600 E. , 2012/5729 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.12.2011 gün ve 2011/83 Esas, 2011/250 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Ancak; Mağdurenin, Adli Tıp Kurumu Kütahya Şube Müdürlüğü Adli Tıp Şube Müdürü Uzman Dr.Refik Akman'ın düzenlediği 15.11.2007 tarihli ruhsal muayene raporunda, "konuşmasının normal olduğu, affektinin normal olduğu, herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği bulgusu gözlenmediği, anksiyete bozukluğu gözlenmediği, belirgin bir akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu ile uyumlu bulgu gözlenmediğine göre, maruz kalmış olduğu cinsel istismar sonucunda ruh sağlığının bozulmamış olduğunun" belirtilmesine rağmen, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından verilen 18.08.2010 tarihli heyette bulunan bir adli tıp uzmanının da muhalif olduğu raporda "travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği ve mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun" bildirilmesi karşısında, eylemin vasıflandırılması bakımından iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi, eylemin 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesine göre, mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına neden olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/f maddesi uyarınca Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.