11. Ceza Dairesi 2011/267 E. , 2012/6739 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa aykırılık HÜKÜM : Düşme Bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanık hakkındaki Vergi Suçu Raporunun ve Diyarbakır il defterdarlığı Gelir müdürlüğünün Mütalaasının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesi kapsamında “1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarına ilişkin olmasına rağmen, iddianamede suçun “1997, 1998, 1999, 2000 ve…
**11. Ceza Dairesi 2011/267 E. , 2012/6739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa aykırılık HÜKÜM : Düşme Bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanık hakkındaki Vergi Suçu Raporunun ve Diyarbakır il defterdarlığı Gelir müdürlüğünün Mütalaasının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesi kapsamında “1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarına ilişkin olmasına rağmen, iddianamede suçun “1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” şeklinde nitelenip, bu suçtan dava açıldığının anlaşılmasına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 225. maddesi uyarınca hükmün konusunun iddianamede gösterilen fiil olduğu da dikkate alınarak "sahte fatura kullanmak" suçundan mütalaa verilmesi amacıyla yargılamanın durmasına karar verilip, dava dosyasının idareye gönderilerek, sahte fatura kullanmak suçundan mütalaa verilip verilmeyeceği sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mütalaa olmaması nedeniyle düşme kararı verilmesi yasaya aykırı ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 26/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.