11. Hukuk Dairesi 2011/3869 E. , 2012/9664 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2009 tarih ve 2007/367-2009/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3869 E. , 2012/9664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/12/2009 tarih ve 2007/367-2009/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 17.06.2006 tarihinde davalı firmaya ait Zonguldak-İstanbul seferini yapan otobüs ile seyahat ettiğini, İstanbul’a sabah saat 06.00 sıralarında ulaştığını ve davalının Merter tesislerinde otobüsten inerek gideceği istikamete hareket edecek servis aracına bineceği sırada müvekkilinin sol kolunda asılı bulunan çantasının bir araba içindeki şahıs tarafından gaspedildiğini, müvekkilinin bağırarak firmanın servis personelinden yardım istediğini, ancak kimsenin ilgilenmediğini, olayın meydana geldiği yerin davacıya ait bir tesis olduğunu, güvenlik zafiyeti bulunduğunu, müvekkilinin çalınan çantasının içinde toplam 8.700,00 TL ile 335,00 Euro bulunduğunu, zira yurtdışına gideceğini ileri sürerek 9.329,80 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıyı Zonguldak’tan İstanbul’a getirdiğini, davacının yolculuk bitimi araçtan inmesi sonrası gasp girişimine maruz kaldığını, güvenlik zaafiyeti olmadığını, olayın meydana geldiği yerin kamuya açık bir alan olduğunu, TTK.'nın 786/2. maddesine göre taşıyıcının kendisine teslim olunurken beyan edilmemiş kıymetli eşya, para ve kıymetli evrak ve diğer vesikaların hasar ve ziyaından mesul olmayacağını, davacının çantasının içindeki değerleri ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin henüz son bulmadığı, aksine gidilecek yer neresi ise oraya varana dek bu ilişkinin devam ettiği, koruma yükümünün sözleşmenin ifası sırasındaki yükümlülüklerden olduğu, davalının tesis sınırları içerisinde yolcuların emniyetini sağlamakla mükellef bulunduğu, davacının davalıya ait otobüs ile Zonguldak’tan İstanbul’a geldiği, otobüsten indikten sonra servislere giderken yoldan geçen bir araç içerisindeki faili meçhul kişilerce omzunda asılı çantası gasp edildiği, gasp olayının gerçekleştiği alanın davalının hâkimiyetinde olan bir alan olduğu, davacının olayın hemen akabinde polis karakolunda vermiş olduğu ifadesinde dava dilekçesinde belirttiği miktar kadar parasının çalındığını belirttiği, olayın meydana gelmesinden bir gün önce bankadan 8.000,00 TL çektiği, davalının söz konusu alanda gerekli güvenlik önlemleri almaması nedeni ile meydana gelen hırsızlık olayında kusurlu olduğu, davacının zararının 8.000,00 TL