4. Hukuk Dairesi 2021/971 E. , 2023/1356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3742 E., 2021/42 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/208 E., 2018/348 K. Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Böl
**4. Hukuk Dairesi 2021/971 E. , 2023/1356 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3742 E., 2021/42 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/208 E., 2018/348 K. Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2013 tarihinde davalının sürücüsü olduğu aracın müvekkili yayaya çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve %58 oranında maluliyetinin oluştuğunu, bu maluliyeti nedeniyle ızdırap çektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurlu ve oluşan zararlardan sorumlu olduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay tarihinde müvekkilinin aracı ile arkadaşı olan dava dışı ...' i kaldığı ...' in evinden eşyalarını almak için götürdüğünü, bu esnada ...' in ...'e hakaretler ederek darp ettiğini, müvekkilinin araya girmesi nedeniyle, ...'in müvekkilini de darp ettiğini, ...' in arkadaşı olan davacının da bu esnada elinde bıçakla gelerek ...'le birlikte müvekkilini darp ve tehdit ettiğini, davacı ve arkadaşının alkollü olduğunu, müvekkilinin canını kurtarmak için güçlükle aracına bindiğini ve olay yerinden uzaklaşmak istediğini, seyir istikametindeki park etmiş araçlar arasında müvekkilinin göremeyeceği şekilde gizlenmiş olan ...' in müvekkilinin önünden geçeceği anı kollayarak, bir anda yola fırlayıp elindeki kalası müvekkilinin aracının ön camına fırlattığını, fırlatılan kalasın aracın ön camının %40 civarında bölümünün patlamasına neden olduğunu ve müvekkilinin yol görüşünü yitirerek, büyük panik içerisine düştüğünü ve direksiyon hakimiyetini yitirerek, bir anda taşıt yoluna çıkan davacıya çarptığını, kazanın davacının ağır kusuru ile meydana gelmiş olmasına göre davanın haksız olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı ve arkadaşının asli kusurlu olduğunu ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda da sabit olduğunu, 3.kişinin veya zarar görenin ağır kusurunun müvekkilinin sorumluluğunu kaldırdığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...meydana gelen kaza neticesinde davacının %58 oranında sürekli maluliyetinin ve 9 ay iş göremez kaldığının anlaşıldığı, ceza dosyasındaki delil durumuna göre, davalının meskun mahalden hızlıca geçtiği esnada, davacının arkadaşı ... tarafından davalının aracına atılan kalas nedeniyle aracının camının kırılması neticesinde davalının direksiyon hakimiyetini kaybettiği, hakimiyeti sağlamaya çalıştığı esnada da, ileride başka bir aracın arkasında yol üzerinde bulunan davacı ...'a çarptığının anlaşıldığı, kazanın meydana gelmesinde olay esnasında seyir hızını mahal şartlarına göre ayarlamayan, aracın cama darbe aldıktan sonra hızın da etkisi ile hakimiyetini kaybeden davalının tali derecede kusurlu olduğu, kasıtlı olarak cama kalası atan dava dışı ...' in ve araç yolunda bekleyen ... 'un asli kusurlu olduğunun değerlendirildiği, kazadan önceki olaylar, tarafların kazadaki kusurları, davacının maluliyet durumu ve sosyal ekonomik durumları nazara alındığında 7.500 TL manevi tazminatın uygun olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen miktarın olayın oluş şekli, kusur durumu ve maluliyet oranı açısından düşük kaldığını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; olayın oluş şekline göre davanın reddedilmesi gerektiğini, mahkemenin kazanın meydana gelmesinde davacının ve arkadaşının asli kusurlu olduğunu belirtmesine rağmen tazminattan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, çelişkili olduğunu, müvekkilinin meskun mahalden geçmesinin nedeninin mahkemece araştırılmadığını, ...' un elinde bıçakla gelerek ... ile birlikte müvekkilini darp ettiğini ve canını kurtarmak isteyen müvekkilinin aracına binerek hızla uzaklaşmak isterken davacı ve arkadaşının aldıkları alkolün verdiği cesaretle saldırma kastı ile yola atlamaları neticesinde kazanın meydana geldiğni, müvekkilinin kazanın oluşunda hiçbir sorumluluğunun olmadığını, zira müvekkilinin fiili ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini ve hukuka uygunluk nedenlerinin müvekkili açısından oluştuğunu belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dosya kapsamına göre olay tarihinde davalının arkadaşı ...' in yanında kaldığı dava dışı ...' in evinde kalan eşyaları almak üzere gece saat 01.35 sıralarında geldiği sırada ... ve arkadaşı ... ile davalı arasında çıkan tartışma ve kavga sonrasında, olay yerinden ayrılan davalının, ceza dosyasındaki beyanlara ve yapılan keşfe göre aynı sokaktan yeniden geçmesini gerektirecek zorunluluk bulunmamasına rağmen, geri dönerek hızlı şekilde aracı ile geçtiği sırada dava dışı ...' in aracın ön camına inşaatlarda kullanılan tahta kalas fırlatması sonrasında davalının yolun az ilerisinde bulunan davacıya çarptığı ve davacının yaralandığının anlaşıldığı, davalı vekili tarafından kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığı ve ayrıca hukuka uygunluk nedenleri olduğu iddia edilerek davacı vekili tarafından ise mahkemenin kusura ilişkin değerlendirmesinin dosya kapsamına uygun olmadığı ileri sürülerek kararın istinaf edildiği, ancak ceza dosyasındaki araca ait fotoğraflara göre kaza esnasında aracın camının tamamen görüşü engelleyecek şekilde kırılmamış olmasına, aracın kaza esnasında hızlı olduğunun ceza dosyası kapsamından anlaşılmış olmasına ve kazanın taşıt yolu üzerinde meydana gelmiş olmasına göre tarafların kusura ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği ve davacının taraflar arasındaki kavgadan sonra olay yerinden ayrılmasına ve ceza dosyasındaki beyanlar ile yapılan keşfe göre gittiği yönde yoluna devam ederek uzaklaşma imkanı bulunmasına rağmen, geri dönerek aynı yerden hızlıca geçtiği sırada olayın meydana gelmiş olmasının yanı sıra ceza dosyasında davalı hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan davada eylemin taksirle yaralama kabul edilmiş olması karşısında, davalının taksirli eylemi yönünden Türk Borçlar Kanunu' nun 63.maddesi kapsamında hukuka aykırılığı ortadan kaldıran nedenlerin bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesi tarafından kusur durumunun değerlendirilmesinin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin kusurun belirlenmesine ilişkin istinaf taleplerinin reddine, tarafların manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf taleplerinin ise 6098 sayılı Kanun' un 56 ıncı maddesinin 2 inci fıkrasına ve 51 inci maddesine göre somut olayda, olay tarihi, olayın oluş şekli ve kazanın öncesinde meydana gelen olaylara davacının etkisi, kazada davacının iddiasının aksine davalının tali kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaralanmasının boyutu, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, hükmedilen tazminatın hakkaniyet ilkesine de uygun belirlenmiş olduğu" gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde; istinaf başvurusunda ileri sürdükleri sebeplerle kararın bozulması gerektiğini belirtmişlerdir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yaya konumunda olan davacıya davalının çarpması neticesinde davacıda oluşan maluliyet sebebiyle talep edilen manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci, 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükmedilen manevi tazminat miktarının içtihatlara uygun olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.