Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işveren ile arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruya konu olayların meydana geldiği süreçteki olağanüstü hâl (OHAL) koşullarına, OHAL ilanına ve uygulanan tedbirlere ilişkin genel bilgiler için bkz. A. (3) [GK], B. No: 2018/10286, 2/7/2020, §§ 10-18; Ayla Demir İşat [GK], B. No: 2018/24245, 8/10/2020, §§ 10- Başvurucu, Van Büyükşehir Belediyesi (Belediye) bünyesinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş gören özel bir şirkette (işveren) taşeron işçi olarak çalışmaktadır. Van Valiliği tarafından başvurucunun terör örgütü ile irtibat veya iltisak içinde olduğu yönünde işverene bildirimde bulunulmuştur. İşveren, güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle 25/5/2017 tarihinde başvurucunun iş sözleşmesini feshetmiştir. Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade talebiyle 8/6/2017 tarihinde Van İş Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 19/2/2018 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararda işverenin iş sözleşmesini başvurucu hakkında terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olabileceği hususunda şüphenin bulunduğunu belirterek 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) maddesi kapsamında gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Kararda başvurucu hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan gerçekleştirilen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verildiği vurgulanmıştır. Kararda ayrıca başvurucunun KHK kapsamında kapatılan Van Göç Sorunlarını Bilimsel Araştırma ve Kültür Derneğinin (Dernek) yönetim kurulu üyesi olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda işverenin terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen başvurucudan şüphe duymasının makul olduğu ve başvurucuyu çalıştırmasının işverenden beklenemeyeceği ifade edilmiştir. Başvurucu, söz konusu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde, hakkında verilen KYOK kararına ve Derneğe üye olmasına dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, terör örgütüyle irtibatının bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, yazılı bildirim yapılmadan ve savunması alınmadan feshin gerçekleştirildiğini, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ifade etmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi) 5/7/2018 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 21/12/2018 tarihinde öğrendikten sonra 28/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.