T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2317 - 2026/7 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2317 KARAR NO : 2026/7 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 NUMARASI : 2022/850 E. - 2023/507 K. DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2023 Tarih ve 2022/85…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2317 - 2026/7 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2317 KARAR NO : 2026/7 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 NUMARASI : 2022/850 E. - 2023/507 K. DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/09/2023 Tarih ve 2022/850 Esas - 2023/507 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı ... Müdürlüğü adına tescilli, diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır biçimde yaralandığını, kaza sonrasında hastane ortamında ve günlük yaşantısında büyük acılar çektiğini, vücudunda meydana gelen yaralanma sebebiyle çok kısa sürede yorulan müvekkilinin yaşam kalitesinin oldukça düştüğünü, manevi tazminat istemiyle dava açılmadan evvel davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını ileri sürerek, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan 25/02/2019 kaza, diğer davalı ... Sigorta'dan 19/07/2021 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, müvekkili kuruluşa ait aracın sevk ve idaresinin ...'de iken kazanın gerçekleştiğini, ...'ün müvekkili kuruluşun hizmet alımı yaptığı ... A.Ş. bünyesinde çalıştığını, dolayısıyla müvekkiline işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, araç sürücüsünün elinden gelen tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kazanın gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının tüm taleplerinin sigorta şirketine yönetilmesi gerektiğini, davacı tarafın talep etmiş olduğu tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, davacının başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, maluliyet oranının İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak raporla tespitinin gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının 25/02/2019 tarihinde meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kaza neticesinde yaralandığı, kalıcı maluliyete uğradığı, kaza neticesinde yaşadığı korku ve yaralanması sebebiyle yaşam kalitesinin düştüğü, kazaya karışan aracın sigorta poliçesinde, maddi ve manevi zararların 12.500.000 TL limitle teminat altına alındığı, davalı sigorta şirketi poliçe teminatı kapsamında, davalı işletenin ise haksız fiil hükümlerine göre davacının manevi zararından sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle davalının yolcu olarak bulunduğu otobüs sürücüsünün tali kusurlu olduğu da gözetilerek 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesinin somut uyuşmazlık için uygun görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın, davalı ... müessesinden 25/02/2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.den 19/07/2021 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, somut olayın özelliklerine ve müvekkilinin %25 oranındaki sürekli engel haline göre takdir edilen manevi tazminatın, eylemin ağırlığı ile de uyumlu olmadığını, bu nedenle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın başından itibaren zaman aşımı, husumet ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunmalarına rağmen, bu hususların mahkemece tartışma konusu yapılmayarak herhangi bir karara varılmadığını, müvekkiline ait aracı kullanan sürücünün, gerekli tüm tedbir ve önlemleri aldığı halde dava konusu kazanın gerçekleştiğini, doğmuş zararların sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK.'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir. Somut olayda da davanın açıldığı 09.12.2022 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, davalı ... yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketi ile davacı arasında bir sigorta sözleşmesi ilişkisi yoktur. Dolayısıyla anılan davalı yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, sigorta şirketi ile araç işleteni olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Öte yandan bu davalar, aynı Kanun'un 23/2. maddesi hükmüne göre davacı tüketici yönünden harçtan muaftır. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta tüm davalılar yönünden tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu durumda HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, anılan maddenin (a) bendinde açıkça, bölge adliye mahkemesince dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan karar verilebileceği düzenlendiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile aynı Kanunun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın, dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiş, istinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/09/2023 gün ve 2022/850 Esas - 2023/507 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 3-Kararın bir örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 5-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-Davalı ... Müessesesinden peşin olarak alınan 1.707,75-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde anılan davalıya iadesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.