Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa itiraz incelemesinde savcılık görüşünün bildirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa itiraz incelemesinde savcılık görüşünün bildirilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/1/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasınakarar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, yasa dışı silahlı örgüte (KCK) üye olma suçlamasıyla Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 9/3/2012 tarihli kararıyla tutuklanmıştır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda başvurucu hakkında anılan suçlamaya ilişkin açılan dava, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/219 sayılı esasına kaydedilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince 26/12/2013 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluğunun devamına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 6/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu 20/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 13/2/2014 tarihinde tahliye edilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 17/3/2014 tarihinde görevsizlik kararı vermesi üzerine dosya Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/2017 sayılı esasına kaydedilmiştir. Dava, ilk derece mahkemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır."