6. Ceza Dairesi 2013/19882 E. , 2013/15486 K. Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b. maddesi uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair İSTANBUL Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi) 09/06/2010 tarihli ve 2010/94 esas, 2010/553 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/05/2013 gün ve 2013/8464/34001 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargı…
**6. Ceza Dairesi 2013/19882 E. , 2013/15486 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b. maddesi uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair İSTANBUL Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi) 09/06/2010 tarihli ve 2010/94 esas, 2010/553 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/05/2013 gün ve 2013/8464/34001 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2013 gün ve KYB/2013/199300 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 07/06/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, sanıkların şüphe üzerine görevliler tarafından izlenmekte iken müştekiye ait çantanın içerisinden cüzdanı alarak olay yerinden uzaklaşmaya çalıştıkları, kesintisiz takip ile takip edildikten sonra çaldıkları cüzdanı atarak kaçmaya başladıkları, fakat yakalandıkları, cüzdanın atıldığı yerden bulunduğu, kolluk güçlerin sanıkları yakalamak için cüzdanı almadan takibe devam ettikleri, bu kapsamda suça konu cüzdanın sanıkların tam olarak hakimiyet alanına girmediği anlaşılmakla; sanıkların eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından, 5237 sayılı Kanunu'nun 35. maddesinin sanıklara uygulanmamasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak Ceza Yargılaması Yasası’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu denetimin konusu, maddi ve yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıklardır. Ancak, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır; her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, örneğin; temel ceza miktarının saptanmasında kullanılan ölçütlerin hatalı takdir edilmesi, cezada artırma ve indirme yapılırken kullanılan oranların seçimindeki isabetsizlik gibi hususlar, Yargıtay’ın sadece olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alabileceği hukuka aykırılıklardandır. İncelenen somut olayda; 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesinde düzenlenen “teşebbüs” nedeniyle indirim yapılıp yapılmaması takdire dayalı bir konudur. Hakime tanınan bu yetki keyfi ve sınırsız değil ise de, bu yetkinin kullanılmasındaki takdir yanılgısının olağanüstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma konusu yapılması olanaklı değildir. Bu itibarla, takdir hakkına giren konularda kanun yararına bozma istenemeyeceğinden, Kanun Yararına Bozma isteminin REDDİNE, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.