DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2651 E. , 2024/321 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2651 Karar No : 2024/321 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... AŞ. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2022/758, K:2023/2562 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kur…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2651 E. , 2024/321 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2651 Karar No : 2024/321 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... AŞ. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2022/758, K:2023/2562 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığının ... sayılı işlemiyle bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun "Sabit Şebekede Arabağlantı Ücret Tarifesinin Belirlenmesi" konulu, ... tarih ve ... sayılı kararının 1. maddesi ile anılan Kurul kararının dayanağı olarak belirtilen "Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazar Analizi Nihai Dokümanı"nın onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2022/758, K:2023/2562 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule yönelik itirazları geçerli görülmemiş, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesine, 3. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendine, 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine, 6. maddesinin (a) ve (j) bentlerine, 13. maddesinin 2. fıkrasına, 16. maddesinin 5. fıkrasına, 19. ve 20. maddelerine, 08/09/2009 tarih ve 27343 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 11., 12. maddelerine, 27/11/2012 tarih ve 28480 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Pazar Analizi Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer verildikten sonra, Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı yönünden; Aktarılan mevzuata göre, etkin piyasa gücünün, işletmecinin ilgili elektronik haberleşme pazarında tek başına ya da diğer işletmecilerle birlikte, rakiplerinden, kullanıcılarından ve tüketicilerinden fark edilir bir şekilde bağımsız olarak hareket edebilmesine imkân sağlayan ekonomik güç olduğu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (Kurum) görevleri arasında, elektronik haberleşme sektöründe, rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hâllerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almanın yer aldığı, işletmecinin ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi hâlinde Kurumun, tarifelerin onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst sınırları ile bunların uygulama usûl ve esaslarını belirleyebileceği; pazar analizi sürecinde, ilgili pazarın tanımlanması, ilgili pazardaki düzenleme gereksiniminin incelenmesi, ilgili pazardaki rekabet seviyesinin analiz edilmesi, ilgili pazardaki etkin piyasa gücüne sahip işletmecilerin belirlenmesi ve ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip olduğu tespit edilen işletmecilere ilişkin getirilecek yükümlülüklerin belirlenmesi aşamalarının bulunduğu, Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla onaylanan "Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazar Analizi Nihai Dokümanı" incelendiğinde, "Rapor Kapsamında Değerlendirilen Hizmet" bölümünde, doküman kapsamında değerlendirilen sabit şebekede çağrı sonlandırma hizmetinin aboneler arasında karşılıklı iletişimin sağlanması amacı ile işletmeciler tarafından alınması/sunulması gerekli olan sabit çağrı sonlandırma hizmetleri olduğu, söz konusu hizmetlerin perakende düzeyde hizmet alan abone ya da kullanıcılar yerine işletmecilerin birbirlerine/iştiraklerine sunulması, bu hizmetlerin toptan düzeydeki hizmetler olarak değerlendirilmesini gerektirdiği, bu çerçevede sabit şebekede çağrı sonlandırma pazarının sabit perakende pazarların bir üst pazarı niteliğinde olduğu, bu düzeydeki ayrımın ilgili pazar tanımı çerçevesindeki sınırları belirlemede önemli bir etken olacağının düşünüldüğü, pazar analizi dokümanı kapsamında değerlendirilen sabit çağrı sonlandırma hizmetinin toptan düzeyde bir hizmeti ifade ettiği, herhangi bir işletmeci şebekesinden başlatılan bir çağrının, aranan tarafın abonesi olduğu sabit işletmecinin, diğer bir işletmeci ile kurulan arabağlantı noktasından teslim alınarak söz konusu abonenin sabit telefonuna (müşteri ekipmanına) kadar taşınması hizmeti olduğu; sabit şebekede çağrı sonlandırma hizmetlerinin toptan-perakende seviyedeki talep yönlü ve arz yönlü ikâme derecesine ilişkin değerlendirmeler yapılırken, perakende seviyede talep ikâmesi bölümünde alternatif yöntemler incelenirken kişiye ait mobil telefonun aranması kapsamında yapılan açıklamalarda ise, sabit numaraya yapılacak herhangi bir arama yerine, söz konusu tarafa ulaşılabilecek şekilde mobil şebekede yer alan bir numaranın aranmasının söz konusu olduğu, sabit şebeke işletmecisine çağrı sonlandırma ücreti ödenmesini gerektirmeyen bu tür bir arama seçeneğinin sabit hatlara doğru yapılan aramalar üzerinde dolaylı olarak etkili olabileceği, özellikle 3G sonrası teknolojik gelişmelerin mobil genişbant kullanımının yaygınlaşması ve cep telefonlarının sağladığı mobilitenin de etkisiyle birlikte zaman içerisinde mobil iletişimin daha çok tercih edilir hâle geldiği ve sabit ses trafiğinde son beş yılda % 43 seviyesinde azalma yaşandığı, abone sayılarının gelişimine bakıldığında ise, mobil aboneliklerde istikrarlı bir artışın yaşandığı, son beş yılda abone sayısının % 10 oranında artarak 80,8 milyona ulaştığı, sabit aboneliklerde ise 11 milyon civarında seyreden dalgalanmaların söz konusu olduğu, 2016 yılından sonra küçük çaplı toparlanmanın yaşanarak 2019 yılı itibarıyla abone sayısının 11,5 milyon seviyesinde gerçekleştiği, dolayısıyla, mobil hizmetlerdeki gelişmelerin abone sayısından ziyade, daha çok perakende seviyedeki sabit ses trafiği üzerinde etkili olduğu, sabit ses trafiğinin bir oranda mobil trafiğe kaydığı, sabit abone sayısında ise bu anlamda benzer bir gelişmenin yaşanmadığı, nihai dokümanda yer alan tabloda yer alan toparlanma, özellikle müşterileri üzerinde yarattığı güven algısına olumlu etkilerinin olduğunu değerlendiren kurumsal işletmelerce ve yaş grubuna göre değişen bazı kesim bireylerce sabit hat aboneliğine verilen önemi de gösterdiği, bu açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda, mobil hizmetlerdeki gelişmelerin sabit çağrı sonlandırma ücretleri üzerindeki baskısının sınırlı olduğunun değerlendirildiği, ayrıca sabit abonede sonlanan bir aramanın mobil şebekede (ya da tam tersi) sonlanamayacak olması nedeniyle de her iki arama arasında direkt bir ikâme söz konusu olamadığı, AB Komisyonu'na göre AB ülkeleri genelinde mobil ve sabit hizmetler arasında ikâme ilişkisinden ziyade bir tamamlayıcılık ilişkisinin bulunduğu değerlendirmelerine yer verildiği, Bu kapsamda, "Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazar Analizi Nihai Dokümanı"nda, pazar analizine ilişkin aşamalara yer verilerek, en nihayetinde sabit şebekede çağrı sonlandırma pazarı kapsamında rekabet ihlâllerinin ortaya çıkabileceğinden, sabit ses hizmetleri sunan davacı ... A.Ş. ve ... A.Ş ile kendi abonelerinde çağrı sonlandıran Sabit Telefon Hizmeti işletmecilerinin etkin piyasa gücüne sahip olduğu, davacının erişim ve arabağlantı sağlama yükümlülüğüne, ayrım gözetmeme yükümlülüğü, şeffaflık yükümlülüğü, referans erişim ve/veya arabağlantı teklifi hazırlama ve yayımlama yükümlülüğü, tarife kontrolüne tâbi olma (maliyet esaslı tarife belirleme) yükümlülüğüne, hesap ayrımı ve maliyet muhasebesi yükümlülüğü, ortak yerleşim ve tesis paylaşımı yükümlülüğüne tâbi olması; ... A.Ş ve kendi abonesine gelen çağrılara ilişkin sonlandırma hizmetini sunan STH işletmecilerinin ise, arabağlantı sağlama yükümlülüğü, ayrım gözetmeme yükümlülüğü, şeffaflık yükümlülüğü ve tarife kontrolüne tâbi olma (maliyet esaslı tarife belirleme) yükümlülüğüne tâbi olmaları gerektiğine karar verildiği, Bu itibarla, sabit şebekede çağrı sonlandırma pazar analizinin toptan düzeyde olduğu, herhangi bir işletmeci şebekesinden başlatılan çağrının aranan tarafın abonesi olduğu sabit işletmecinin diğer bir işletmeci ile kurulan arabağlantı noktasından teslim alınarak söz konusu abonenin sabit telefonuna kadar taşınması hizmeti olduğu, arayan tarafın çağrının sonlandırılacağı şebekeyi seçebilme imkânının bulunmadığı, sabit şebekede çağrı sonlandırma hizmetlerinin teknik olarak ve doğası gereği sadece çağrının gönderildiği yani aranan numaranın bağlı olduğu şebekede sonlandırılabildiğinden, toptan seviyede bu hizmetin yerini alabilecek herhangi bir ikâme hizmetin bulunmadığı, mobil-sabit pazar ikâmesinin ise genel itibarıyla perakende pazarlarda söz konusu olduğu, sabit ve mobil şebekeler ile bu şebekeler üzerinden sunulan ses hizmetleri arasında yapısal farklılıkların ve her bir pazarın kendi özel iç dinamiklerinin bulunduğu anlaşıldığından, davacının iddiaları yönünden dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının dava konusu 1. maddesi yönünden; Aktarılan mevzuat uyarınca, Kurum'un ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere, erişim tarifelerini maliyet esaslı olarak belirleme yükümlülüğü getirebileceği, Kurum tarafından talep edilmesi hâlinde yükümlü işletmecilerin erişim tarifelerinin maliyet esaslı belirlendiğini ispat etmek zorunda olduğu, Kurum'un erişim tarifelerinin yükümlü işletmeciler tarafından maliyet esaslı olarak belirlenmediğini tespit etmesi hâlinde ise söz konusu tarifeleri maliyet esasına göre belirleyeceği, Kurum'un tarifeleri maliyet esasına göre belirleyinceye kadar diğer ülke uygulamalarını, daha önce uygulanmakta olan ücretler ve düzenlemeye konu olan hizmetin toptan ve perakende seviyede aynı ve/veya benzer pazarlarda sunulan diğer hizmetlerle olan ilişkisi çerçevesinde uygun olduğu ölçüde dikkate alarak tarifeleri belirleyebileceği ve/veya tarifelere üst sınır koyabileceği, Kurum'un belirlediği tarifelere uyulmasının zorunlu olduğu; tarifeler maliyet esasına göre belirlenirken, erişim hizmetleri için maliyet esaslı tarifenin, hizmetleri sunmak için yatırılması gereken sermayeden makûl bir geri dönüşü içerecek biçimde, hizmetin etkin olarak sağlanmasının ileriye dönük uzun dönem artan maliyeti ile ortak maliyetlerin hizmetle ilişkilendirilebilen kısmının toplamı şeklinde belirlenmesinin esas olduğu, Kurum'un erişim hizmetinin aynı altyapıyı paylaştığı diğer hizmetler ile olan ilişkisi ve maliyetlerin hesaplanmasında kullanılması öngörülen verilerin elde edilebilirliği gibi hususları dikkate alarak, uzun dönem artan maliyet yönteminin farklı türlerinin veya elektronik haberleşme sektöründe uygulaması bulunan diğer yöntemlerin kullanılmasını uygun görebileceği, maliyetlerin hizmetin etkin olarak sağlanması maliyetini aştığı takdirde, aşan kısmın hizmetin etkin olarak sağlanması açısından gereksiz gider ve maliyet olarak kabul edileceği, bu tür gider ve maliyetlerin yasal zorunluluktan kaynaklanmaları veya diğer nedenlerle zaruri olduklarının kanıtlanması hâlinde dikkate alınacağının anlaşıldığı, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla onaylanan "Sabit Şebekede Çağrı Sonlandırma Pazar Analizi Nihai Dokümanı" uyarınca, ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenen davacının tarife kontrolüne tâbi olma yükümlülüğüne, dolayısıyla maliyet esaslı tarife belirleme yükümlülüğüne tabi bulunduğu; ayrıca davacının hem sabit şebekede çağrı sonlandırma pazarında hem de sabit şebekede çağrı başlatma pazarında etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olduğu, sabit şebekede çağrı sonlandırma pazarında diğer işletmecileri ile birlikte maliyet esaslı tarife belirleme yükümlülüğüne tâbi olduğu, sabit şebekede çağrı başlatma pazarında tek başına erişim hizmetlerinde maliyet esaslı tarife belirleme yükümlülüğüne tâbi olduğunun görüldüğü, Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin 11/03/2021 tarihli yazısı ile, IP ara bağlantı hükümlerini içeren referans ara bağlantı teklifi ile birlikte, IP ara bağlantı için çağrı sonlandırma ve çağrı başlatma ücretinin 1,87 kr/dk olması ile TDM ve IP ara bağlantı için tek kademe ve tek ücretin belirlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile davacı şirkete getirilen yükümlülüklerden birinin de maliyet esaslı tarife belirleme yükümlülüğü olduğu dikkate alındığında, ilgili yükümlülük kapsamında davacı şirketin çağrı sonlandırma hizmetlerine ilişkin hesaplamaları içeren birim maliyetlerini 12/07/2021 tarihine kadar Kurum'a sunması gerektiğinin bildirildiği, davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı yazısıyla 2019 yılı Hesap Ayrımı modeli sonuçlarına göre birim maliyetlerin Kurum'a gönderildiği, 2020 yılı Hesap Ayrımı raporunun ilgili yükümlülük gereği Temmuz ayı sonunda Kurum'a sunulacağının belirtildiği, davacının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, 2020 yılı Hesap Ayrımı sonuçlarının Kurum'a sunulduğu, davacı şirket tarafından gönderilen maliyetler incelenerek, hesap ayrımı raporlarına göre Kurum'a sunulan maliyet bilgilerinin (...) tam dağıtılmış maliyet esasına göre hesaplandığı, ortak maliyetlerin söz konusu maliyet yapısı içerisinde yer aldığı, çağrı sonlandırma ücretlerinin belirlenmesinde ise BU-LRIC şeklinde tasarlanan bir maliyet modelinin kullanılmasının tavsiye edildiği, bu modelde her bir ilave çağrının sonlandırılması nedeniyle ortaya çıkan maliyetlerin hesaba katıldığı ve ortak maliyetler ve trafik ile ilişkili olmayan maliyetlerin hesaba katılmadığı, bu nedenle FDC ile bulunan maliyetlerin BU-LRIC kapsamında elde edilen maliyetlerin oldukça üzerinde olduğu, TDM şebekesinin kapatılması ile birlikte TDM şebekesinden kaynaklanan ve maliyet yapılarına giren birçok etkinsizliğin ortadan kaldırıldığı, Davacı tarafından sunulan maliyet bilgilerinin TDM arabağlantı esaslarına göre maliyet yapıları hiyerarşik çağrı sonlandırma düzenine göre dağıtıldığı, IP arabağlantıda ise TDM şebekelerdeki hiyerarşik yapının ortadan kalktığı, ayrıca davacı şirketin arabağlantıya açtığı 74 santralden 73 tanesini kapatarak 2 santrali IP arabağlantı için kullanacağı, bu nedenle IP arabağlantı sonrası davacı şirketin çağrı sonlandırma maliyetlerinde kayda değer bir düşüş olması beklendiği, davacı tarafından sunulan maliyet bilgilerindeki hususların gönderilen hesap ayrımı raporlarındaki bilgiler ile tam olarak uyuşmadığından davacı şirket ile yapılan toplantılarda davacının çalışanlarından konu ile ilgili izahat talep edildiği, Erişim ve Tarifeler Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacıdan sabit çağrı sonlandırma maliyet modeline ilişkin bilgi istenildiği, davacı tarafından gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazıda da, maliyet esaslı tarife belirleme yükümlülüğü kapsamındaki hizmetlerinin tarifelerinin, şirketlerinin karşı karşıya olduğu erişim açığı ve şirketlerinin maliyetleri dikkate alınarak tarifelerin revize edilmesi, toptan ücretlere ilişkin olarak alınacak fiyatlandırma kararlarının sektörün geleceğini, yatırımların sürdürülebilirliğini ve yeni nesil altyapıların gelişimini doğrudan etkileyecek sonuçların olduğunun dikkate alınması, ülkeye ve şirketlerine özgü koşulların göz önünde bulundurularak pazarı büyütecek ve yatırımların sürdürülebilirliğini teşvik edecek nitelikte fiyatlandırma kararlarının alınması, sabit şebeke üzerinden sunulan farklı hizmetler için farklı maliyet hesaplama ve ücretlendirme yaklaşımlarının dikkate alınması ile hesap ayrımı modeli ve maliyet modeli arasında mutabakat sağlanmasının talep edildiği; İlgili pazarda maliyet esaslı tarife belirleme yükümlüğü çerçevesinde davacı şirket ve sabit telefon hizmeti işletmecileri tarafından gönderilen bilgi, belge ve açıklamalar incelendiğinde, çağrı sonlandırma maliyetlerinin ilgili mevzuatta öngörülen LRIC yöntemi yerine FDC yöntemine göre hesaplandığı, hesaplamalarda maliyetlere dâhil edilmemesi gereken kalemlerin hesaplamalara dâhil edildiği, erişim tarifesine ilişkin tekliflerin maliyet esaslı olarak belirlendiği ispat edilemediğinden dolayı, 5809 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasında yer alan yükümlü işletmecilerin tarifelerini maliyet esaslı belirlemediğini tespit etmesi hâlinde, Kurum erişim tarifelerini maliyet esasına göre belirleyeceğinden, Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği’nin 12. maddesinin 4. fıkrasına uyarınca oluşturulan maliyet modeli sonuçları, uluslararası uygulamalar, diğer hizmetlerin durumu gibi hususlar da dikkate alınarak davacı Türk Telekom için sabit çağrı sonlandırma ücretlerinin belirlendiğinin anlaşıldığı, Bu bakımdan, davalı idarece sabit şebekede çağrı sonlandırma ücretleri belirlenirken AB üyesi ülkelerde kullanılması zorunlu olan BU-LRIC maliyet modeli ile aynı zamanda hesap ayrımı raporları ve dünya uygulamaları değerlendirilerek en uygun ücretin tespit edilmeye çalışıldığı, BU-LRIC yönteminde her bir ilave çağrının sonlandırılması nedeniyle ortaya çıkan maliyetlerin hesaplandığı ve ortak maliyetlerle trafikle ilişkili olmayan maliyetlerin hesaba katılmadığı, davacının ise bu yöntemi kullanmadığı ve 5809 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 1. fıkrası gereğince erişim tarifesine ilişkin tekliflerinin maliyet esaslı olarak belirlendiğini ortaya koyamadığı, Bu itibarla, sabit şebekede çağrı sonlandırma pazarında etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenen davacının, erişim tarifesine ilişkin tekliflerini maliyet esaslı olarak belirlemediğinin tespit edilmesi üzerine, davalı idarece belirlenen ücretlerin 5809 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrası ile Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 4. fıkrasına uygun olarak belirlendiği, davacı tarafından bunun aksini ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşıldığından, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının dava konusu 1. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mobil ses hizmetinin sabit ses hizmetini tek yönlü olarak ikame ettiği ama sabit ses hizmetinin mobil ses hizmetine ikame olmadığı ve bu nedenle, sabit ses hizmetine ikame olan mobil ses pazarının da dikkate alınarak pazar analizinin yapılması gerektiği, pazar dinamikleri dikkate alınmaksızın yayınlanan Sabit Çağrı Sonlandırma Pazar Analizi Nihai Dökümanının hukuka aykırı olduğu, maliyet verileri için kullandıkları yukarıdan aşağıya tam dağıtımlı maliyetler metodunun (“TD-FDC"), işletmecilerin hesap ayrımı ve maliyet muhasebesi yükümlülükleri kapsamında sahip oldukları maliyet modelinde kullanılan bir metot olduğu ve söz konusu yükümlülüklerin bir gereği olarak işletmeciler tarafından geliştirilmiş olan yukarıdan aşağıya yaklaşımlı maliyet modelinin kendilerinin sahip olduğu tek maliyet modeli olduğu, şirketin gerçek maliyetlerini yansıttığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 23/05/2023 tarih ve E:2022/758, K:2023/2562 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 21/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.