Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6363 E. , 2024/7637 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6363 Karar No : 2024/7637 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişki
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/6363 E. , 2024/7637 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6363 Karar No : 2024/7637 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, hakkında beraat kararı verildiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir irtibat veya iltisakı olmadığı hususunun ceza mahkemesi kararı ile tescillendiği, lekelenmeme hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bank Asya hesap hareketlerinin yasal nitelik taşıdığı, faizsiz bankacılık işlemi yapılması, EFT ve işlem ücreti alınmaması nedeniyle elinde bulunan parayı bu bankaya yatırdığı, 20/02/2015 tarihli katılım hesabının TMSF tarafından kapatıldığı, diğer 3 katılım hesabını ise örgüt liderinin talimatının aksine 20/08/2014 tarihinde sıfırladığı, hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olduğu ve aleyhine değerlendirilemeyeceği, sendika üyeliğinin anayasal hak olduğu, ilgili sendikadan 31/03/2013 tarihinde ayrıldığı, devletin denetimi ve gözetimi altında faaliyet gösteren bir özel eğitim kurumuna çocuklarını göndermesi hususunun irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, Kimse Yok Mu Derneği'ne örgütsel saiklerle yardımda bulunmadığı, bu derneğe 1 SMS yolu ile yapılan 5 TL miktarlı yardımın insani duygularla yapıldığı ve aleyhine değerlendirilemeyeceği, kamu görevine iade talebinin reddine dayanak yapılan hususlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakı yansıtmadığı, anayasal olarak güvence altına alınmış temek hak ve özgürlükler kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ...Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen... gün ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin istisnai durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 veya Sendika'nın kapatıldığı 23/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, Sendikanın kapatılmasından önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliği sonlandıran kişiler yönünden sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkındaki ceza dosyasında yer alan İl Milli Eğitim Müdürlüğü yazılarında davacının 03/10/2012-31/03/2013 tarihleri arasında Aktif Eğitimciler Sendikasına üyeliğinin bulunduğun belirtildiği, davacının da 31/03/2013 tarihinde sendika üyeliğini sonlandırdığını iddia ettiği, bu tarihten sonra ilgili sendikaya üyeliğinin bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, her ne kadar 2014/12-2016/7 dönemleri arasında sendika kesintisi yapıldığı anlaşılmış ise de, üye kaydı olmayan bir kişiden sendika kesintisi yapılmasının sebebinin davalı idarece açıklanmadığı anlaşıldığından davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "...hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında gizli haberleşmeyi sağlamak amacı ile kullandıkları bylock programını kullandığına dair bir tespit olmayan sanığın örgütle iltisaklı olduğu için KHK ile kapatılmasına karar verilen Aktif Eğitimciler Sendikasına 03/10/2012-31/03/2013 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunduğu anlaşılmış ise de; söz konusu üyeliğinin tek başına örgütsel bir faaliyet olarak nitelendirilebilmesi için bu eylemini örgütün sözde liderinin çağrısı üzerine gerçekleştirdiğinin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmış olmasının gerektiği, sanığın savunmasının aksini ispat edecek veya üyeliği hususunda örgütsel amaçla hareket ettiğini ve legal üyelik faaliyeti dışında örgütsel faaliyetlerde bulunduğunu gösterecek şekilde dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, sanığın terör örgütünün en önemli finans kaynakları arasında yer alan Bank Asya'da hesabı bulunduğu anlaşılmış ise de sanığın hukuki durumunu değerlendirirken sadece hesap açılış ve para yatırma tarihlerinin değil, hesabını kapattığı ya da sıfırladığı tarihlerin de suçun sübutu açısından önem arzettiği, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılan bankanın TMSF'ye devredildiği tarihte örgüt üyelerinin paralarını çekip hesaplarını kapattıkları, 20/01/2004 tarihinde Bank Asya nezdinde açılmış ... numaralı hesabı bulunan sanığın örgüt üyelerinin bu davranış modelinin aksine bu bankadaki hesabını açık tutup para yatırmaya ve çeşitli bankacılık işlemleri yapmaya devam ettiği, aktif kredi kartı kullanımı ve 17/25 Aralık öncesi de katılım hesaplarının/vadeli hesaplarının bulunduğu anlaşılan sanığın bankanın TMSF'ye devredildiği tarihten sonra banka ile müşteri ilişkisinin sona ermediği ve 2016 yılında da hesabında para bulundurmaya devam ettiği, sanığın diğer örgüt mensuplarının aksine ikinci talimat dönemi olan Ağustos Eylül 2014 tarihlerinde rutin dışına çıkan bankacılık işlemi bulunmadığı ve hesap bakiyesinde azalma şeklinde hesap hareketi olduğu, buna göre sanığın bankacılık işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında kaldığı, sanığın çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar sanığın örgütün tepe yöneticisi ... ile irtibatlı olduğu iddia edilmiş ise de ...'ya ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı yazı cevabı ve eklerinden ... adına birden fazla hat bulunduğu, HTS kayıtlarının kişiler arasında sadece bir görüşme ve mesajlaşma olduğunu göstermesi, içerik bilgilerini yansıtmaması nedeniyle, içeriği belirlenemediği sürece silahlı terör örgütü üyeliği suçu yönünden özellikle yatay görüşme olarak kabul edilebilecek ise de sanığın kullandığı hat ile ... adına kayıtlı telefon arasında 12/05/2014 (2 kez arama-aranma) ve 14/05/2014 (1 kez mesaj) dışında başkaca yoğun sık irtibat bulunmadığı, bu nedenle sanığın aleyhine kullanılabilecek bir delil niteliğinde kabul edilemeyeceği,..." gerekçesiyle beraat kararı verildiği, bu karar karşı yapılan istinaf istemi ise ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedildiği anlaşılmıştır. Dava dosyasının ve yukarıda yer verilen davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararının birlikte incelenmesinden; davacının Bank Asya hesabının açılış tarihinden itibaren rutin bankacılık işlemleri ile aktif olarak kullanıldığı anlaşıldığından, söz konusu hesap hareketlerinin davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. 25/08/2014 tarihinde Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan SMS yolu ile yapılan 10 TL tutarlı yardımın ise örgütsel saiklerle yapıldığına ilişkin herhangi bir verinin dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, dava dosyasından, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.