7. Hukuk Dairesi 2011/3722 E. , 2011/7954 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 200 ada 3 parsel sayılı 118.89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı …
**7. Hukuk Dairesi 2011/3722 E. , 2011/7954 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 200 ada 3 parsel sayılı 118.89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece kesin süre nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Öğreti ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, kesin süreden söz edilebilmesi için öncelikle verilen sürenin yapılması istenilen işlerin yerine getirilebilmesine uygun olması, yapılması istenilen işlerin neler olduğunun, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçlarının açıkça ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ara kararında gösterilmesi, kesin süreye uymamanın hukuki sonuçları konusunda kendisine kesin süre verilen tarafın uyarılması, uyarı yapıldığının da tutanağa geçirilmesi zorunludur. Somut olaya gelince, dosya içeriğinden mahkemece 22.09.2010 günlü duruşma oturumunda davacı yokluğunda davacı ...'e 10/11/2010 günü saat 12.00’den itibaren yapılacak keşifte kalem kalem belirtilen toplam 515,00 TL keşif giderini yatırması için ihtarın tebliğinden sonra 30 günlük kesin süre verildiği, davacının verilen süreye rağmen keşif giderini mahkeme veznesine depo etmediği, kesin süreyi içeren ihtarın davacıya 01/10/2010 günü tebliğ edildiği keşif günü olarak da 10/11/2010 tarihinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Verilen kesin süre sonunda keşif gideri mahkeme veznesine depo edilse dahi, sürenin son günü olan 01/11/2010 tarihi ile keşfin yapılacağı 10/11/2010 tarihi arasında bilirkişi ve tanıklara çıkarılacak davetiye için yeterli süre kalmadığı, Tebligat Tüzüğünün 12.maddesi hükmü nazara alındığında en az 15 günlük tebliğ süresinin dikkate alınması yasal zorunluluktur. Bu durumda mahkemece belirlenen kesin süre ile keşif günü arasında davetiyelerin tebliği için makul bir süre bırakılmamıştır. Bu olgular gözetildiğinde mahkemece verilen önelin yöntemine uygun nitelikte olduğundan söz edilemez.