5. Hukuk Dairesi 2013/25055 E. , 2014/10375 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/05/2013 NUMARASI : 2012/93-2013/358 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, tar…
**5. Hukuk Dairesi 2013/25055 E. , 2014/10375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/05/2013 NUMARASI : 2012/93-2013/358 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: -K A R A R- Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1-Dava konusu taşınmaz ile emsallerin zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü ve özel amaçlı olmayan değerlendirme tarihine yakın tarihli satış olması gerekir. Dava konusu taşınmaz Yazıcık mahallesinde; emsal ise Karagöz mahallesinde olup, emsal satış tarihi ile değerlendirme tarihi olan dava tarihi arasında yedi yıl fark vardır. Ayrıca dava konusu taşınmaz ile kıyasi emsal alınan taşınmazın emlak vergi değerleri karşılaştırıldığında emsal taşınmazın dava konusu parselden 24.10 kat değerli olduğu belirtildiği halde bilirkişi kurulu raporunda gerekçesi gösterilmeden emsalin 13.89 kat değerli kabul edildiğinden rapor inandırıcı değildir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu Yazıcık mahallesinde benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara yakın bölgelerden ve yakın satış tarihli, özel amaçlı olmayan emsaller bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal getirtilip, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, 2-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi'nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, acele el koyma kararından sonra davalı adına bankaya bloke edilen miktarın tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsubundan sonra kalan fark bedele 07.12.2012 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için faiz yürütülmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.