7. Hukuk Dairesi 2010/5474 E. , 2011/3891 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 1 ve 6, 107 ada 2 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 3222.00 m2, 1449.04 m2, 944.90 m2, 635.49 m2 yüzölçümdeki taşınmazlar davalıların miras bırakanı ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazların mi…
**7. Hukuk Dairesi 2010/5474 E. , 2011/3891 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 1 ve 6, 107 ada 2 ve 5 parsel sayılı sırasıyla 3222.00 m2, 1449.04 m2, 944.90 m2, 635.49 m2 yüzölçümdeki taşınmazlar davalıların miras bırakanı ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazların miras bırakanı ... ...'tan kaldığını, mirasçıları arasında yapılan taksim sonucunda kendisine düştüğünü öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların davalıların miras bırakanı ... ...'tan kaldığı, mirasçıları tarafından terekenin taksim edilmediği, bir an için taksim edildiği kabul edilse dahi davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma hükme yeterli değildir. Davacı dava dilekçesinde tanık deliline de dayanmıştır. Ne var ki mahkemece davacıya tanık listesini ibraz etmesi için yöntemine uygun sekilde süre verilmediği gibi davacının delilleri toplanmadan keşif kararı verildiğinden, tanıklar keşif mahallinde hazır da edilmediğinden dinlenmemiştir. Keşif yapıldıktan sonra davacı tarafından bilirkişi raporuna karşı itirazları ile tanıklarının listesini bir dilekçe ile mahkemeye sunduğu, tanıkları keşif mahallinde dinlenmediği için yapılan keşfe itiraz ettiği, tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi için yeniden keşif yapılması talebinde bulunduğu halde mahkemece 21.04.2010 tarihli oturumda gerekçe gösterilmeden talebin reddine karar verilmesi dahi isabetsizdir. O halde mahkemece önceden dinlenen mahalli bilirkişi, tutanak bilirkişileri, davalı tanıkları ile davacının bildirdiği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak içeriği ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişileri de dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 08.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.