T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/259 - 2026/465 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/259 KARAR NO : 2026/465 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2022/539 E. - 2023/680 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinc…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/259 - 2026/465 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/259 KARAR NO : 2026/465 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2022/539 E. - 2023/680 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2023 tarih ve 2022/539 E. - 2023/680 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 24.02.2022 tarihinde çıkan Rusya-Ukrayna savaşından dolayı müvekkili şirketin Belarus'a ve Ukrayna'ya gerçekleştirmiş olduğu ihracata ait araçların, Ukrayna'da mahsur kaldığını, Ukrayna Hükümeti tarafından araçlarda bulunan ürünlere el konulduğunu, Odesa Bölgesi Devlet İdaresi Odesa Bölgesi Vıskova İdaresinin 01.03.2022 tarih ve 37/A-2022 nolu talimatına göre "20 ton domates (... plakalı araçta bulunan" ürünlere Ukrayna kolluk kuvvetleri ve savunma kuvvetlerinin diğer birikimlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için el konulduğunu, el konulan malların bir kısmının taşındığı ... plakalı araca ise el koyma tutanaklarında hiç yer verilmediğini, araç şoförünün savaş hattında mahsur kaldığını kendisine 3 gün boyunca ulaşılamadığını, kendini savaş hattından kurtaran şoförün mallara el konulduğunu beyan ettiğini, müvekkilin davalı ... Sigorta Şirketi ile akdettiği Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi bulunduğunu, 14.01.2022 -14.01.2023 tarihli Nakliye Blok Abonman sözleşmesine göre sözleşmenin konusu sigortalının tüm dünya ülkelerine ihraç edeceği ithal edeceği veya Türkiye içinde karayolu ile sevk edeceği "Narenciye Yaş Sebze Meyve" emtiasının nakliyat sigortası oluşturduğunu, sözleşmenin genel nitelikte bir abonman sigorta sözleşmesi olmasından kaynaklı olarak tüm dünya ülkelerinde geçerli olduğunu, Sözleşmenin devamında özel hükümleri barındıran kısımda yer alan "Not: 8" başlığı altında istisna olan ülkelere "Afganistan, Irak, Lübnan, Libya, Suriye, Somali, Eritre ve Kuzey Kore" olarak belirlendiğini, diğer ülkelerin sigorta kapsamı dışında tutulmadığını, buna rağmen sigorta şirketine yapılan tüm yazılı başvuruların cevapsız bırakıldığını ve sözlü olarak savaş halinin poliçe kapsamı dışında olduğu bildirilerek taleplerinin reddedildiğini, sözleşmenin "SİGORTA TEMİNATLARI VE ÖNEMLİ NOTLAR" kısmında "Not: 3" başlığı altında "Harp ve grev ya da sadece Grav teminatı, sevkiyatın başlangıç tarihinde ve/veya teminat müddeti içinde yürürlükte bulunana veya yürürlüğe konulacak olan ... tablosundaki cari fiyat ve çartlarına tabi olacak olup sigortacının yer alan risk sınırlarına göre (düşük/yüksek)fiyatlandırma yapma hakkı saklıdır" hükmünün yer aldığını, dolayısıyla Harp rizikosunun açıkça sigorta teminatları arasında yer aldığını, Sigorta Kanunu'nun 11/4. maddesine göre, sigorta sözleşmesinden kapsam dâhiline alınmış olan risklerin açıkça belirtilmesi gerektiğini, hüküm uyarınca, sigorta sözleşmesinde kapsam dışı bırakılmamış olan bütün risklerin, riziko taşıma yükümlülüğü kapsamına girdiğini, özel hükümlerde bir kısım haller sigorta teminatı haricindedir olarak belirtilmesine rağmen; harp sigorta teminatı haricinde olarak belirtilmediğini, aksine sigorta teminatları ve önemli notlar kısmında teminat kapsamında olduğunun bildirildiğini, taraflar arasında akdedilen poliçede tüm rizikolar olarak bilinen ICC(A) teminat türü seçilmiş olup, bunun için ayrıca % 0,0700 ek bir fiyatlandırma yapıldığını, hatta fiyatlandırmaya ilişkin açıklama kısmında "grev" teminatının fiyata dahil olduğu açıklamasının yer aldığını, Poliçede "Not: 3" başlığı altında harp ve grev aynı riziko içinde ele alınmış olduğundan teminat açısından ayrı bir fiyatlandırma yapılmadığını, onun yerine en geniş kapsamlı ICC(A) teminat türü için küçük bir fiyatlandırma farkı öngörüldüğünü, Not: 8'de "Afganistan, Irak, Lübnan, Libya, Suriye, Somali, Eritre ve Kuzey Kore ülkelerine yapılacak olan sevkiyatlar, bu ülkelerden yapılacak olan sevkiyatlar ve bu ülkelerde yapılacak aktarmalar teminat haricidir." ibaresi yer almakta olup, söz konusu hüküm içerisinde Rusya, Ukrayna, Moldova, Belarus bulunmadığını, sözleşmenin özel hükümler, sözleşmenin ikinci ve üçüncü sayfasında "Sigorta Teminatları ve Önemli Notlar" başlığı altında Sigorta Teminatları ve adet ayrıntılı düzenleme yapıldığı halde, söz konusu bu özel hükümlerin hiçbirinde harp rizikosu için sınırlamadan söz edilmediğini, sözleşmede "Harp ve grev ya da sadece Grev teminatı, sevkiyatın başlangıç tarihinde ve/veya teminat müddeti içinde yürürlükte bulunana veya yürürlüğe konulacak olan Munich RE Marine Sehedule for Cargo War&Strikes tablosundaki cari fiyat ve çartlarına tabi olacak olup sigortacının yer alan risk sınırlarına göre (düşük/yüksek)fiyatlandırma yapma hakkı saklıdır" harp halinde ödemenin nasıl olacağı izah edilerek teminat kapsamında olduğu esasen ortaya konulduğunu ileri sürerek, şimdilik 10,00 $ ve 10,00 £ olan belirsiz alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek bankaların para birimi için bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile tahsiline, faizi aşan soyut aşkın zararlarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı vekilinin iddiasının aksine Munih Re Marine Scheule for Cargo War&Strike Klozuna göre sigortacı tarafından risk grubuna göre belirlenecek olanın teminat değil, fiyatlandırma bir diğer ifade ile prim miktarı olduğunu, dolayısıyla davacı vekilinin tazminatın belirsiz olduğuna ilişkin iddiasının doğru olmadığını, ICC (A) klozunda da "harp" ve "el koyma" teminat dışı olduğunu, ayrıca sözleşmede karayolu ve demiryolu taşımaları için harp teminatı verilmediğini, teminatın sadece ICC (A) klozu ve grev için olduğunun da belirtildiğini, Münih RE Marine Schedule For Car&Strikes klozuna göre harp riskinin yalnızca deniz ve hava yoluyla yapılan geçiş sırasında karşılanacağını, harp için teminat verilmiş olsaydı dahi risk, deniz ya da hava yoluyla geçiş sırasında meydana gelmediğinden davalının sorumluluğu bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olayda riskin hava ya da deniz taşıması sırasında meydana gelmediği gibi savaş silahları sonucu doğmuş zarar da bulunmadığını, Sözleşmede, Held Cover olarak belirlenen ülkelerdeki taşımalar için grev ve harp teminatının geçerli olmayacağının taraflarca kabul edildiğini, sözleşme gereği 150.000 TL'yi aşan sevkiyatlar için sigortacının ön onayının alınmasının şart olduğunu, ekspertiz raporuyla da ortaya konduğu üzere tazminata konu her sevkiyat bedelinin 150.000,00 TL'yi aştığının anlaşıldığını, sigortalı tarafından yapılmış bir bildirim söz konusu olmadığından doğal olarak sigortacıdan alınmış bir onay da olmadığını, sözleşme yabancı para üzerinden düzenlenmediği gibi sözleşmede yabancı para kaydı da olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin teminatın kapsamını belirleyen Enstitü Yük Klozları A (ICC A)' da savaş halinin kapsam dışında tutulduğu, ancak sözleşme serbestisi çerçevesinde tarafların aksini kararlaştırmasının mümkün olduğu, sözleşmenin "Sigorta Teminatları ve Önemli Notlar" kısmında "Not:3" başlığı altında öngörülen düzenleme uyarınca fiyat farkının grev rizikosuna yönelik olarak ayrıca hesaplandığı, aydınlatma metninde grev rizikosu için ayrıca fiyatlandırma yapıldığı, sözleşmenin esasını teşkil eden ICC A hükümleri uyarınca savaş halinin esasen kapsam dışı olduğu, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğini, nitekim tarafların yine teminat harici bulunan grev rizikosunu teminat içerisine aldıklarını, savaş rizikosuna ilişkin özel bir fiyatlandırma yapılmadığı, poliçenin 4. sayfasında karayolu/demiryolu taşımalarında harp rizikolarının teminat harici olduğu esasının hükme bağlandığından hareket edildiğinde, gerçekleşen rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, taraflar arasında 14.01.2022-2023 tarihleri arasını kapsar şekilde Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi sözleşmesi yapıldığı, Nakliye Blok Abonman sözleşmesine göre, sözleşmenin konusunun, sigortalının tüm dünya ülkelerine ihraç edeceği ithal edeceği veya Türkiye içinde karayolu ile sevk edeceği "Narenciye Yaş Sebze Meyve" emtiasının nakliyat sigortası oluşturduğu, sözleşme genel nitelikte bir abonman sigorta sözleşmesi olmasından kaynaklı olarak tüm dünya ülkelerinde geçerli olduğu, sözleşmenin devamında özel hükümleri barındıran kısımda yer alan "Not:8" başlığı altında istisna olan ülkelere "Afganistan, Irak, Lübnan, Libya, Suriye, Somali, Eritre ve Kuzey Kore" olarak belirlendiği, diğer ülkelerin sigorta kapsamı dışında tutulmadığı, sözleşmenin "Sigorta Teminatları ve Önemli Notlar" kısmında "Not:3" başlığı altında "Harp ve grev ya da sadece Grev teminatı, sevkiyatın başlangıç tarihinde ve/veya teminat müddeti içinde yürürlükte bulunana veya yürürlüğe konulacak olan "..." tablosundaki cari fiyat ve şartlarına tabi olacak olup sigortacının yer alan risk sınırlarına göre (düşük/yüksek) fiyatlandırma yapma hakkı saklıdır" hükmü yer almak söz konusu hüküm bu rizikoların teminat altına alındığı anlamına gelmeyip, iş bu rizikoların fiyatlandırılması usul ve esaslarını düzenlediği, poliçede açıklamalar kısmında açıkca grev için fiyat farkı uygulandığı, "karayolu ve demiryolu taşımalarında harp rizikoları temin edilmez" lafzı ile harp rizikosunun teminat harici bırakıldığının anlaşıldığı, aydınlatma meninde de grev rizikosu için ayrıca fiyatlandırma yapıldığının anlaşıldığı, bu esaslardan yola çıkıldığında, sözleşmenin esasını teşkil eden ICC A hükümleri uyarınca savaş halinin kapsam dışı olduğu, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği, nitekim tarafların yine teminat harici bulunan grev rizikosunu teminat içerisine aldıklarını, savaş rizikosuna ilişkin özel bir fiyatlandırma yapılmadığı, poliçede açıkça karayolu ile taşımalarda savaş rizikosunun kapsam haricinde olduğunun hükme bağlandığı, bu itibarla davacının 24 Şubat 2022 Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında yaşanan savaş nedeniyle Ukrayna ülkesinde el konulan malların bedelini sigorta poliçesi kapsamında istemesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin hatalı ve eksik inceleme ile hazırlanmış bilirkişi raporunu hükme esas almak suretiyle usule ve yasaya aykırı karar verdiğini, sigorta sözleşmesinde kapsam dışı bırakılmamış olan bütün risklerin riziko taşıma yükümlülüğünün kapsamına girdiğini, sözleşme içerisinde ayrık tutulan bütün rizikoların belirtilmesine rağmen özellikle 2. sayfa 3. notta açıkça "grev/harp & grev rizikolarında güncel 'münich re marine schedule for cargo war&strıkers tablosundaki fiyat ve şartlarına tabi olacaktır ve uygulanacaktır" açıklamasının yer aldığını, söz konusu özel hükmün sigorta yaptıran müvekkili açısından haklı bir güven oluşturduğunu, ilgili sayfanın ve özel notun devamında "HELD COVER olarak belirtilen bölgelere yapılacak taşımalar için GREV/HARP teminatının geçerli olmayacağı, karayolu ve demiryolu taşımalarında harp rizikoları temin edilemez" beyanı ile bazı ülkeler hariç özel fiyat ve şartlarla harp rizikosunun teminat kapsamında olduğu açıkça vugulanmışken hemen ardından konu bütünlüğü bozularak özel ve teknik terimlerle kara ve demir yollarında harp rizikosunun uygulanıp uygulanmayacağı konusuna değinildiğini, oysa açık ve anlaşılır şekilde harp rizikosu veya harbe bağlı tüm mücbir sebep ve el koymalar kapsam dışında bırakılabilecekken veya 'held cover' olarak belirtilen bölge ve ülkeler açıkça belirtilerek müvekkilinin tam ve kapsamlı bir şekilde bilgilendirilmesi sağlanabilecekken anlaşılmaz şekilde karışık ve belirsiz ifadelere yer verildiğini, müvekkilinin en çok ihracat yaptığı ülkelerin Ukrayna ve Rusya olduğunu, müvekkiline bu ülkelerin teminat dışı olduğu açıkça bildirilmiş olsaydı veya teminat altına alınan rizikolar hakkında müvekkili net bir şekilde aydınlatılsaydı müvekkilinin farklı bir sigorta poliçesi düzenlemeyi tercih edeceğini, davalının belirsiz ifadeler kullanarak, teminat kapsamındaymış gibi bir algı bırakarak müvekkiline karşı aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, müvekkilinin normalde akdetmeyeceği bir sözleşmeyi akdetmesine neden olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi sözleşmesi yapıldığı, Nakliye Blok Abonman Sözleşmesine göre, sözleşmenin konusunun, sigortalının tüm dünya ülkelerine ihraç edeceği ithal edeceği veya Türkiye içinde karayolu ile sevk edeceği "Narenciye Yaş Sebze Meyve" emtiasının nakliyat sigortası oluşturduğu, sözleşmenin esasını teşkil eden ICC A hükümleri uyarınca savaş halinin kapsam dışı olduğu, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği ancak savaş rizikosuna ilişkin özel bir fiyatlandırma yapılmadığı, davacının, Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında yaşanan savaş nedeniyle Ukrayna ülkesinde el konulan mallarının bedelini dava konusu sigorta poliçesi kapsamında istemesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.