1. Hukuk Dairesi 2012/8321 E. , 2012/11575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KUMLUCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/09/2010 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar A. D., S. S., İ. G. ve M. A. tarafından süresinde, katılma yolu ile davacı vekilince temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görü
**1. Hukuk Dairesi 2012/8321 E. , 2012/11575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KUMLUCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/09/2010 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar A. D., S. S., İ. G. ve M. A. tarafından süresinde, katılma yolu ile davacı vekilince temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine Dairece; " Kısa kararda bulunmadığı halde, gerekçeli kararda davacının, yargılama sırasında, dava konusu 1269 parseldeki malik olma sıfatı sona eren davalı M.D. yönündeki talep ve davasının davalı husumet yokluğu ortadan kalkması nedeniyle reddine hükmedilerek kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılmasının doğru olmadığı ” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü katılma yolu ile 20.12.2010 tarihinde temyiz eden davacı vekiline davalıların temyiz dilekçeleri 03.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. O halde; HUMK'un 433/2. maddesi hükmü gereğince yasal 10 günlük cevap süresi içinde katılma yolu ile temyiz isteğinde bulunulmadığına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE. Davalıların temyiz itirazlarına gelince; Davacı O. D., 1456 parsel sayılı taşınmazına, komşu parsel maliki davalıların taşkın sera yapmak suretiyle müdahale ettiklerini, öte yandan çekme mesafesine de uyulmadığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım istekli eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında davacının anılan taşınmazını 27.04.2009 tarihinde dava dışı N. K.'ya satış suretiyle devrettiği, yeni malikin aynı avukata vekalet vererek davayı takip ettiği anlaşılmaktadır.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Çekişme konusu 1456 parsel sayılı taşınmazın 108,05 m²'lik bölümüne davalı S. S.'nın, 85,20 m²'lik bölümüne davalı H.Ç.'ın, 18,48 m²'lik bölümüne davalı A. D.'ın, 74,62 m²'lik bölümüne ise davalılar S.G.ve A. D.'ın müdahale ettikleri belirlenmek ve benimsenmek suretiyle anılan bölümlere elatmanın önlenmesine ve bu kısımlardaki seranın yıkımına, öte yandan uzman bilirkişi tarafından saptanan ecrimisile hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar A. D., S. S., İ. . ve M. A.'nun bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, davalılar tarafından çekme mesafesine uyulmadan sera inşa edilmesi keyfiyeti idareyi ve ve idari yaptırımı ilgilendirdiği halde, davalıların taşınmazlarında yeralan seraların çekme mesafesi gözetilerek ortak sınırdan geri çekilmesine yönelik talebin kabulü ile çekme mesafesi içinde, ancak davalıların mülkiyet sınırları içerisinde bulunan sera bölümlerinin kal'ine karar verilmiş olması isabetsizdir. Davalılar A.D., S. S., İ. G. ve M. A.'nun belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.