T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/355 - 2026/410 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/355 KARAR NO : 2026/410 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2023/62 E. - 2023/347 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/355 - 2026/410 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/355 KARAR NO : 2026/410 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2023 NUMARASI : 2023/62 E. - 2023/347 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/11/2023 tarih ve 2023/62 E. - 2023/347 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2016/90048, 2020/83607 sayılı "...", "...+şekil" ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2021/048063 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, müvekkili şirketin “...” ibaresini yıllardır marka olarak aralıksız ve yoğun biçimde kullandığını, dava konusu markanın müvekkiline ait “...” esas unsurlu markalar ile görsel, sesçil ve anlamsal olarak neredeyse aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, aralarında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu markanın tescili halinde müvekkilinin tanınmış markalarının imajından haksız yarar sağlayacağını ve ayırt ediciliğini zayıflatacağını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-16548 sayılı kararın iptali ile 2021/048063 başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 29 ve 30. sınıflarda tescilli 2004/20859 numaralı “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde benzerlik ve ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili markasının gıda sektöründe bilinen bir marka olduğunu, “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik sağlamadığını, müvekkilinin 20 yıldır kullandığı markasının ayırt edici ve özgün nitelik taşıdığını, “...” kelimesinin kimseye özgülenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin yer almasının, markaları görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediği, davacının 2016/90048, 2020/83607 sayılı markaları özelinde dava konusu marka kapsamında bulunan emtiaların ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının kısmen gerçekleşmiş olmasına rağmen, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ayırt ediciliği düşük "..." ibaresini markasal kullanımda tercih eden davacının, söz konusu ibarenin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, davalının önceki tarihli “...” ibareli markası ile sonraki tarihli markası sınıf bakımından değerlendirildiğinde, davalı dava konusu marka başvurusunda sınıf kapsamını genişlettiğinden müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın, müvekkilinin "..." esas unsurlu seri markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, zira bu ibarenin dava konusu markanın da asli unsurunu oluşturduğunu, bunun yanında başvuru markasının müvekkilinin markalarının tescilli olduğu sınıflarda tescil edilmek istendiğini, bu nedenle ilgili tüketici kesimi nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin seri markalarından biri algısını uyandıracağını, mahkemece bilirkişi raporunun aksi yönde hatalı karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/05/2019 tarih ve 2018/2255 E.- 2019/3878 K. sayılı kararında da "..." ibaresinin İngilizce karşılığı olan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabul edildiği, zayıf ibareleri marka olarak seçenlerin bu ibarelerin yapılan küçük değişiklerle başkaları tarafından kullanılmasına katlanmalarının gerektiği, somut uyuşmazlıkta da "..." ibaresinin önüne eklenen "..." ibaresiyle davaya konu markanın, davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim "... ... +şekil" ile "..." ibareli markaları benzer bulmayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2024 tarih, 2023/5166 Esas, 2024/7006 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararında kabul edildiği üzere iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olması karşısında, davacı vekilinin bilirkişi raporunun aksi yönde karar verilmesine yönelik itirazlarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.