T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1385 - 2025/1584 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1385 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1584 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/654 E 2023/585 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZILDIĞI…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1385 - 2025/1584 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1385 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1584 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/654 E 2023/585 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili aleyhine ilamsız icra takibine konu edilen çekteki keşideci imzasının müvekkili şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını, müvekkilinin icra takibinin kesinleşmesi nedeni ile fiili hacize maruz bırakıldığını bu suretle dosya borcunu icra baskısı ve fiili haciz ile ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek Eskişehir 3.İcra Dairesi'nin 2020/5179 e sayılı icra takip dosyasına icra ve fiili haciz baskısı altında dosya borcu olan 34.908,30 TL’ yi ödeyen müvekkilinin haksız olarak ödediği dosya borcunun tamamının davalıdan tahsili ile müvekkiline istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı yargılamaya katılmadığı gibi cevap dilekçesi de sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece ; Eskişehir 3. İcra Müdürlüğünün 2020/5179 E sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığı bu nedenle davalı tarafından icra dosyasına yalnızca çekin fotokopisinin sunulduğu, icra dairesine çekin aslının sunulmadığı, davacı vekilinin 25/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda ... Şubesinin 30.12.2018 vadeli, 24.000-TL bedelli çek üzerinda "İş bu çek üzerindeki keşideci imzası ile yetkili keşideci imzası birbirini tutmadığı anlaşıldığından işleme alınmamıştır" açıklamasının mevcut olduğu, ilgili banka şubesinin imzaların birbirini tutmadığı gerekçesi ile çeki işleme almadığını belirttiği ve çek aslının temininin mümkün olmadığı, dosyanın sürüncemede kalmaması adına çek aslının istenmesinden ve imza incelemesinden vazgeçilmesini talep edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; davamızın temelini oluşturan ilamsız takibe dayanak çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığı hususu ve icra baskısı altında müvekkil tarafından davalıya yapılan ödemelerin haksız olduğu ve söz konusu ödemelerin istirdadı talepli davanın kabulü gerekirken reddi kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; çek aslı sunulmadan girişilen ilamsız icra yoluyla takipte imzanın inkarına dayalı istirdat davasında çek aslının ibraz edilememesi nedeniyle ispat yükünün tayini ve mahkemece yapılan incelemenin yeterli olup olmadığı hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; ilamsız icra yoluyla takibe dayanak çekte keşideciye atfen atılı bulunan imzanın sahteliği iddiasına dayalı icra tehdidi altında ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, Eskişehir 3. İcra Müdürlüğünün 2020/5179 Esas sayılı dosyasında icra takibine konu çekteki keşideci sıfatıyla atılı bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmektedir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde; ilk derece Mahkemesi'nden evrak aslı üzerinde bir inceleme yapılmasının sağlanması amacıyla çek aslını ibraz eden hamil davalı şirkete ve ibraz edilen bankaya müzekkere yazılarak evrak aslının celbinin istenilmesine gerek olmadığını çek aslının takip dosyasına ibraz edilmediği ve davalının yargılamaya katılmadığı bu çerçevede bankanın çekte keşideci imzasının şirket yetkilisinin imzasına benzemediğine dair meşruhat ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davacının çek aslının getirtilmesi ve imza incelemesinden vazgeçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, dava konusu çekin dava açıldıktan sonra davalı alacaklı vekilinin çek aslını sunmadan giriştiği takip üzerine tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davalı alacaklı tarafça çek aslının ibraz edilemeden icra takibe girişildiği, mahkemece çek aslının ibrazı yönünden lehtara ve hamil davalıya tebligat yapılamadığı, çekin arkasındaki şerhte ise "çekin ibrazında keşideci imzası tutmadığından işlem yapılamadığı" ibaresinin yazılı bulunduğu görülmüştür. Kural olarak çekteki imzanın geçerli ve keşideciye ait olduğunu ispat yükü davalı alacaklıda olup, ispat yükünün göz ardı edilerek doğrudan davacı borçlunun çek aslını temin etmesi gerektiğinden ve çek aslının getirtilmesi ve bilirkişi incelemesinden vazgeçilmesi gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından alacaklı davalının imzanın doğruluğunu ispat etmesi gerektiği hususu üzerinde durularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. O halde davalıya savunmasını ispatlama olanağı tanınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükünde yanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/654Esas, 2023/585Karar ve 08/06/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 15/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."