(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/16225 E. , 2012/25370 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı Sağlık Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacın…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/16225 E. , 2012/25370 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı Sağlık Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının çalışmasının alt işveren şirket işçisi olarak gösterilse de gerçekte baştan beri davalı Sağlık Bakanlığının işçisi olduğu, davalı tarafından iş sözleşmesinin geçersiz olarak feshedildiğini beyanla işe iade kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı Sağlık Bakanlığı cevabında, davacının işçileri olmadığını, kanunlara uygun olarak firmalara ihale ile verilen işte yüklenici şirket elemanı olarak çahşitğını ileri sürerek davanın reddi karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. cevabında davacının Sağlık Bakanlığından süreli olarak ihale ile ... işte çalıştığını, gerçekte Sağlık Bakanlığı işçisi olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacının yaptığı sağlık birimindeki kan alma işinin davalı Sağlık Bakanlığının asıl işi olduğu, bölünüp alt işverene verilebilecek nitelikte bir iş olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacının Sağlık Bakanlığına ait işyerine işe iadesine karar verilmiştir. Kararı davalı Sağlık Bakanlığı vekili süresinde temyiz etmiştir. Taraflar arasında temel uyuşmazlık asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; "bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmıştır. Buna göre asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesi ancak işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi halinde mümkün olabilecektir. Aksi halde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulduğundan söz edilemeyecek ve bu işte çalıştırılan işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görecektir.