10. Hukuk Dairesi 2016/4966 E. , 2018/6240 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı ...vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazı…
**10. Hukuk Dairesi 2016/4966 E. , 2018/6240 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı ...vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz eden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Hükme esas alınan kusur raporunda; "... Şti.'nin % 60, asıl işveren ... Ltd. Şti.'nin % 25, şantiye şefi ...'nun % 5, formen olarak çalışan ...'ın % 5, (alt işveren firmanın sorumlusu ...'ın % 5 oranında kusurlu olduğu" şeklinde kusur tespiti yapılmıştır. Mahkemece, davalı şirketler arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilerek Kurum zararının tamamından davalı şirketlerin sorumlu olduğu kabul edilmiş müşterek ve müteselsilen tahsile karar verilmiş, davalı gerçek kişiler ise üçüncü kişi kabul edilerek Kurum zararının yarısı ile sınırlı olarak müşterek ve müteselsilen tahsile karar verilmiştir. İşveren veya üçüncü kişiye karşı açılan davalarda 5510 sayılı Kanunun 21. maddesine göre rücu alacağından sorumluluk belirlenirken kural olarak, işveren yönünden 1. fıkraya göre gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutar esas alınmalı, üçüncü kişi bakımından 4. fıkra gereğince gerçek zarar gözetilmeksizin gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı benimsenmeli ve bunlara kusur oranları uygulanmalı ise de işveren ve üçüncü kişinin birlikte taraf olarak yer aldığı, başka anlatımla aynı anda 1. ve 4. fıkralara dayalı uyuşmazlıklarda, fıkralarda yer alan hükümlerin nasıl anlaşılması ve giderek ne şekilde uygulama yapılması gerektiği önem arz etmektedir.