T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/9290 Karar No : 2025/9000 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Kurulu / ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden ince…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/9290 E. , 2025/9000 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/9290 Karar No : 2025/9000 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Kurulu / ... DAVANIN KONUSU : Davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ...tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı maaş kesintilerinin görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Görevden uzaklaştırılması üzerine ifade vermek üzere kendiliğinden Konya Cumhuriyet Başsavcılığına geldiği, soruşturma dosyasında suç teşkil edecek veyahut irtibat ve iltisakını ortaya koyacak herhangi bir emarenin mevcut olmadığı, başarılı bir öğrenci olması sebebiyle lise döneminde bölgenin en iyi okulu ve ücretsiz okuma imkanı sağladığı için örgütün Van ilindeki kolejine gittiği, üniversiteyi kazanınca kendisine edilen telefon ile ücretsiz barınma imkanı sağlanması, yurt sonuçlarının geç açıklanması ve uzak olması nedeniyle barınma amacıyla örgüte ait evlerde kaldığı, hiçbir zaman örgütün adamı olmadığı, hiçbir görev almadığı, ilk fırsatta arkadaşının vasıtası ile örgüte ait evlerden çıkarak ... Vakfına ait evlerde kalmaya başladığı, mezun olduktan sonra hakim savcı sınavlarına memleketi Van/Çaldıran'da hazırlandığı, ailesinden kimsenin FETÖ/PDY soruşturmasına tabi tutulmadığı, olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin olağanüstü hal dönemiyle sınırlı olduğu, söz konusu KHK'lara dayanılarak meslekten çıkarma kararı verilemeyeceği, suçta ve cezada kanunilik, hakimlik ve savcılık teminatı ilkelerinin ihlal edildiği, dava konusu kararda hiçbir somut gerekçeye yer verilmediği, kişiselleştirme yapılmadığı ve somut delil ortaya konulamadığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması mecburi olduğundan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararında belirtilen gerekçeyle kısmen bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu kararların iptali, davacının görevden uzaklaştırma nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının isteminin incelenmeksizin reddi yolunda verilen 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararının dava konusu kararların iptaline ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, bozulan kısım yönünden gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dairemizin 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararının kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere; Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiş ve bu maddenin (A) fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi ile benzer şekilde, yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verileceği, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) fıkrası uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği düzenlenmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (A) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararıyla, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından... tarih ve... sayılı kararla reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararların iptali ile ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı maaş kesintilerinin görevden uzaklaştırma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda...Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Dairemizin 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararının kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir: 1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları. 2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri. 3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası. 4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği Dairemizin 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararının kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere; 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle “terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler” hakkında dört yıl süreyle uygulanmak üzere meslekten çıkarma yaptırımı öngörülmüştür. Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat; anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması hâlinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır. 2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kısmen bozma kararında belirtildiği üzere; Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu yaptırımın uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet veya iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir. Dava konusu kararın dayanağı olan deliller davalı idare tarafından dava konusu kararın tesisinden önce tespit edilerek ve savunması alınmak suretiyle davacıya bildirilmiştir. Bunun yanında, dava konusu karar ile ilgili olarak karar tarihinden sonra tespit edilerek davalı idare tarafından dosyaya sunulan birtakım delillerin, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olması halinde, dava konusu kararın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir. Kaldı ki, dava konusu kararın gerekçesi olarak daha önce davacıya bildirilmemiş olmakla birlikte yargılama safahatında dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek bu bilgi ve belgelere karşı etkin bir şekilde beyanda bulunma imkânı tanınmıştır. Öte yandan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca bir yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu yaptırımın sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür. Bununla birlikte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (A) fıkrası uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik yaptırımın uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında açılan ceza soruşturmasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan yaptırımın hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararda; Davacının kendi beyanı yönünden, lise döneminde verilen burs imkânı nedeniyle ve eğitim amacıyla FETÖ/PDY yapılanmasına ait okulda eğitim gördüğüne, üniversite eğitimi döneminde barınma amacıyla iki yıl süreyle örgüte ait evlerde kaldığına, 2012 yılında örgüt evinden ayrıldığına ve daha sonra örgütle herhangi bir bağlantısının kalmadığına yönelik davacının beyanlarının, bir başka ifadeyle lise döneminde örgüte müzahir okula giderken eğitim saikiyle hareket ettiğinin, üniversite eğitimi sırasında iki yıl süreyle barınma amacıyla örgüt evinde kaldığının aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının örgüte müzahir liseye gittiğine, üniversite döneminde örgüt evlerinde kaldığına yönelik beyanı örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, tanıkların davacının liseyi örgüte müzahir okulda okuduğu ve üniversite eğitimi döneminde iki yıl süreyle örgüt evinde kalarak 2012 yılı itibarıyla bu evden ayrıldığına yönelik beyanlarının davacı tarafından da ikrar edildiği, kaliteli eğitim ve burs karşılığında liseyi örgüte müzahir okulda okuduğuna ve barınma amacıyla üniversite döneminde iki yıl süreyle örgütün evlerinde kalarak 2012 yılı itibarıyla kaldığı evden ayrıldığına ve ... Vakfı isimli vakfa ait evlerde kaldığına yönelik davacının beyanlarının aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, söz konusu tanık beyanlarının, davacının örgüt ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Ankesörlü/Sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, 23/12/2022 tarihli Ankesör/Büfe Sorgu Raporu ve eki 10/01/2023 tarihli Bilgi Notu ile Dairelerinin 27/10/2022 tarihli ara kararına Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 16/01/2023 tarihli cevap ve davacı hakkında verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar içeriğinde yer alan tespit ve değerlendirmeler birlikte incelendiğinde; davacının abone ve beyan sahibi olarak kullandığı belirtilen GSM hatlarının belirtilen tarihlerde ankesör/sabit hattan aranmış olmasının örgütsel mahiyetli olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı, "yakın zaman diliminde birbirini takip eden peşi sıra arama (ardışık arama)" veya "farklı tarih ve zaman diliminde belirli gün aralığı dahilinde arama (periyodik arama)" şeklinde olmayan tekil aramalar niteliğinde olduğu, bu haliyle söz konusu aramaların Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile Yargıtay ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında belirtilen kriterleri taşımadığı ve ardışık arama olarak nitelendirilmesine imkân bulunmadığı; netice itibarıyla, ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, Davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan tespitler yönünden, her ne kadar davalı idarece, davacının kullandığı "gsm hattı ile haklarında Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan soruşturma ve kovuşturma yürütülen kişiler ile görüşmesinin bulunduğu" hususu, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve/veya iltisakını ortaya koyan bir unsur olduğu ileri sürülmüşse de; davacı hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan tespit ve değerlendirmeler de dikkate alındığında, davacının adına kayıtlı ve kullanımında olan GSM hattı numarası ile söz konusu telefon görüşmelerinin örgütsel saikle yapıldığına dair somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, söz konusu husus, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği, Davalı idare tarafından, davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar içeriğinde yer alan, davacının dijital materyallerinde örgüt ile alakalı video ve resimlere rastlanılması hususunun davacının FETÖ ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu ileri sürülmüşse de, söz konusu raporun ve bilgilerine rastlanıldığı belirtilen video ve resimlere ilişkin somut bir tespit ya da bilgi ve belgenin davalı idare tarafından dosyaya sunulmaması, kaldı ki sadece örgüt ile ilgili video ve resimlere rastlanılmış olmasının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunun göstergesi olarak kabulüne olanak bulunmaması karşısında, söz konusu iddianın davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği, Davacının eşine ait Asya Katılım Bankası (Bank Asya) hesabı yönünden, dava dosyasında yer alan mevcut bilgi ve belgeler ile davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan tespit ve değerlendirmeler de dikkate alındığında, davacının kendisinin Bank Asya'da hesabı bulunmadığı gibi eşinin Bank Asya hesabına ilişkin tespitlerde de davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususun bulunmadığı, ayrıca, dosya kapsamında davacının ve eşinin örgütün amacına hizmet eden bir finans kuruluşu olan anılan Banka'nın mali durumuna destek olmak amacıyla örgüt liderinin talimatı sonrasında Banka'ya para yatırma işlemi gerçekleştirdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığının görüldüğü; netice itibarıyla, davacı eşinin Asya Katılım Bankası A.Ş. nezdinde hesabının bulunmasının, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacıyla ilgili ihbar bilgileri yönünden, kimliği belli olmayan ve sesinden bayan olduğu anlaşılan kişi tarafından yapılan ihbarda, davacının, FETÖ'nün sohbetlerine katıldığı, örgüte para yardımında bulunduğu ve 15 Temmuz darbe olaylarından sonra örgütle bağlarını koparmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu ihbarda davacının örgütle bağlantısı bulunduğuna ilişkin iddiaların somut bilgilerle desteklenmediği, ayrıca Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından söz konusu ihbar/şikayet üzerine davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin olarak dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığının görüldüğü; netice itibarıyla, kimliği belli olmayan kişi tarafından yapılan, davacının örgütle iltisakı ve/veya irtibatı olduğuna ilişkin somut veriler içermeyen ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından da işlem yapılmadığı anlaşılan ihbar/şikâyetin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından ve anılan dosyada Hâkimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği belirtildiğinden, söz konusu soruşturma davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilerek, Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 27/10/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisak veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığından dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı,Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesinin gerektiği, Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceği, Davacının, görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı maaş kesintilerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 159/10. maddesi, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33/5. maddesi, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 11. maddesi, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi ile 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 3/1. maddesi hükümlerinin incelenmesinden, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca hakim ve savcılar hakkında verilen meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına dair kararları ile meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının ise yargı denetimi dışında olduğu, Bu durumda, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararına karşı yargı yoluna başvurulamayacağı açık olduğundan, görevden uzaklaştırma işleminden kaynaklanan parasal hak ve bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiz isteminin de incelenmesine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle, Dava konusu kararların davacıya ilişkin kısımlarının iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı maaş kesintilerinin meslekten çıkarılmasına karar verildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine, davacının görevden uzaklaştırılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının görevden uzaklaştırıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, yargılama giderlerinin yarısı miktarının tarafların üzerinde bırakılmasına ve karşılıklı olarak vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Dairemizin 17/05/2023 tarih ve E:2021/8703, K:2023/6316 sayılı kararının kısmen bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı kararıyla; "... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince; Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan E.A.'ya ait, HSK Müfettişliğince düzenlenen 03/05/2017 tarihli tanık ifade tutanağında; "......(...): İstanbul Hukuk Fakültesinde okuyordu, okulda aynı dönemiz, Vanlı olduğunu hatırlıyorum. Üniversitenin ilk iki yılında örgüt tarafından yapılan sohbetlerde görüyordum, sonraki yıllarda yapıdan ayrılıp ayrılmadığını bilmiyorum...", Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.K.'ye ait, Adalet Müfettişliğince düzenlenen 09/11/2016 tarihli tanık ifade tutanağında; "......, (2014 İstanbul hukuk mezunu): İki yıl evlerde kaldı ve sonra ayrıldı. Ayrıldıktan sonra özel evde mi başka bir cemaatte mi kaldı bilmiyorum. Görev alıp almadığını bilmiyorum...", İfadesine başvurulan S.E. isimli şahsa ait, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27/03/2018 tarihli sorgulama tutanağında; "...... ve G.İ.'yi Van'lı olmaları ve kısa bir dönem de olsa örgüte ait evlerde birlikte kalmamızdan ötürü tanırım. Şahısların beyanlarında bahsi geçtiği üzere, bu evlerde kaldığım doğrudur. Ancak kesinlikle örgüt adına herhangi üst düzey görev almadım... Üniversitede bu evlerde kalan kişiler 2. sınıftan itibaren kısa dönemlerle de olsa ev abiliği denen görevi yürütürler. Bana da bu şekilde zaman zaman ev imamlığı görevi verildiği olmuştur. Bazen öyle zannediyorum ki adam bulamamalarından ötürü bölgeci denilen 2-3 evden sorumlu, genellikle bu evlerin ihtiyaçlarını gidermek görevini de yürüttüm. Bana bu görevi ve kod ismi veren kişi M. abi olarak tanıdığım öğretmen olan bir şahıstır. Hakkımda beyanda bulunan ...’ın, beyanları doğrultusunda ifadesi alınan U.E.'nin beyanında bahsi geçen bölgeci olarak adlandırılan M.C. isimli şahsa ait fotoğrafı gördüm. Bu fotoğraftaki kişi benim M. abi olarak tanıdığım, bana kullanmadığım ... kod ismini veren ve bana evlerden sorumlu imamlık görevi veren M.C.(TC:...)'dir...", İfadesine başvurulan G.İ. isimli şahsa ait, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/05/2017 tarihli sorgulama tutanağında; "...Ben 2011-2012 senesinde üniversiteyi kazandığım zaman bu yapıyla tanıştım. Fem dershanesinden bir rehberlik hocası babamla irtibata geçmiş. Sonra beni de aradılar. Ben o tarihlerde İstanbul'daydım. KYK'yı istemiştim. Ancak çıkmamıştı. Beni yanılmıyorsam Sultangazi ...'de ya da Beşyüzevlerde bulunan Fem dershanesine mülakata götürdüler. Burada mülakat yapıldıktan sonra bizi Alibeyköy'de ... mahallesinde bir eve götürdüler. Yanılmıyorsam ... sokaktı. Bu evde gerçek ismin ... olarak bildiğim ancak soyadını bilmediğim bir ev abisi vardı. İstanbul Hukuk Fakültesi 2. sınıfta okuyordu. Serhat Koleji'nden mezundu. Çaldıran'lıydı. 2. sınıfın sonunda evden ayrıldı. Yanılmıyorsam ...Gençlik Kollarına ait bir eve geçti..." -Aynı şahıs Van İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 19/05/2017 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağı ile davacıyı tereddütsüz ve net bir şekilde teşhis etmiştir.-, Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan U.E.'ye ait, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/11/2017 tarihli sorgulama tutanağında; "...Bana dosya içerisinden sormuş olduğunuz üzere ... isimli şahsı öğrenim gördüğüm liseden tanırım. Kendisinin beyanlarında bahsi geçen hususlar doğrudur. Yukarıdaki beyanlarımı şu şekilde düzeltmek isterim. Üniversite öğrenimim dönemimde ilk yerleştirildiğim yurtta 1,5-2 ay süre sonra ayrıldım. Kısa bir süre akrabalarımın yanında kaldıktan sonra ailemin de ekonomik durumumun elvermemesi ve toplamda 8 kardeş olmamız sebebiyle yine örgüte ait öğrenci evlerinde kalmaya başladım. Bu evlerde de burslu şekilde kalıyordum. Bu dönemde evlerde kalanlardan burslarından kesilmek suretiyle Sızıntı ve Zaman Gazetesi abonelikleri yapılmaktaydı. Yine dönem dönem tertip edilen dini içerikli sohbet toplantılarına katılıyordum. O dönemde sigara kullandığımdan ötürü örgüt tarafından samimi görülmeyen kişilerden olarak değerlendiriliyordum. Ve bu kapsamda bir dönem ...’ın da kaldığı evde birlikte kaldık. Bu evin sorumluluğunu ben yürütmekteydim... O dönemde bana vermiş oldukları ... kod ismini kullanıyordum. Örgüt içerisinde bir hoca özellikle hukukçuların fişlendiklerini, bu nedenle de ileride sorun yaşayacaklarını telkin ediyordu. Bu nedenle de ben ... kod ismini kullanıyordum.", Aynı şahsa ait, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/12/2017 tarihli sorgulama tutanağında; "...Üniversitenin 2. yılı olan 2010-2011 öğretim döneminde yine ... semtinde kalıyordum. Bu dönemde kaldığım evde; 1-) Daha önceki ifademde bahsi geçen ... isimli, halen Hâkim Savcılık görevini yürüten şahıs ...'ın o dönem burs karşılığında bu yapıya ait dershane veya etüt merkezinde Öğretmenlik yaptığını da biliyorum…", Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:...sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar içeriğinde yer alan ve ifadesine başvurulan A.T. isimli şahsın 23/10/2020 tarihli ifadesinde; "...Ben hangi konu hakkında ifade vereceğimi anladım. Ben A.T., Van Çatak ilçesi ... köyünde doğdum. ... ile birlikte 2006 yılında Van ilinde bulunan Serhat kolejinde birlikte burslu olarak okuduk. Kendisi o dönemden itibaren tanırım. 14 yıldır arkadaşız dostuz. 2010 yılında Serhat kolejinden mezun olduk. Ben İstanbul Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksek Okulunu kazandım. ... ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Biz ... ile birlikte o dönem cemaat diye bilinen yapıya ait Alibeyköy'de bulunan bir evde ben, ... ile birlikte kaldım. Evde diğer kalan kişileri hatırlamıyorum. Genelde biz ... ile birlikte kalırdık. Zaman zaman eve gelip gidenler olurdu. Ev abisi kimdi bilmiyorum. ... ile benim aktif bir görevim yoktu. Ben 1 yıl sonra kendim özel bir eve çıktım. ... bu evde kalmaya devam etti. ... ile biz arkadaş olduğumuz için o evde kalmasam da görüşmeye devam ediyorduk. ... de o evde benden sonra 1 yıl kaldı daha sonra ben ...'i şu anda halen aktif devam eden ... vakfına çağırdım. Bu vakfın üniversite öğrencilerinin kalması için finanse ettiği evler vardı. ... de 2013 yılında bu vakfa ait eve geldi. ...le biz bu vakfa ait 2 yerde kaldık, birisi Pazartekke diğeri Fındıkzade bölgesindeydi mezun olana kadar bu evde kaldık. Mezun olduktan sonra ... memleketimiz Van'a ailesinin yanına sınava hazırlanmak için gitti. Ancak girmiş olduğu ilk sınavı kazanamadı. Daha sonra hatırladığım kadarıyla askerde sınava hazırlandı ve bu girmiş olduğu sınavda başarılı oldu ve hakim adaylığına geçti. Hakim adaylığı döneminde İstanbul'da arkadaşlarıyla birlikte özel evde kalıyordu ancak hangi arkadaşlarıyla kaldığını ve arkadaşlarının isimlerini bilmiyorum. Bende çalıştığım için öğrencilik dönemindeki kadar sık görüşemiyorduk. Benim ... ile bildiklerim bundan ibarettir. Bana sormuş olduğunuz üzere ... Önlisans KPSS sine girip almış olduğu puanla İstanbul Üniversitesi rektörlüğünde işe girdiğini biliyorum. ... üniversite döneminde kesinlikle o dönem cemaat olarak bilinen yapıya ait herhangi bir dershane veya iş merkezinde çalışmadı. ... benim ... Vakfına ait yurda geçtikten sonra sürekli kalmış olduğu evle ilgili sıkıntıları anlatıp geçmek istediğini söylüyordu bende Avukat F.Ş.'ye söyledim. Oda bize ...'in gelip evde kalabileceğini söylemesi üzerine yukarıda belirttiğim gibi bizle birlikte kalmaya başladı. Söyleyeceğim başka bir husus yoktur.", Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar içeriğinde yer alan ve ifadesine başvurulan B.K. isimli şahsın 23/10/2020 tarihli ifadesinde; "...Ben ...'ı Van ilinde lise son sınıfta okuduğum dönemde ... ile aynı dershaneye gittiğimiz dönemde tanıştım. Daha sonra 2010 yılında liseden mezun olduk ve ikimizde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandık ve üniversiteye kayıt yaptırdıktan sonra o dönem cemaat olarak bilinen yapıya ait Eyüp ilçesinde bir evde kaldım. ... ile biz aynı evde kalmadık ancak ...'in de o dönem bu yapıya ait bir evde kaldığını biliyorum. ... ile biz aynı evde kalmasak da aynı fakültede okuduğumuz ve öncesinde tanıştığımız için zaman zaman görüşürdük. Bu yapmış olduğumuz görüşmelerde kaldığı evde sorunları olduğunu haksızlıklar yapıldığını söylerdi. Tam net tarihi hatırlamamakla birlikte 2012 yılında 17/25 aralık olaylarından çok önce ... bana kaldığı evden ayrıldığını ... vakfına ait eve geçtiğini söyledi. ...'ın üniversite döneminde kaldığı eve ilişkin bildiklerim bundan ibarettir...", İfadesine başvurulan F.K. isimli şahsa ait, Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/09/2020 tarihli şüpheli ifade tutanağında; "......: Bu şahıs İstanbul Hukuk 2010 girişlidir. Eyüp ilçesinde bir dönem kalıp başka bölgeye geçmişti. B.K. ile samimi arkadaştı. Görevi olup olmadığını bilmiyorum..." -Aynı şahıs Edirne İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/09/2020 tarihli Tekli Fotoğraf Teşhis Tutanağı ile davacıyı açık ve net olarak teşhis etmiştir.-, şeklinde beyanlarda bulunulmuştur. Davacının, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/10/2020 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında ise; "...Ben Van ilinde ilköğretim dönemimde okul öğretmenim vasıtasıyla zeki olduğum için ve sınavlarda başarılı olduğum için Serhat kolejinde okudum. Daha sonra 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandım ve İstanbul iline geldiğimde benim okuduğum kolej vasıtasıyla bana ulaştıklarını düşünüyorum... Ben o dönemde bunların evinde kalmak istemediğim için yurt başvurusunda bulunmuştum. Ancak o dönem yurt başvuru sonuçları gecikti ve kalacak yer sıkıntısı olduğu için 2010 yılından 2012 yılının bir kısmına kadar ...'de ... diye belirttikleri bir evde kaldım. Kaldığım süreçte de herhangi bir görev ve sorumluluk almadım. Sadece barınma ihtiyacımı karşılamak için kaldım. Bu evde kalmamın tek sebebi de maddi imkansızlıklardı... Ben yukarıda belirttiğim dönem dışında en son 2012 yılında evlerinden ayrıldıktan sonra bir daha hiçbir şekilde irtibatım olmadı. İrtibatım olan dönemi de ben hakim savcı adaylığı döneminde müfettişlere açık bir şekilde anlatmıştım... Benim hakkımda beyanda bulunan M.K., E.A., S.E.'nin beyanları doğrudur. Ben zaten o hususları anlattım. O evde kalan herkes mecburi olarak dini sohbetlere katılırdı. Ben bu hususları kabul ediyorum. G.İ.'nin beyanı doğru olmakla birlikte... Gençlik Kollarına ait bir eve geçtiğimi belirtmiş ise de bu husus doğru değildir. ... Vakfına ait eve geçtim. Bu hususu karıştırdığını düşünüyorum. Ayrıca benim ev abisi olduğumu belirtmiş ise de o hususu kabul etmiyorum. Zaten ev abiliği yaptıklarını kabul eden U.E. ve S.E.'dir. Aynı anda iki ev abisi olması mümkün değildir. Ev abiliği yaptığımı da kabul etmiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince; Yargı mensupları E.A., M.K., U.E. ve diğer tanıklar S.E., G.İ., A.T., B.K., F.K.'nın beyanları, davacının FETÖ/PDY öğrenci evlerinde kaldığı, bu evlerde dini sohbetlere katıldığı, örgüte ait dershane veya etüt merkezinde öğretmenlik yaptığı ve hatta ev abiliği yaptığı gibi anlatımlar içermekte ve önemli ölçüde tutarlılık arz etmektedir. Bu tanıkların farklı zamanlarda ve farklı mercilerde ifade vermiş olmaları, beyanlarının güvenilirliğini ve birbirini destekler nitelikte olduğunu ortaya koymakta, davacı da bu beyanları kısmen doğrulamaktadır. Davacının, evlerde sadece barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla kaldığına yönelik beyanları ise, objektif gerçeği ortaya çıkarmaktan ziyade, kendisini savunma ve aleyhindeki tanık delillerini etkisizleştirme amacına yönelik subjektif ve tek taraflı olması nedeniyle, itibara şayan görülmemiştir. Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacının, lise döneminde yatılı ve burslu olarak örgüte ait okula ve dershaneye gittiğine, akabinde üniversite döneminin ilk yıllarında iki yıl süreyle örgütle bağlantılı evlerde kaldığına, yapılan sohbetlere katılmak gibi çeşitli faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin tanıkların anlatımları ile davacının kendi beyanlarının ve dosyada mevcut diğer hususların birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ... dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. " yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının dava konusu kararların iptaline ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur. Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun13/01/2025 tarih ve E:2023/2768, K:2025/17 sayılı bozma kararında; davacı hakkında yer verilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına, 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının adli yardımdan yararlandığı için alınmayan ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden... TL'nin ve davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcı ile temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ...TL'nin davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };