Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.09.2008 - 18.03.2013 tarihleri arasında davalıya ait spor kompleksinde çalıştığını, 15.03.2013 tarihinde Şirket yetkilisinin sözlü olarak davacıya işten çıkarıldığını söylediğini, davalı Şirketin hizmet nedeni ile görevi kötüye kullanmak suçundan davacı aleyhine şikâyette bulunduğunu, Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama neticesi davacının beraatine karar verildiğini, taraflar arasında yapılan iş sözleşmesi gereğ…
Uyuşmazlık, davacının prim alacağına hak kazanıp hak kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davacı tarafından sunulan iş sözleşmesinin 3. maddesine dayanılarak prim alacağı talebinde bulunulmuş olup bu sözleşmenin tarih içermediği ve sözleşmede davacının imzasının bulunmadığı, davalı Şirketin temsil yetkisinin yönetim kurulu başkanı ve üyelerden birinin birlikte imzasıyla kullanılabileceği hususunun 23.01.2007 tarihli 6729 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edildiği, sözleşmede sadece Şirket adına, davacı tanığı olarak da dinlenen Y.E'nin imzasının bulunduğu, davalı Şirketi temsil yönünden yetkili Yönetim Kurulu üyesi ile birlikte Yönetim Kurulu Başkanı'nın imzasının yer almadığı, dinlenen tanıklarının davacıya prim ödemesine ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davalı Şirkette sadece özel ders veren spor hocaları için prim uygulaması olduğu, Şirket kayıtlarında ciroya dayalı prim alan çalışana rastlanmadığı, davacıya çalışma süresi boyunca prim ödemesi yapıldığına ilişkin kaydın da olmadığı anlaşıldığından tüm dosya kapsamı itibarıyla, davacının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı velilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.