T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/539 KARAR NO : 2026/230 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.02.2023 NUMARASI : 2022/334 Esas 2023/67 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREK…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/539 KARAR NO : 2026/230 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.02.2023 NUMARASI : 2022/334 Esas 2023/67 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 13.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.08.2017 tarihinde davalı tarafından Zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davacının kaza sonucu tamamen iş gücü kaybına uğradığını ve bundan kaynaklı olarak ömür boyu bir başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, davacının geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı gideri ile sürekli iş göremezlik zararı için poliçe sakatlık teminatı kapsamında daha önce davalı ... şirketine karşı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/644 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, bu dava dosyası kapsamında maluliyet tazminatı yargılama aşamasında sulhen ödendiğini ve mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalının, davacının yaşam boyu bakıcı gideri zararından da 330.000 TL tedavi giderleri teminatıyla sorumlu olduğunu, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.08.2017 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç kalan davacının yaşam boyu bakıcı gideri zararına istinaden 330.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, davacının Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/644 Esas 2019/575 Karar sayılı dosyası ile davalı şirket ile tüm poliçe kapsamında ibralaşmış olduğunu ve davacının alacaklarından feragat ettiğini, sözkonusu ibraname sulh ve ödeme tarihi gereği iki yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğunu, davacının bakiye tazminat talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın trafik kazası nedeniyle yolcu konumunda bulunan davacının, meydana gelen ömür boyu bakıcı giderinin tahsili talebine ilişkin olduğu; davacı vekili uzlaşmayla sonuçlandığını bildirdiği Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosyada uzlaşılan kısmın geçici bakıcı gideri olduğunu ileri sürmüş ise de, ilgili davada talebin bakıcı gideri olarak yapıldığı ve o davada % 98 maluliyet ile sürekli bakıcı ihtiyacı tespit edildiği halde davacının 398.650,00 TL'nin ödenmesi karşılığı poliçeden kaynaklı tüm alacaklardan sigorta şirketini ibra ettiğinin görüldüğü, ibranamenin borcu sona erdiren belge niteliğinde olduğu ve her zaman sunulabileceği, kaza tarihindeki yönetmelik gözetilerek yeniden aldırılan raporda maluliyet ve bakıcı durumu itibari ile değişiklik bulunmadığı, davacı tarafın ibrası kendisini bağlayacağından her ne kadar maluliyet durumu ve ömür boyu bakıcı ihtiyacı için ödenen tazminatın gerçek zararı karşılayacak mahiyette olmadığı kanaati hasıl olmuş ise de; sürekli bakıcı ihtiyacının bilinmesine rağmen dosyada uzlaşma nedeniyle alacağın kalmadığının beyan edildiği, bu konuda kesin hüküm oluştuğu, ayrıca ibranamenin de bulunduğu gözetilerek, davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle “Davanın Reddine,” karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, daha önce açılan Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında “geçici bakıcı gideri" talep edildiği, eldeki davada ise, yaşam boyu bakıcı gideri zararı talep edildiğini, önceki davada yaşam boyu bakıcı gideri varmış gibi, eldeki davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu davada taleplerinin, 900,00 TL geçici iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri ve 3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğunu, söz konusu talebin geçici bakıcı giderine ilişkin olduğunun anlaşılması gerektiğini, dosyadaki ibranamede yapılan ödemenin maluliyet tazminatına ilişkin olduğunun açıkça yazılı olduğunu, dolayısı ile yaşam boyu bakıcı giderini kapsamadığını, söz konusu dosyada, sulhen esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ehemmiyeti olmamakla birlikte davadan feragat edilmediğini, ibranamenin de sadece maluliyete ilişkin tanzim edildiğini, bu nedenle davacının eldeki dosya ile yaşam boyu bakıcı giderini talep edebileceği, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. yasal süresi içerisinde verilen 21.02.2024 tarihli ek istinaf dilekçesiyle de; takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davanın usulden reddedildiğini, bu nedenle nispi vekalet ücretinin hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle bakıcı gideri istemidir. Mahkemece, davacının bakıcı giderine yönelik olarak daha önce Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/644 Esas 2019/575 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı ve söz konusu davada tarafların sulh olması nedeniyle, talepler konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesin hüküm oluşturduğundan, aynı zarar nedeniyle yeninden dava açılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından, söz konusu davadaki talebinin "geçici bakıcı giderine" ilişkin olduğu, eldeki davadaki talebinin ise "yaşam boyu bakıcı giderine" ilişkin olduğu, söz konusu davadaki ibranın da sadece maluliyet zararına ilişkin olduğunu, vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir. 1-Uyuşmazlık, eldeki davada talep edilen bakıcı giderine ilişkin tazminat alacağının, davacı tarafından daha önce Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/644 Esas 2019/575 Karar sayılı dosyasında, talep edilip edilmediği, söz konusu dosyada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi sonrasında, ödemenin yetersiz olduğundan ya da mevcut zarar kalemi açısından ödeme alınmadığından bahisle yeniden dava açılıp açılamayacağına ilişkindir. Davacı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/644 Esas sayılı dosyasında, aynı davalı hakkında belirsiz alacak davası açarak, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep ettiği, söz konusu davada yapılan ön inceleme duruşmasında da; taraflar arasındaki uyuşmazlık "Davacının sürekli yada geçici iş göremezlik oluşup, geçici yada sürekli olacak bakıcı ihtiyacı oluşacak şekilde yaralanıp yaralanmadığı," şeklinde tespit edilerek, tespit edilen uyuşmazlık çerçevesinde yargılamanın yapıldığı, söz konusu dosyada mahkemece alınan 13.05.2019 tarihli aktüer raporunda da, davacının meydana gelen yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik zararları ile sürekli bakıma muhtaç kaldığından bahisle bakıcı gideri hesaplanarak, davacının dava neticesinde zararının sigorta limitini aşması nedeniyle, 330.000,00 TL sakatlık teminatı kapsamında, 330.000,00 TL tedavi gideri teminatı kapsamında zararını davalıdan talep etmekte haklı olduğunun tespit edilmesi sonrasında, davacı vekilinin 21.06.2019 tarihli beyan dilekçesiyle " dava dosyasında davalı ile uzlaşma yapılmış olup davaya konu tazminatlar davalı tarafından tarafımıza ödenmiştir. Davalıdan yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebimiz yoktur. İş bu uzlaşma nedeni ile davamız konusuz kalmıştır. Davalının da yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebi yoktur." şeklinde beyanda bulunarak, davadaki talepler açısından bir ayrım yapmaksızın tüm talepleri kapsar şekilde davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece 24.06.2019 tarihinde, tarafların sulh olması nedeniyle davanın konusu kalmadığından bahisle davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın taraflarca istinaf edilmeksizin kesinlemiş olduğu görülmüştür. Öte yandan davacı vekili tarafından imzalanan 06.05.2019 tarihli "Kesin Mutabakatname, İbraname, Feragatname, Makbuz" başlıklı belgede de "Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/644 E. Sayılı dosyalarından ile kusur maluliyet oranları, tazminat oranları ve aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarına dayanmakla" sulh olduklarını belirterek, devamında "...poliçe teminat kapsamında sigortalıdan ve dahi davalı ... şirketinden poliçe kapsamında hiç bir alacağının kalmayacağını, Ankara 9 Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/644 E. Sayılı dosyasından ve şirketinizce ilgili kaza için açılmış bulunan 2017023887 no'lu hasar dosyasından, her nam altında olursa olsun KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatıyla şirketinizden hiçbir talepte bulunmayacağımı, mezkur olay kaynaklı keşide ettiğimiz ve edeceğimiz ihtarnameler, açmış ve açacağımız icra ve dava takipleri ile işlemiş ve işleyecek faiz, masraf, vekalet ücreti ve fazlaya dair haklarımızdan feragat ettiğimizi...." şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür. Buna göre, davacı vekili, eldeki davada talep edilen bakıcı giderinin söz konusu Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada talep edilmediğinden bahisle talep edildiğini ileri sürmüş ise de, gerek söz konusu dava dilekçesinde bakıcı giderinin açıkça talep edilmiş olmasına, gerekse de ön inceleme duruşmasında "sürekli bakıcı giderinin" de dava konusu edildiğinin açıkça belirtilmiş olmasına, bunun yanı sıra davacının bakıcı gideri ve iş göremezlik zararlarına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporunda, sigorta şirketinin sakatlık teminatı ve tedavi gideri kapsamında sorumluluğu belirlendikten sonra, mahkemece belirsiz alacak davası olarak açılan davada, 21.06.2019 tarihinde verdiği dilekçe ile tüm talepler yönünden tarafların sulh oldukları kabul edilerek, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş ve mahkemenin de bu doğrultuda karar vermiş olmasına, söz konusu kararın da kesinleşmiş olmasına göre, davacının eldeki davada talep ettiği sürekli bakıcı giderine yönelik taleplerinin, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında talep edilmediğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve istinaf olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekilinin, vekalet ücretine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; maddi tazminat talepli davada, davanın reddine karar verilmiş olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesinde "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." denildiğinden, maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilerek, fazla vekalet ücreti takdir edilmiş olması doğu görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, davacının sair istinaf sebeplerinin reddine, 1 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesine göre davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti düzeltilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak yeninden hüküm tesisine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 179,90 TL harcın peşin alınan 1.127,12 TL harçtan düşümü ile fazla kalan 947,22 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Talep halinde artan avansın iadesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 200,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1.369,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.