Başvuru, hükmedilen kamulaştırma bedelinin yetersiz olması ve kamulaştırma tarihi ile ödeme tarihi arasındaki enflasyon farkının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükmedilen kamulaştırma bedelinin yetersiz olması ve kamulaştırma tarihi ile ödeme tarihi arasındaki enflasyon farkının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyet yönünden Komisyonca ayırma kararı verilerek anılan şikâyet 2019/8748 başvuru numarasına kaydedilmiş ve belirtilen şikâyetin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna 18/6/2019 tarihinde karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kalan kısmının kabul edilemez olduğu hususunda oybirliği sağlanamaması nedeniyle kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1965 doğumlu olup Trabzon'da ikamet etmektedir. Başvurucu, Trabzon ili Merkez Akyazı beldesi (1) No.lu Beşirli Mahallesi'nde kâin 600 ada 12 parsel No.lu ve 038,46 m² büyüklüğündeki taşınmazın 13/320 oranında hissedarıdır. Anılan taşınmazın 544,35 m²lik bölümü "Trabzon Şehir Geçişi Kanuni Bulvarı ve Akyazı Sahil Bağlantı Yolu" projesi için acele kamulaştırma usulüyle Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare) tarafından kamulaştırılmıştır. Trabzon Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyadan anlaşılmayan bir tarihte verdiği karar üzerine İdare tarafından taşınmaza el konulmuştur. Acele kamulaştırma sırasında tüm maliklere toplam 700 TL ödeme yapılmıştır. Tarafların kamulaştırma bedeli hususunda uzlaşmaya varamamaları üzerine İdare taşınmazın 544,35 m²lik bölümü için 29/5/2014 tarihinde Trabzon Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırma bedelinin tespiti davası açmıştır. Dava bireysel başvuruya konu 12 No.lu parselin yanı sıra bireysel başvuruya konu olmayan 13 No.lu parseli de kapsamaktadır. Mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde başvurucu, taşınmazın kalan bölümünün de kamulaştırılmasını talep etmiştir. Başvurucu ayrıca aynı mahallede kâin 603 ada 11 parsel No.lu taşınmaz için Trabzon İdare Mahkemesinin E.2008/303 sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda 807 TL metrekare birim fiyatı belirlendiğini, bunun güncellenmesi hâlinde 000 TL'yi bulacağını belirtmiştir. Başvurucu yine aynı bölgeye yakın başka iki taşınmaz için Trabzon ve Asliye Hukuk Mahkemelerine sunulan bilirkişi raporlarında metrekare birim fiyatının 305,48 TL ve 520 TL olarak tespit edildiğini bildirmiştir. Başvurucu kendi taşınmazının özelliklerini belirterek metrekare birim fiyatının en az 000 TL olarak esas alınmasını talep etmiştir. Mahkemece taşınmaz mahallinde yapılan keşif sonrası birinci bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 13/10/2014 tarihli raporda, taşınmazın kadastro parseli olduğu dikkate alınmak suretiyle metrekare birim fiyatı 150 TL olarak belirlenmiştir. Raporda, ihtilaf konusu 12 No.lu parsel ile 13 No.lu parsel için toplam 386 TL kamulaştırma bedeli hesaplanmış, acele kamulaştırma sırasında ödenen bedel düşüldükten sonra maliklere ödenmesi gereken tutar 306 TL şeklinde tespit edilmiştir. Rapora yapılan itirazlar üzerine Mahkeme ikinci bir bilirkişi heyeti tayin etmiştir. Bu heyet tarafından düzenlenen 15/12/2014 tarihli raporda, taşınmazın metrekare birim fiyatı 250 TL olarak kabul edilmiştir. Taşınmazın metrekare birim fiyatı belirlenirken aynı mahallenin hudutları içinde olup 14/7/2004 tarihinde kamulaştırılan bir taşınmaz emsal alınmıştır. Raporda emsal taşınmazın nitelikleri dikkate alındığında dava konusu taşımazdan 3,5 kat daha değerli olduğu sonucuna ulaşılarak anılan taşınmaz için hesaplanan güncel birim fiyatının üç buçukta biri başvurucuya ait taşınmazın birim fiyatı olarak belirlenmiştir. Taşınmazın kamulaştırma dışı bırakılan kısmındaki değer kaybının %100 olacağı kabul edilmiştir. Raporda her iki parsel için kamulaştırma bedeli toplam 435 TL olarak belirlenmiş, acele kamulaştırma sırasında ödenen bedel düşüldükten sonra maliklere ödenmesi gereken tutar 355 TL şeklinde tespit edilmiştir. Birinci bilirkişi heyeti tarafından verilen 11/2/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeli 149 TL'ye, ödenmesi gereken tutar ise 069 TL'ye yükseltilmiştir. Maliklerin 13 No.lu parsel yönünden davadan feragat etmesi üzerine ikinci bilirkişi heyeti sadece 12 No.lu parsele ilişkin hesaplama içeren 24/3/2015 tarihli ek rapor hazırlamıştır. Buna göre kamulaştırma bedeli 535 TL, maliklere ödenmesi gereken tutar ise 455 TL olarak hesaplanmıştır. Birinci bilirkişi heyeti de sadece 12 No.lu parsele ilişkin olarak 24/4/2015 tarihinde ek rapor hazırlamıştır. Buna göre 12 No.lu parsel için maliklere ödenmesi gereken fark tutar 449 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkeme 29/6/2015 tarihli kararıyla, yeterli ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle ikinci bilirkişi heyetinin 24/3/2015 tarihli ek raporunu esas alarak taşınmazın kamulaştırma bedelini 535 TL şeklinde belirlemiş; acele kamulaştırma sırasında ödenen 700 TL'yi düştükten sonra kalan 835 TL'nin (Bu tutarın bilirkişi raporundakinden farklı olmasının bireysel başvuru konusu olmayan 13 No.lu parsel için acele kamulaştırma sırasında ödenen tutarın hesaplamaya katılmamasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.) maliklere ödenmesine hükmetmiştir. Mahkeme bu tutarın 693 TL'sinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Başvurucunun da aralarında bulunduğu malikler karara karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz dilekçesinde, taşınmazın bedelinin düşük takdir edildiği ileri sürülmüştür. Dilekçede aynı bölgedeki başka taşınmazlar için belirlenen metrekare birim fiyatlarının 450 TL, 500 TL ve 515 TL şeklinde olduğu belirtilmiştir. Davacılar, kendi taşınmazlarının özelliklerinin emsal gösterdikleri taşınmazlara nazaran daha iyi olduğunu ifade etmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 10/10/2016 tarihli kararıyla usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Davacılar benzer gerekçeler ileri sürerek kararın düzeltilmesi yoluna başvurmuştur. Daire 14/5/2018 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi kararını, taşınmazın kamulaştırılmayan kısmının idare adına tescil edilmesine ilişkin hüküm fıkrası eklemek suretiyle düzelterek onamıştır. Nihai karar 19/6/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bu arada davacılar ilk derece mahkemesi kararından sonra yargılama süreci devam ederken 30/9/2014 ile 29/6/2015 tarihleri arasındaki dönem için 290,51 TL faiz ödenmesi talebiyle İdare aleyhine icra takibi başlatmıştır. Trabzon İcra Dairesi 28/5/2015 tarihinde İdareye icra emri göndermiştir. İdare 9/6/2016 tarihinde davacılara 360,55 TL ödeme yapmıştır. 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, … asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, … idare adına tesciline karar verilmesini ister.Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, … taşınmaz malın malikine … bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.…Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar… Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. … İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına … dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.…" 2942 sayılı Kanun’un "Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;a) Cins ve nevini,b) Yüzölçümünü,c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,d)Varsa vergi beyanını,e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini,g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,h) Yapılarda, (…)(2) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz...."