3. Hukuk Dairesi 2024/3633 E. , 2025/2545 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/674 E., 2024/1224 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/175 E., 2022/487 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırla…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3633 E. , 2025/2545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/674 E., 2024/1224 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/175 E., 2022/487 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; sağlık sektöründe faaliyet gösteren, hem kamu hem de özel sağlık kurum ve kuruluşlarına tıbbi cihaz ve sarf malzeme satışı ile iştigal eden davacı şirketin, uhdesinde kalan ihaleler kapsamında yüklendiği mal teslimine dair edimini ihale sözleşme ve dokümanına uygun şekilde yerine getirdiğini, bunun karşılığında İdarelere faturalar tanzim ve teslim ettiğini ancak ihaleleri yapan İdareler tarafından söz konusu faturalara istinaden ihale sözleşme ve dokümanlarında belirtilen ödeme vadelerinde ödeme yapılmadığını, bu durumun tıbbi cihaz ve malzeme sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin finansal olarak zor durumda kalmasına neden olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 07.10.2020 tarihli ve 563478 sayılı yazısı kapsamında davacı şirket tarafından, davalı Rektörlük bünyesinde bulunan Döner Sermaye İşletmesinin tıbbi malzeme alımı sebebiyle 2017, 2018, 2019 ve 31.08.2020 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan toplam 4.513.304,18 TL alacağın, %25'ine tekabül eden 1.128.326,05 TL'lik kısmından feragat edildiğini, feragatin davacı şirketin özgür iradesi ve isteğiyle gerçekleşmemiş olduğunu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile davalı Rektörlük tarafından şirketin ekonomik olarak zor durumda kalmasından yaralanılmak suretiyle alacaklarından feragat edilmesinin sağlandığını ileri sürerek; feragat işleminin, irade bozukluğu halleri ve gabin nedeniyle iptali ile şimdilik 1.128.326,05 TL'nin her fatura için vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hak düşürücü süre itirazında ve zamanaşımı def'inde bulunarak, davacı tarafından feragat edilen kısmın haricindeki alacağın davacının özgür iradesi ile feragat etmesi neticesinde düzenlemeye uygun olarak ödeme yapıldığını, davacıya yönelik bireysel bir düzenlemenin söz konusu olmadığını, davacı yanca yapılan ödemeler sırasında ihtirazı kayıt ileri sürülmemiş olduğunu, tacir olan davacı şirketin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen davacının feragat işleminin, eşit hak ve yükümlülüklere tabi taraflar arasında yapılan bir feragat olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, davacı şirketin kamu gücünü haiz İdareler karşısında güçsüz durumda olduğu, feragat işleminin tarafları arasında denge bulunmadığı, davacı şirketin sözleşmeler ile yüklenmiş olduğu edimleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirmiş olmasına rağmen, bunun karşılığında davalı İdarenin sözleşme bedelini ödememesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği gibi sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesine de aykırılık teşkil ettiği ve feragat işleminin davacı şirketin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline sebep olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 1.128.326,05 TL alacağın dava tarihi 02.06.2021'den başlayacak yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının faiz başlangıç tarihine ilişkin isteminin reddine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; karar, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yüklenicinin 31.08.2020 tarihi öncesine ait ve vadesinde ödenmeyen tıbbı malzeme alacağına yönelik kanunen feragat etme zorunluluğu bulunmamasına rağmen ve yasal yollardan tahsil etme imkanına sahip iken, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 07.10.2020 tarih ve 563478 sayılı yazıda belirtilen tarihte tahsil imkanına kavuşmak gayesiyle, Bakanlıkça belirlenen iskonto oranlarına göre hesaplanan kısmından yapılan feragatin; irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğundan söz edilemeyeceği, bunun yanı sıra davacının tacir olup, tacir tüzel kişi ticari işlerinde basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu ve feragatin ne anlama geldiğini kavrayabilecek, yapılacak iskonto sonrasında ne kadarlık ödeme yapılacağını hesaplayabilecek durumda olduğu belirlenerek, davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesinde iddiaları tekrarlayarak müvekkil şirketin basiretli bir tacir olmasının gabinin mevcut olamayacağı anlamına gelmeyeceğini, müvekkil şirketin müzayaka halinde olmasından kaynaklı olarak gabin hükümlerinin uygulanması gerektiğini Hazine ve Maliye Bakanlığının 08.10.2020 tarihli görüşüne göre, alacaklarından feragat eden firmaların alacaklarının ödenmesine öncelik tanınacağı ve muhasebe kayıtlarına alınma sırasının takip edilmeyeceği, alacaklarından feragat etmeyen firmaların ise alacaklarının muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmeyeceği ve vadelerinin geçmiş olmasına rağmen bu sürenin daha da uzayacağının anlaşıldığını, müvekkil şirket açısından, mevcuttaki alacaklarını çok daha uzun süreler boyunca tahsil edememe ihtimali öngörüldüğünden, alacaklarından feragat yapılmasının alternatifi olmayan bir seçenek olarak görüldüğünü ve ticari faaliyetlerinin devamını sağlamak için feragatin kaçınılmaz hale geldiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tıbbi malzeme temini konusunda taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan alacağın bir kısmından yapılan feragatin, irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğu iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 16.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen ek 45. maddesinde; "Devlete ait üniversitelerin tıp fakülteleri ve diş hekimliği fakülteleri ile bunlara bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmesi birimlerinden, borç karşılama yüzdeleri Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilecek oranın altında kalanlara Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesinden kaynak aktarılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 07.10.2020 tarihli ve E.563478 sayılı ve "2547 sayılı Kanun'un Ek 45. Maddesi” konulu yazı ile Devlete ait üniversitelerin tıp fakülteleri ile bunlara bağlı sağlık uygulama ve araştırma merkezi birimleri ile rektörlüklerine bağlı sağlık hizmeti sunan enstitülerin döner sermaye işletmelerinin 2017, 2018, 2019 ve 31.08.2020 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan ilaç, tıbbi malzeme ve diğer alım bedellerinin ödenmesi konusunda yapılacak işlemler belirlenmiş ve firmalardan talep edilecek feragatname örneği gösterilmiş ve davacı şirket tarafından, davalı Rektörlük bünyesinde bulunan Döner sermaye İşletmesinin tıbbi malzeme alımı sebebiyle 2017, 2018, 2019 ve 31.08.2020 tarihi itibarıyla muhasebe kayıtlarında yer alan mevcut alacaklarının tamamından %25 oranında feragat edilmiştir. Davacının bu yasal düzenlemeye yönelik alacağını daha önce davalı ile akdettiği ihale sözleşmesine aykırılık nedeni ile yargı mercileri aracılığı ile takip ve tahsil olanağını ortadan kaldırmadığı, davacının düzenleyici işlemden faydalanarak, alacağı tahsil etme yolunu seçtiği ve kendi iradesi ile alacağın bir kısmından feragat ettiği, söz konusu feragatname kapsamına giren alacaklar ve açılmış davalar ile icra takiplerinden feragat ettiği ve ödeme yapılan alacakların hiç bir şekilde ihtilaf konusu yapılmayacağının kabul ve taahhüt ettiğinin anlaşılmasına göre somut olayda irade sakatlığı hali bulunmadığı gibi, tacir olan davacının basit davranma yükümlülüğü bulunduğu anlaşıldığından temyizen incelenen karar kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.