6. Hukuk Dairesi 2014/2873 E. , 2014/12743 K. MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/10/2013 NUMARASI : 2008/551-2013/777 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın …
**6. Hukuk Dairesi 2014/2873 E. , 2014/12743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 24/10/2013 NUMARASI : 2008/551-2013/777 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili tarafından 15/04/2005 başlangıç tarihli 5 yıl süreli aylık 400 TL bedelli kira sözleşmesine dayalı olarak 28/02/2008 tarihinde başlatılan icra takibinde “15/09/2006 tarihli 1800 TL ve 15/01/2007 tarihli 7000 TL kira alacağı” olmak üzere toplam 8800 TL kira alacağı ve 5053,28 TL işlemiş faiz alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı vekili takibe itiraz ederek taraflar arasında imzalanan 15/04/2005 tarihli kira sözleşmesinin bulunmadığını takibe dayanak yapılan kira sözleşmesini kabul etmediklerini belirtmiştir. Açılan davada davalı tarafından davaya cevap verilmemiş, davalıya isticvap davetiyesi tebliğ edilmesi üzerine duruşmaya katılarak 15/04/2005 tarihinde yapılan bir kira sözleşmesi bulunmadığını, davacıyla kira ilişkisi olduğunu, 2006 yılı Kasım-Aralık ayında taşınmazı boşalttığını beyan etmiş, davalı vekili ise, taraflar arasında 1999 ila 2006 yılları arasında kira ilişkisi bulunduğunu, kira ilişkisinin karşılıklı olarak sona erdirilerek kiralananın 2006 yılı sonunda teslim edildiğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede 2006 yılı Aralık ayından itibaren kira ödenmediği belirtildiğinden 2006 yılı Aralık ayından önceki borçların tahsil edildiğinin davacı tarafından da kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sırasında kira sözleşmesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Belge İnceleme Şubesinin 14/06/2012 tarihli raporunda kira sözleşmesinin fotokopi belge olduğu aslının gönderilmesi halinde gerekli incelemenin yapılabileceği bildirilmiş, davacı vekili, kira sözleşmesinin tek suret hazırlandığını ve müvekkiline fotokopisinin verildiğini beyan etmiştir. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan inceleme sonucunda sunulan 14/05/2013 tarihli raporda tetkike konu belgelerin kopya belgeler olduğu imzaların detaylı incelemeye tabi tutulması ve kişisel özelliklerin belirlenmesinin mümkün olmadığı ancak genel şekli itibarıyla karşılaştırma yapılabileceği, tetkike konu belgeler üzerinde davalı adına atılı imzaların genel şekli itibarıyla benzerliklerin görüldüğünü, söz konusu belgeler üzerinde davalı adına atılı imzaların davalının elinden çıktığı, belirtilmiştir. Mahkemece alacak miktarının hesabı konusunda dosya hesap bilirkişisine verilmiş olup 02/07/2013 tarihli bilirkişi raporunda; Sözleşmedeki aylık kira bedelinin 400 TL olarak kararlaştırıldığı, özel şartlarındaki artış hükmünde yıllık kira artışının enflasyon oranında yapılacağının belirtildiğini, buna göre aylık kira bedelinin 2006 yılı nisan ayında 432,72 TL 2007 yılı nisan ayında ise 470,92 TL olması gerektiğini, Davacının 2006 yılı 9.10.11.12. aylar için 1730,88 TL, 2007 yılı 1. Ay ila takip tarihi olan 28/02/2008 tarihleri arasında ise 6211,42 TL kira alacağı, 332,95 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunu bildirmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.211,42 TL asıl alacak, 332,95 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına, iddia ve savunmaya göre taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananın tahliye edilip edilmediği ile yazılı ve imzası ikrar edilen bir kira sözleşmesi bulunmaması nedeni ile kira bedelinin miktarı hususlarında toplanmaktadır. Davacı tarafça dayanılan yazılı bir kira sözleşmesinin aslı dosyaya sunulmamıştır. Belge aslı sunulmadığından ve sureti üzerinde yapılan imza incelemesi ile sonuca gidilemeyeceğinden davacı tarafından sunulan fotokopi belgede belirtilen aylık kira bedeli ve artış hükmüne göre kira alacağı miktarı belirlenemez. Davalı tarafça bu kira sözleşmesi inkar edildiğine göre, kira bedeli ve artış unsurları davacı kiralayan tarafından kanıtlanmalıdır. 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi gereğince davacı tarafından iddia edilen yıllık kira miktarına göre bu hususlar ancak kesin delillerle kanıtlanabilir. Davacı vekili, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş ve imzası ikrar edilen veya aslı mevcut olan yazılı bir kira akdi sunamamış ve kira miktarını kesin delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki dava dilekçesinde her türlü delile dayanmış olduğundan bunun içerisinde yemin delilinin de bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece kira bedeli ile ilgili ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa kira bedelini ve artış unsurunu kanıtlamak üzere davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davalı vekilinin kiralananın tahliye edildiği yönündeki savunmasına gelince; Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yukarıda açıklandığı üzere yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, belirlenmelidir. Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Davalı tarafından, taraflar arasında öncesinde var olan kira ilişkisinin 2006 yılı sonunda sona erdiği savunulmuş ise de anahtar teslimine ilişkin yazılı belge sunulamamıştır. Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan Mahkemece, tahliye tarihi ve anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamayan ve ispat yükü kendisine düşen davalı tarafa, tahliye tarihi hususunda davacıya yemin teklif etme haklarının hatırlatılması ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.