11. Ceza Dairesi 2024/6132 E. , 2025/6506 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/154 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.03.2024 tarihli ve 2022/100495 Soruşturma, 2024/26438 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ce
**11. Ceza Dairesi 2024/6132 E. , 2025/6506 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/154 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.03.2024 tarihli ve 2022/100495 Soruşturma, 2024/26438 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/218 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2024/154 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.04.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.10.2024 tarihli ve 2024/18234 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108162 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108162 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2024 tarihli kararı ile sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen ve kullanan şirketler hakkında karşıt vergi incelemesi, soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının araştırılarak, ödeme belgelerinin temini ile bilirkişi incelemesi yaptırılması, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi ile ilgili olarak şüphelinin elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilen mükelleflerden olup olmadığının tespiti ile elektronik tebligatın geçerliliğinin araştırılmasının gerektiği cihetle, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 13/04/2022 tarihli vergi tekniği raporu ile rapor kapsamında fatura asılları, ödeme dekontları ve vergi inceleme tutanağının, yine İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 13/04/2022 tarihli vergi suçu raporunun ve değerlendirme komisyonu olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu gibi, Mahkemenin iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/218 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...iddianamede şüphelinin 2022 yılına ait hesapların incelenmesi sırasında defter ve belgelerini ibraz etmediği anlatılmış olup, vergi suçu ve vergi inceleme raporlarında 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmediğinden bahsedildiği, elektronik tebligatın geçerli olup olmadığının tesbiti yönünden; şüphelinin tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getiren ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılabilecek olan kişi yada mükelleflerden olup olmadığı, zorunluluk kapsamına girmeyen gerçek kişi ise, internet vergi dairesi aracılığıyla veya ikametinin bulunduğu yer vergi dairesine bizzat veya özel yetki içeren noterde verilmiş vekaletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla başvuruda bulunup sisteme dahil olup olmadığı, sisteme dahil ise, elektronik tebligat sistemini kullanmak üzere Elektronik Tebligat Talep Bildirimi ile bildirimde bulunan mükelleflere vergi dairesince, müracaat anında sistemden üretilecek İnternet Vergi Dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifreyi ihtiva eden kapalı zarf verilip verilmediği, mükellef veya noterde verilmiş vekaletnameyle yetki verdiği kişi ile, müdür/vergi dairesi müdürü veya müdür yardımcısı tarafından tarih konulmak suretiyle imzalanan "Teslim Tutanağı" tanzim edilip edilmediği, edilmiş ise tanzim edilen Teslim Tutanağı ile Elektronik Tebligat Talep Bildiriminin birer örneğinin mükellefin dosyasından çıkartılıp gönderilmesi, dosyada elektronik tebligat yapıldığına dair internet çıktısı dışında bir bilgi bulunmadığından e- tebligatın şüpheliye ulaşıp ulaşmadığının kayıtlardan tesbiti gerektiği, sahte belge düzenleme suçu yönünden karşıt şirketler ile ilgili vergi inceleme raporları ve açılan ceza davaları araştırılıp, ödeme belgeleri de incelenerek bilirkişi raporu alınması gerektiği..." şeklinde belirtilen nedenlerle; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.03.2024 tarihli ve 2022/100495 Soruşturma, 2024/26438 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-i-j-4-5, 174/1-b. maddeleri uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğünün 167 052 7309 vergi kimlik numaralı mükellefi olan ... Yapı Market İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2017, 2018 ve 2019 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 13.04.2022 tarihli ve 2022-A-5975/25 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın, bir kısım fatura asıllarının, 28.02.2022 tarihli ve 15774 sayılı isteme yazısı ile e-tebligat iletim durumu alındı belgesinin mevcut olduğunun, ilgili vergi tekniği raporunda düzenlenen sahte faturalar ile defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiğinin, 2017 takvim yılına ait defter ve belgeler teslim edildiği halde, 2018 ve 2019 yıllarına ait belgelerin ibraz edilmediğinin bildirildiğinin anlaşılması; şüphelinin Ümraniye Asayiş Büro Amirliğinde 27.10.2022 tarihinde alınan ifadesinde, şirketinin tek yetkilisinin kendisi olduğunu ve düzenlenen faturaların gerçek ticari alışverişlere dayandığını, 2017 yılına ait defter ve belgeleri inceleme için ibraz ettiğini, 2018 ve 2019 yıllarında ise e-defter sistemine geçildiği için incelemenin de sistem üzerinden yapıldığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi ve isteme yazısının kendisine ulaşmadığına yönelik bir savunmada bulunmaması karşısında; İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/218 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 170/3-i-j-4-5 ve 174/1-b. maddeleri uyarınca iddianamenin iadesini gerektirecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen diğer delillerin Mahkemece yargılama sırasında da toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 5. UYAP üzerinden yapılan incelemede; şüpheli hakkında aynı mükellefiyetine ilişkin olarak 2016 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2021 tarihli ve 2021/230136 Soruşturma, 2021/66826 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/923 Esas sırasında derdest olduğunun anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma imkanı bulunup bulunmadığının gözetilmesi bakımından, her iki dosyanın birleştirilmesi suretiyle yargılamaya devam olunması hususunun mahallinde değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2024 tarihli ve 2024/154 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.