İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2026 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim ..., uzun yıllar Amerika'da ...'d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1316 KARAR NO:2026/246 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/12/2023 NUMARASI:2023/724 Esas - 2023/892 Karar DAVA:Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2026 Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim ..., uzun yıllar Amerika'da ...'de yaşamış ve bu sırada 1997 yılında bağırsak ameliyatı geçirmiştir. Bu ameliyat sırasında, doktor hata yaparak, müvekkilin bağırsaklarına zarar vermiş, yapılan tıbbi müdahale hataları sebebiyle, sonuçta müvekkilimin bağırsakları neredeyse tamamen kesilmiş ve bağırsaklarını kaybetmiştir. O yıllardan beri çok zor bir yaşam ve beslenme sorunları yaşamakta ve hayatının sonuna kadar yaşayacaktır. Haliyle, iş ve çalışma gücünü önemli ölçüde kaybetmiştir. Buna karşın o tarihlerde açtığı tazminat davası ile ve mahkeme kararı ile 600.000.-Dolar tazminat tahsil etmiştir. Müvekkil ile davalının amcası ... arasında, çok daha evvelden, 1990'lı yıllar itibariyle Amerika'da samimi bir arkadaşlık, komşuluk ve aile dostluğu oluşmuş tur. Hatta, ...'ın eşi ...hanım çalıştığı için, kızları ...'ya da zaman zaman müvekkilimin eşinin bakmışlığı vardır. Ailece görüşme, komşuluk ve güven ilişkisi en üst seviyeye çıkmıştır. Müvekkilim, başına gelen talihsiz ameliyat sebebiyle bir kısım iç organlarını doktor hatası sebebiyle kaybedip, tazminat alınca; müvekkilimle ailecek içli dışlı olan ve müvekkilimin o zaman paralı olduğunu bilen ... ..., paraya ihtiyacım var, 10.000.-dolar borç verirmisin deyince, aralarındaki yıllardır süre gelen komşuluk, arkadaşlık ve oluşan güven sebebiyle, müvekkilim, ...'a boş çek imzalamış ve vermiştir. Sonrasında, bu boş çek ile 11.500,-dolar çekilmiştir. Boş çeke 10.000 dolar yazması gerekirken 11.500 dolar yazıp kullanan ..., bir süre sonra müvekkilime 10.000 dolar geri ödemiştir. Aradaki fark olan 1.500 doları ödememiş, müvekkilimin canı çok sıkılmış ama, arkadaşlık komşuluk münasebeti sebebiyle bunun lafını etmemiştir. Aradan 4-5 yıl geçmiş, ... ..., müvekkilimden 200.000.-dolar para borç olarak istemiştir. Ticaret yaptığı için ve yine arkadaşlık ve komşuluk samimiyeti sebebiyle güven duyarak, müvekkilim, borç olarak 200.000 doları ... ...'a vermiştir. Aradan makul bir zaman geçmesine ve ... ...'ın aldığı borcu müvekkilime iade etmesi gerekmesine rağmen, ... ..., devamlı ödeyeceğim bahaneleri ile müvekkili oyalamıştır. Bir süre sonra, müvekkilim, borç verdiği ... ...'ın, Amerika'da, Amerikan askeri kurumları ve bankalar da dahil bir çok kişi ve kurumu dolandırdığını, bir çok ekonomik suç ve doladırıcılık yaptığını, büyük vurgunlar yaptığını ve sonrasında Türkiye'ye kaçmak zorunda kaldığını, Amerika'da aranan şahıslardan olduğunu, bir yakalansa, hayatının sonuna kadar ceza evinden hiç çıkamayacağını öğrenmiştir. Müvekkil, bir gün ...'ın Amerika'da yaşadığı muhitte, cadde üzerinde park halinde ...'ın kullandığı araç ... marka model aracı görmüş, sahibini araştırıp soruşturunca, tarif edilen eve gitmiş ve ... hanım diye birisiyle karşılaşmıştır. Bu bayana, dışarıdaki ...'ın arabasını sormuş, bu ...'ın arabası, beni 200.000 dolar dolandırıp kayıplara karıştı demiş ve uzun bir sohbet yapmışlardır. Bu sohbette, ... hanım, ... arabasını ve iki adet valizini alel acele bana bırakıp kaçtı. Bunlar benim başıma bela, ben ...'ın büyük dolandırıcılıklar sebebiyle burada arandığını bilmiyorum, beni kurtar bunlardan demiştir. Müvekkilim, kendisinin de Türkiye'ye gideceğini söyleyince; ... hanım derhal ...'ı arayarak, bilgi istemiştir. Bunun üzerine ..., ... hanıma, ...'a borcum var, arabamı ona ver, borcumdan düşeriz, valizlerimi de ...'e ver bana getirsin demiştir. Müvekkilim, ...'ın arabasını ve iki valizini alarak ... hanımın evinden ayrılmıştır. ...'ın arabasını 5.000 dolara satarak, alacağından düşmüş ve ardından iki valizi de (valizleri hiç açmadan ve içinde ne olduğunu bilmeden) Türkiye'ye getirmiş, o zamanlar Kartal'da ikamet eden ...'ın annesi ...'ye, müvekkilim ve eşi birlikte teslim etmiş, bir kaç saat oturmuşlardır. Bu oturma ve sohbet esnasında müvekkilim, ...'ın annesine "... beni 200.000 dolar dolandırdı ve kayıplara karıştı, ben bir yarım adamım, bağırsaklarım, iç organlarım yok, kendisi Amerika'da aranıyor, şu anda nerede, bana borcunu acilen ödesin, beni daha fazla mağdur etmesin" demiştir. Annesi ... de "Allah ıslah etsin, nerede olduğunu bilmiyorum, durumunuza çok üzüldüm" şeklinde konuşmuştur. Sonrasında ... hanım, Amerika'dan, Türkiye'deki ...'ı aramış, valizlerinizi aldınız mı iye sormuş, ... da kendisine "eksiksiz ve hiç açılmamış halde teslim aldım, teşekkür ederim" diyerek bilgi vermiştir.Sonrasında, ... ..., eşi ile birlikte Zeytinburnu'nda bir simit sarayına gelerek, müvekkilim ...'i çağırmıştır. Burada yaptıkları görüşmede, 200.000 dolar borcuma mahsuben bugün sana 10.000 dolar vereceğim, Amerika'da sattığın aracımın bedeli 5.000 doları da ilave edince 15.000 dolar ödemiş olacağım, kalan 185.000 dolar için sana çek vereceğim, kabul eder misin diye sorunca, müvekkilim de mecburen kabul etmiştir. Bunun üzerine o günlerde Kıbrıs'ta bulunan kardeşi ... ...'ı arayarak, "Zeytinburnu... Bankası şubesine ...'a 10.000 dolar çıkarır mısın hemen" demiştir. Kardeşi ...'da yanında 9.000 dolar olduğunu ve hemen gönderebileceğini, kalan 1.000 doları da sonra gönderebileceğini söylemiş ve 9.000 doları göndermiştir. Bu sırada 185.000 dolar için borçlu ... tarafından, müvekkile 4 adet çek verilmiştir. Bu çeklerin bir tanesinin keşidecisi ...'ın annesi ... ..., diğer üç çekin keşidecesi de ...'ın yeğeni, kardeşinin kızı davalı ... ... ...'dır. ...'ın kardeşi ... ise, 9.000 doları gönderdikten sonra, söz verdiği kalan 1.000 doları hiç ödememiştir.Borçlu ...'ın, Zeytinburnu'nda simit sarayında, 185.000 dolar karşılığı müvekkilme verdiği 4 adet Amerikan çekinin, Amerika'daki bankasında karşılığı çıkmamıştır. Karşılığı olmayan bu çeklerin her birinin çek aslını banka alarak, her birisi için 20.dolar civarı ürcet karşılığında, karşılığı olmadığına dair yasal tasdikli fotokopisi ve yazdırma bedelini alarak, hukuki yollara başvurması için yasal tasdikli fotokopisi müvekkilime vermiştir. Borçlu ..., annesine ve yeğenine ait karşılıksız çeklerle, müvekkilimi ikinci kez dolandırmıştır. Müvekkilim bu çekleri aldığında karşılığı var zannediyordu. Ancak, dolandırıcı ..., karşılığı olmadığını biliyordu.Bu dört adet ve toplam 185.000 dolarlık çekler sebebiyle; 1)03.09.2013 keşide tarihli 70.000 dolarlık ... ...'a ait çeki Bakırköy 4. İcra Müd. .... Sayılı dosyası ile icra takibi başlattık. Yetki itirazı üzerine İst. And. 21. İcra Müd. .... Sayılı dosyası olarak devam etmiş olup, borca itiraz üzerine açtığımız itirazın iptali, takibin devamı ve haksız icra inkar tazminatına ilişkin davamız İst. And. 7. Asliye Tic. Mah. 2021/186 E. Sayılı dosyası ile haksız, yasal dayanaktan yoksun, yanılgılı ve yanlı bir kararla davamızın reddine karar verilmiştir. Halen istinaf aşamasındadır. Bu dosyada tüm deliller toplanmış ve tüm araştırmalar yapılmıştır.2)07.10.2013 keşide tarihli 40.000 dolarlık ... ...'a ait çeki Bakırköy 4. İcra Müd... Sayılı dosyası ile icra takibini başlattık. Yetki itirazı üzerine İst. And. 21. İcra Müd. ... Sayılı dosyası olarak devam etmiş olup, borca itiraz üzerine açtığımız itirazın iptali, takibin devamı ve %20 haksız icra inkar tazminatı talepli dosyamız, İst And. 6. Asliye Tic. Mah. 2021/840 E. Sayılı dosyası ile görülmekte olup, yukarıda 1 nolu açıklamada belirtilen İst. And. 7. Asliye Tic. Mah. 2021/186 E. Sayılı dosyasını bekletici mesele yapmıştır. Ayrıca, her iki dosya da, görevsizlik kararları ile asliye hukuk mahkemelerinden Asliye Ticarete gelmiştir.3)Müvekkilin, elinde kalan 2 adet çeki, belki bir sulh, anlaşma, uzlaşma olur veya bu arada emsal ve kesinleşmiş kararımız da çıkabilir düşüncesiyle bu güne kadar işleme koymamış olup; artık 10 yıllık genel zamanaşımı süresi nedeniyle müvekkilin elindeki 28.10.2013 keşide tarihli, Amerikan ...BANK'a ait, 30.000.-ABD doları ve 15.11.2013 keşide tarihli, yine aynı bankaya ait, 45.000.-ABD doları olmak üzere,davalı ... ... ...'ın keşidecisi olduğu toplam 75.000.-dolarlık alacağımızı tahsil amacıyla her iki çeki iş bu davanın konusu yaparak, alacağımızı tahsil etmek istiyoruz. Bu arada, dava dışı asıl borçlu ... tarafından, bu 4 adet çekten başka müvekkilime verilmiş başka çek yoktur. İkisini daha önce işleme koymuştuk, kalan ikisi ise, iş bu davanın konusudur. Asıl borçlu ... ... ile onun kötü etkisi altındaki davalı yeğeni ... ve anne ... ...; müvekkilime olan borçlarını ödememek için, sürüncemede bırakmak için, dolandırıkları müvekkilime her türlü haksızlığı ve kötülüğü bugüne kadar yapmış ve yapmaya da devam etmektedirler. Borçtan kurtulmaya yönelik ve para karşılığı yalancı şahit işbirlikleri ile müvekkilime karşı açtırdıkları İst. And. 37. Asliye Ceza Mah.2015/214 E. 2017/459 K. Sayılı kararı istinaftan geçerek müvekkilimin BERAATİ ile sonuçlanmıştır ve kesinleşmiştir. Yukarıdan beri izah ettiğimiz üzere, müvekkilim bir kısım iç organlarını ve bağırsaklarını tamamen kaybetmesi üzerine, aldığı tazminatın bir kısmını dava dışı ve davalının amcası ...'a kaptırarak dolandırılmıştır. ..., sinsi bir dolandırıcı olarak, müvekkilimin saflığını, salaklığını ve aptallık derecesinde kandırılmaya müsait olduğunu bilerek ve görerek, müvekkilimi dolandırmıştır. Malesef, müvekkilim bir çok defa ...'dan zarar gördüğü halde, aklını başına toplayamamış ve kendisini ...'dan koruyamamıştır, bu gerçektir ve bu şekilde ağır bir biçimde dolandırılmış ve hem de yarım bir adam olarak, elinde avucunda ne varsa kaybetmiş ve yoksul düşmüştür.Yukarıda arz ve izah edilen nedenlere, haklı ve yasal davamızın kabulü ile;Dava konusu iki adet çeke dayanan toplam 75.000.-ABD doları alacağımızın, yine 75.000.-ABD Doları olarak davalıdan tahsili ile tarafımıza ödettirilmesinin hüküm altına alınmasına,Adli yardım talebimizin kabulü ile, yargı harç ve giderlerinin adli yardım üzerinden karşılanmasına,.."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle davaya konu edilen 2 adet çek nedeniyle toplam 75.000,00-ABD doları alacak olduğu ileri sürülerek 75.000,00-ABD dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesindeki; Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasına ve dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğine ilişkin düzenlemesi, birlikte değerlendirildiğinde zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmamış olması halinde herhangi bir ihtara gerek olmadan ve tensiben gerekli usuli kararın verilmesi gerektiği ve bunda bütün ihtimaller yönünden yarar bulunduğu; yargılamanın çabukluğu ilkesi ve her iki tarafın hukuki yararının da bunu gerektirdiği sonucuna varılmıştır. Dava dilekçesine ve tüm dosya kapsamına göre eldeki davanın zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmadan açılmış olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere, bu dava yönünden tespit edilen söz konusu duruma, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 (2) ve 115. Maddelerine ve dosya kapsamına nazaran dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan bu davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar, dava dışı ... ..., Amerika'da yaşadıkları sırada, müvekkilinden aldığı borç karşılığı, borcunu ödeme sözü ile müvekkiline 4 adet Amerikan çeki vermiş ise de ve dava konusu çeklerden ikisi bu çekler olsa da temel borç ilişkisinde; hem tarafların tacir olmadığını, ticaretle işleri olmadığını, iki komşu ve arkadaş arasında elden borç alma verme işi olduğunu, müvekkiline, elden alınan borç parayı geri ödeme amaçlı verilen Amerikan çekleri, Amerika'daki ibraz mercii bankasına bedelini tahsil için ibraz edildiğinde, karşılığı olmadığından, Amerikan Bankacılık yasaları ve mevzuatı gereği, çek aslı bankaca alınarak, karşılığı olmadığı ve hakkını mahkemelerde araması için müvekkilinden ücreti tahsil edilerek, tasdikli çek suretinin bankaca müvekkiline teslim edildiğini ve müvekkilince de ayrıca yetkili makam ve mercilerden gerekli tasdikler alınmış olsa da iş bu tasdikli yabancı çeklerin, icra müdürlüklerince kambiyo senedi olarak icra takibine kabul edilmediğini , belgeye dayalı ilamsız takip olarak kabul edildiğini,davaya konu çekin, hem ticari bir iş, alış veriş, hizmet ve sair temel bir ticari ilişkiye dayanmadığını, davaya konu çeklerin de ülkemiz hukukunda kambiyo senedi olarak kabul ve işlem görmediğini, bu sebeple, yerel mahkemenin, iş bu davanın, hak ve alacağın arabuluculuk kapsamında kaldığı şeklindeki tespit, kabul ve gerekçesi doğru olmayıp, kararın bozulması ve kaldırılması, yerel mahkemece davanın esasına girilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mah. 2024/386 E. Sayılı dosyası ile, davanın konusu olan çekin, müvekkiline verilen toplam 4 çekten birisi olup, müvekkilinin alacağının bir kısmı olup, taraflar arasındaki ihtilafın, davaya konu çekler, arabuluculuk müessesinden, mevzuatından çok eski yıllara dayandığını ,10 yıllık genel zamanaşımına uğramak üzere olan çekler sebebiyle, arabuluculuk başvuru şartı aramanın haksız, yasal dayanaktan yoksun, usule ve yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, aynı zamanda MK 2 ve 3.maddeler gereği ve anayasal ilkeler gereği hak aramanın, adalete erişimin kanunsuz kısıtlanması ve engellenmesi olduğunu, bu sebeple, haksız ve hukuka aykırı kararın bozulması ve kaldırılması gerektiğini , müvekkili açısından hak ve adaletin tecelli etmesi gerektiğini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile istinafa konu kararın bozulmasına ve kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir GEREKÇE:Dava, çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu edilen çeklerin, Amerikan ... BANK'a ait 28.10.2013 keşide tarihli, 30.000 ABD dolar ve 15.11.2013 keşide tarihli 45.000 ABD dolar bedelli olduğu anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 3. maddesinde; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan ve bu madde de belirtilen hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir.18.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde " Bu Kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmü düzenlenmiştir. Davanın ticari dava niteliğinde olmaması halinde TTK'nın 5/A maddesinde ticari davalar için öngörülen arabuluculuk düzenlemesinin uygulanma imkanı yoktur.Ayrıca, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında da "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Somut olayda çek bedelinin tahsili talep edilmiş olup, kambiyo senetlerinden olan çeke ilişkin yasal düzenlemeler, TTK'nun 780. ve devamı maddelerinde yer aldığından eldeki dava mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu durumda dava tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olup, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı ve davadan önceki tarihi kapsayan herhangi bir arabuluculuk tutanağı da sunulmadığı gözetildiğinde mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/02/2026