7. Hukuk Dairesi 2011/6886 E. , 2012/7085 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelen hasar nedeniyle davanın idari ya
**7. Hukuk Dairesi 2011/6886 E. , 2012/7085 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında meydana gelen hasar nedeniyle davanın idari yargı yerinde görülmesi belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç ve oluşturulan hüküm davanın niteliğine, tarafların sıfatına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Kamu hizmeti vermekle yükümlü olan davalının, kamu hizmetini “doğrudan kendisinin verdiği” sırada, hizmet kusurundan dolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2.maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılması gerekir. Ancak davalının kamu hizmetini “bizzat kendisinin yapmadığı” özel hukuk ilişkisine girdiği dava dışı yüklenici şirkete özel hukuk sözleşmesi ile yaptırdığı durumda ise, bu sözleşmenin yerine getirilmesi sırasında sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere verilen zararların giderilmesi amacıyla açılan davaların adli yargıda görülmesi gerekir. Somut olaya gelince, davalının kamu hizmetini özel hukuk ilişkisine girdiği dava dışı yüklenici şirkete özel hukuk sözleşmesi ile yaptırdığı görülmektedir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki olgu dikkate alınarak, davanın esasına girilerek, esas yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.