11. Hukuk Dairesi 2013/5653 E. , 2013/14680 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/12/2012 tarih ve 2012/32-2012/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2013/5653 E. , 2013/14680 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/12/2012 tarih ve 2012/32-2012/230 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı/karşı davalı vekili, müvekkilinin ÇADIRKEBAP+Şekil ibareli 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerini içeren 2007/67287 sayılı markanın sahibi olduğunu, markasını halihazırda ... adresindeki işletmesinde,...ölgesinde açılış hazırlıkları süren restoranında, tabela ve reklam panolarında iş ve tanıtım evrakında kullandığını, müvekkilinin davalı şirketin eski hissedarı olduğunu, şirketteki hissesini devrederek ayrıldığını, ayrılırken şirkete ait işletmenin ÇADIRKEBAP markasını kullanmaksızın işletilmesi yönünde mutabakat sağlanmasına, uyarılarına ve noter ihtarına karşın müvekkilinin rızası hilafına davalının ... adresindeki işletmesinde müvekkilinin markasının aynısını kullanarak yiyecek içecek hizmetleri sunmaya devam ettiğini, kullanıma verilmiş bir iznin veya lisansın olmadığını, davalının eyleminin kötüniyetli bulunduğunu, davalının kullandığı işaretin tüketici nezdinde müvekkili markasıyla iltibas oluşturduğunun ve müvekkili markasından yararlandığının açık olduğunu, eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, davalı tarafın kusurlu ve kötüniyetli biçimde sürdürdüğü kullanımı sonucu doğan iltibas sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, rekam verdiği panoya siyah boya dökülerek yazıların kapatıldığını ve pano üzerinde yer alan afişlerin yırtıldığını müvekkilinin bu şekilde fiili zarara uğradığını, ayrıca davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin kazanç yoksunluğuna uğradığını, ileri sürerek markanın üzerinde kullanıldığı tabela ve levhaların indirilmesi, ürünlerin malzemelerin ve iş evrakının toplatılmasına, davalının internet sitesine erişimin engellenmesine, müvekkili adına tescilli 2007/67287 sayılı ÇADIRKEBAP ibareli markasına vaki davalı tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün giderilmesine, tecavüz dolayısıyla kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bunları üretmeye yarayan araç, cihaz ve makinelere el konulmasına ve imhasına, uğranılan fiili zarar karşılığı 20.000 TL, yoksun kalınan kazanca karşılık şimdilik, 1.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ve dava sonucunda verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili, 6100 sayılı yasanın 109/2 maddesi hükmüne göre fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılamayacağını, yargılama konusu 2007/67287 sayılı markanın mülkiyetinin 556 sayılı KHK'nın 16/2-3, 818 sayılı BK’nın 179 ve TTK’nın 11/2 maddeleri uyarınca gerçekte müvekkili şirkete ait olduğunu, zira davacının müvekkili şirketin eski ortağı olduğunu, şirkette %90 hissesinin bulunduğunu, kalan %10 hissenin de babası Hayri Köksal'a ait olduğunu, adı geçenlerle müvekkili şirketin yeni ortakları arasında -şirketin tüm aktif ve pasifleri, demirbaşları, sahip olduğu markayla birlikte devri hususunda- anlaşma yapıldığını, anlaşma gereği belirlenen bedelin nakten ve malen adı geçene ödendiğini, banka ile yapılan ödeme dekontlarının açıklamalarında “ÇADIRKEBAP-RA MİMARLIK TURİZM LİMİTED ŞİRKETİ ÖN ÖDEME" açıklamalarının bulunduğunu, gerçekleşen ödemelerin 556 sayılı KHK'nın 16/2 maddesi uyarınca şirketin sahip olduğu ÇADIRKEBAP markasının ödemesi olduğu hususunda mutabakat sağlandığını, devir bedelinin 2,5-3 milyon Türk Lirası civarında olduğunu, taraflar arasında hisse ve markanın devri hususunda fiilen yapılan bu anlaşmadan sonra davacının -diğer hissedar ile birlikte- şirket kararı alarak 2007/67287 sayılı markayı sembolik bir bedel olan 10.000 TL karşılığı 22.11.2010 tarihinde davacıya devrini sağladıklarını, davacının Ankara 17.Noterliği'nin 21.07.2011/17025 tarih/sayılı kullanıma son verilme istemini içeren ihtarnamesinin müvekkiline ulaşması üzerine bu satışın öğrenildiğini, müvekkilinin gönderdiği ihtarnameden sonra davacı ile yapılan görüşmelerde davacının markayı tekrar müvekkili şirkete devrini sağlayacağını söylediğini, ancak markayı müvekkiline devretmediği gibi işbu davayı açtığını, markanın değerinin 10.000 TL olmadığını, devrin muvazaalı bulunduğunu, gerçek değerinin çok yüksek olduğunu, şirketin zararına ve davacının menfaatine olarak satışının yapıldığını, bedelde muvazaa yapıldığını, bu nedenle satışın her zaman iptalinin mümkün olduğunu, ayrıca davacının 2011/40641 ve 2011/52857 sayılı aynı ibareli içeren marka tescil başvurularında bulunduğunu, davacının devir eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma niteliğinde bulunduğunu, Cumhuriyet savcılığına bununla ilgili şikayet dilekçesi verdiklerini, markanın gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiş; karşı davasıyla da davacı adına tescilli görünen 2007/67287 sayılı markanın muvazaalı biçimde davacıya devir edilmesi sebebiyle markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun tespitine ve müvekkil adına tesciline karar verilmesini ve bu hüküm özetinin ilan edilmesini, bu talep mümkün olmaz ise markanın gerçek rayiç bedelinin tespit edilerek, tespit edilecek bedelin ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini, davacının yeni tescil başvurularının bu dava sonuçlanıncaya kadar bekletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, öncelikle karşı davanın değerlendirilmesi gerektiğini, 2007/67287 sayılı marka ilk olarak davalı şirket adına tescil edildiği, davalı şirketin ortakları ... ve Hayri Köksal olduğu sırada oybirliğiyle alınan karar ile anılan marka ortaklardan davacı ...'a devredildiği, anılan tarih itibariyle şirkette başka bir hissedar bulunmadığı, devrin, şirketin temsilcisi olan ...'ın vermiş olduğu vekaletname ile işleme katılan Mustafa Durcalıoğlu ile ... arasında yapılmış olması, aynı kişinin kendi kendisiyle işlem yapma sonucunu doğurmasına rağmen, bundan etkilenecek olanlar anılan tarihte şirketin ortakları olan kişiler olduğu, devir konusu markanın gerçek bedelinden daha düşük gösterilmiş olması da anılan tarihte şirketin ortağı olan kişilerin haklarını etkileyebilecek nitelikte bir vakıa olduğu, bedelde muvazaa iddiasında bulunabilecek olanlar anılan tarihte şirketin ortağı olan kişiler olacağı, şirket hisselerinin, markanın devrinin yapılmasından sonra bir başka kişiye geçmiş olması halinde, hisseleri yeni devir alan kişilerin, devirden önce yapılan bu işleme karşı çıkmalarının mümkün olmadığı, sonradan hissedar olanların marka devri ile ilgili işleme taraf olmadıkları gibi, markanın bedelinin düşük gösterilmesinin de herkes tarafından ileri sürülebilecek nitelikte bir iddia olmadığı, bu sebeple karşı davada muvazaa nedenine dayalı hükümsüzlük talebinin kabulüne olanak bulunmadığı, taraflar arasında bir işletme devri söz konusu olmadığı, işletme zaten davalı şirkete olduğu, devir edilen -işletmenin sahibi olan- şirketin hisseleri olduğu, ortada işletme devri olmadığından 556 sayılı KHK'nın 16/2,3; 818 sayılı BK'nın 179 (6098 sayılı TBK m. 202) ve 6762 sayılı TTK’nın 11/2 (6102 sayılı TTK m. 11/3) madde hükümlerinin olaya uyarlığı bulunmadığı, markanın devrine ilişkin işleme davalı şirketin yeni ortaklarının taraf olmaması, marka devri esnasında şirkette hissedar olmamaları, hisse devrinden evvel gerçekleşen satış ve benzeri işlemlere yönelik herhangi bir talep ve dava haklarının bulunmaması karşısında, davacı vekilinin markanın rayiç değerinin ticari faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline yönelik talebi de kabul edilmediği, istem ancak devredilen hissenin bedeline yönelik olarak gerçekleştirilebilceği, böyle bir istemin ise davada olmadığı, bu nedenle karşı davanın reddi gerektiği, asıl dava yönünden ise davalı şirketin markayı 22.11.2010 tarihinde davacıya devretmesine rağmen, markanın şirkete ait işletmedeki kullanımını sonlandırmadığı, markayı devralan davacının da, şirketteki hissesini 16.02.2011 tarihinde devretmesine rağmen, yani hissenin devrinden sonra da davalı şirketin markayı kullanmasına engel olmadığı, markadan ayrılan ve işletme adı olarak gerek marka ve hisse devrinden önce, gerekse devrinden sonra sürekli biçimde kesintisiz olarak kullanılan ÇADIRKEBAP ibaresinin işletmeden ve iş evrakından kaldırılması isteminin bu nedenle kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, zira ortada marka hakkına tecavüz niteliğinde bir eylemin olmadığı anılan hukuki durumun oluşmasını, markayı üzerine devir alan davacının sağladığı, gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik tüm, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı-karşı davacı şirket kuruluşundan beri "Çadır Kebap" işletme adını kullandığından ve işletme adı bu nedenle koruma kapsamında bulunduğundan anılan ibareyi davalı-karşı davacının sadece işletme adı olarak kullanılabileceği tabidir. Ancak dosya içeriğinden davacının "Çadır Kebap" kelimelerinden oluşan ibareyi davalı karşı davacı şirketin işletme adı olarak işletmenin ön ve yan cephesinde kullanmasının dışında, "Çadır Kebap" ibareleri ile yetinmeyip ve işletme adı olarak kullanımı da aşar şekilde işletmenin (restoranın) girişlerinde, menü kitapçıkları ile peçete ve ıslak mendillerinde davacı-karşı davalı adına tescilli 2007/67287 sayılı "Çadır Kebap + şekil" markasını da kullanmakta olup bu kullanım bakımından marka hakkına tecavüz oluşturacağının kabulü ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı-karşı davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin tüm, davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, davalı-karşı davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 12/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.