11. Hukuk Dairesi 2013/7906 E. , 2013/11785 K. MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4....ve ...... ... Mahkemesi’nce verilen 17/10/2011 gün ve 2011/104-2011/342 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.01.2013 gün ve 2012/816-2013/1083 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildi…
**11. Hukuk Dairesi 2013/7906 E. , 2013/11785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4....ve ...... ... Mahkemesi’nce verilen 17/10/2011 gün ve 2011/104-2011/342 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.01.2013 gün ve 2012/816-2013/1083 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 2009/29538 sayılı ve “Örnekmek” unsurlu marka başvurusuna, başvurunun yayınlanmasına müteakip müvekkilinin KHK’nın 8/1 ve 8/4. maddeleri uyarınca “..., ..., ... ve ...” unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK'nın 2011-M-318 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” ibaresini içeren markalarının tanınmış marka haline geldiğini, müvekkilinin markaları ile davalının başvuru markasında “...” ibaresinin esas unsur olduğunu, başvurunun tesciline ilişkin YİDK kararının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, markaların farklı olduğunu ve benzemediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı başvuru markasının davacının mesnet markaları ile aynı, benzer ve ilişkili olmadığı mal ve hizmetler yönünden davacı markalarının ayırt edicilik gücüne ve markaların itibarına zarar verilmesi ya da davalıya haksız yarar sağlanması söz konusu olmayacağı ve markanın tanınmışlığının sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davanın sadece ürün gruplarının aynı /benzer/ilişkili olduğu mal ve hizmetler yönünden kabulü ile, ....'nın 2011-M-318 sayılı kararının 30. sınıfın “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, makarnalar, mantılar, erişteler, pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar, ekmekler, pideler, etli pideler, pizzalar, lahmacunlar, pastalar, tartlar, kekler, poğaçalar, açmalar, simitler, börekler, galetalar, yufkalar, bazlamalar, gözlemeler, kadayıflar, künefeler, kurabiyeler, çörekler, lavaş, boyoz (İzmir böreği), milföy, kruvasan, danish, baklavalar, şöbiyet, tulumba tatlıları, bülbülyuvaları, pudingler, kazandibi, sütlaç, sup, muhallebiler, aşureler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, mayalar, kabartma tozları, unlu mamullerin formunu, rengini iyileştirici, bayatlama süresini geciktirici doğal maddeler, her türlü un, irmikler, nişastalar, toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri, çaylar, buzlu çaylar, şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler, sakızlar, dondurmalar, yenilebilir buzlar, tuz, hububat (tahıl) ve mamülleri” malları ile 35.07. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri yönünden iptaline, davalı adına tescil olunan 2009/29358 sayılı markanın yukarıdaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sair mal ve hizmetler yönünden davanın reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.01.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.