TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET OKYAR BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/38342) Karar Tarihi: 13/2/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 31/3/2020-31085 Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan :Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M.Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Akif YILDIRIM Başvurucu : Mehmet OKYAR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, karar sonucunu de ğiştirebilecek nitelikteki esasl ı bir iddian ın karşılanma
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET OKYAR BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/38342) Karar Tarihi: 13/2/2020 R.G. Tarih ve Sayı: 31/3/2020-31085 Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan :Recep KÖMÜRCÜ Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M.Emin KUZYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Akif YILDIRIM Başvurucu : Mehmet OKYAR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, karar sonucunu de ğiştirebilecek nitelikteki esasl ı bir iddian ın karşılanmamas ı nedeniyle gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 28/11/2017 tarihinde yap ılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yapılmasına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkanı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmasına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 39. Başvurucu, olaylar ın geçtiği tarihte Süleyman Demirel Üniversitesi bünyesinde döner sermaye işletme müdürü olarak görev yapmaktad ır. Maliye uzmanlar ının 2014 yılı çal ışma program ı gereğince yapt ığı denetim s ırasında banka hesaplar ının giriş ve çıkışlarında bazı usulsüz işlemler görülmü ştür. Bunun üzerine olay ile ilgili olarak maliye uzmanlar ınca inceleme ba şlat ılmıştır. 10. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlığında defterdarl ık uzmanı olarak görev yapan Y.P.nin kendisine yasal olarak tevdi edilen ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hasta tedavi ücretleri olarak kat ılan kuruma gönderilen ücretlerden bir k ısmını muhasebe hesaplar ına eksik kaydedip muhasebe hesaplar ına girmeyen bu tutarlar ile sat ışlardan iade gibi gösterilen tutarlar ı 2012, 2013 ve 2014 yıllar ında Üniversite ile herhangi bir ili şkisi olmayan on bir ayr ı firma ve be ş ayrı kişiye usulsüz olarak otuz yedi kez olmak üzere toplamda 11.337.627,43 TL'yi aktarmak suretiyle zimmet eylemlerinde bulundu ğu iddia edilmi ştir. 11. Aralarında başvurucunun da bulundu ğu birçok şüpheli hakk ında adli soru şturma da başlat ılmıştır. Isparta Cumhuriyet Ba şsavcılığı taraf ından başvurucunun Y.P.nin zimmet eylemlerini bilmesine ve denetimle görevli olmas ına rağmen onun eylemine kasten göz yumarak zimmet suçuna mü şterek fail olarak i ştirak etti ği iddias ıyla başvurucu hakkında Isparta 2. A ğır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davas ı açılmıştır. 12. Bu arada ba şvurucu, olayla ilgili olarak Say ıştay taraf ından yapılan inceleme sonucunda dava konusu usulsüz işlemlerde sorumlulu ğunun bulunmad ığına karar verildi ğini belirterek buna ili şkin Sayıştay karar ını dosyaya sunmuştur. 13. Süleyman Demirel Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlü ğünün 2013 yılı hesabı konusunda Say ıştay 2. Dairesince verilen ve sonradan dosyaya sunulan 18/10/2016 tarihli kararda; i. Süleyman Demirel Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesinin malî ve muhasebe i şlemlerinin Maliye Bakanl ığına ba ğlı olarak kurulan Saymanl ık Müdürlüğü taraf ından yürütüldü ğü, ii. Döner sermaye i şletmesi müdürlerinin, gelir ve giderlerin ilgili mevzuata uygun olarak tahakkuk ettirilmesinden ve alacaklar ın tahsil edilebilir duruma getirilmesinden sorumlu olduklar ı, iii. Saymanl ık müdürlüğü ile döner sermaye i şletme müdürlüklerinin birbirinden bağımsız, farklı görev, yetki, sorumluluk ve çal ışma usulü olan birimler oldu ğu, iv. İşletme müdürlerinin saymanl ık müdürleri üzerinde denetim ve kontrol yetkisinin bulunmad ığı, v. Yapılan incelemede bahsi geçen usulsüz i şlemlerin Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünde düzenlenen herhangi bir belgeye dayanmad ığı, vi. Bu işlemlerin Saymanl ık Müdürlüğünde oluşturulan gerçeğe aykırı belgelerle yap ıldığı ve İşletme Müdürlü ğüne, muhasebe biriminde ilk etapta do ğru olarak girilen kay ıtlar ın gönderildi ği, Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 4vii. İşletme Müdürlü ğünde yer alan muhasebe kayıtlar ının Sosyal Güvenlik Kurumundan gönderilen tutarlar ı ihtiva etti ği ifade edilmi ş; bu nedenlerle Saymanl ık Müdürlüğünde resen yap ılan usulsüz işlemler sonucunda ortaya ç ıkan kamu zarar ında döner sermaye i şletme müdürü başvurucunun sorumluluğunun bulunmad ığı belirtilmi ştir. 14. Mahkemece yap ılan yargılama ve toplanan delillere göre ba şvurucunun eylemlerinin denetim görevini ihmal ederek 29/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinin (2) numaral ı f ıkrasında düzenlenen zimmet suçunun işlenmesine imkân sa ğlama şeklinde sübuta erdiği sonucuna var ılmıştır. Başvurucu, Mahkemenin 21/12/2016 tarihli karar ı ile 2 y ıl 6 ay hapis cezas ına mahkûm edilmi ştir. 15. Mahkûmiyet karar ının gerekçesinde; şirket veya ki şilere usulsüz şekilde para aktar ımına ilişkin ekstrelerde, baz ı muhasebe i şlem fişleri ve hesap özetlerinde ba şvurucunun imzas ının bulunduğu, yasal olarak sorumlu oldu ğu hâlde i şletme müdürü olarak bu ödemeleri sorgulamad ığı belirtilmi ştir. Mahkeme ayr ıca başvurucunun soruşturma evresindeki savunmalar ında ekstreleri gördüğünü, ancak resmî yaz ının altında olduğu için ayr ıntılı olarak incelemedi ğini beyan etmek suretiyle görevini ihmal etti ğini dolayl ı şekilde ikrar etti ğine vurgu yapmıştır. 16. Başvurucu, istinaf kanun yoluna ba şvuru dilekçesinde Say ıştay karar ına ilişkin değerlendirme yap ılmamas ını da bir neden olarak ileri sürmü ştür. Ancak anılan karar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/10/2017 tarihli ve E.2017/1376, K. 2017/1593 sayılı kararı ile kesinle şmiştir. 17. Başvurucu, onama karar ından 1/11/2017 tarihinde haberdar olmu ş ve 28/11/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmuştur. IV.İLGİLİ HUKUK 18. 5237 sayılı Kanun'un "Denetim görevinin ihmali" kenar başlıklı 251. maddesinin (2) numaral ı fıkrası şöyledir: "Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikâp suçunun i şlenmesine imkân sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç y ıla kadar hapis cezası ile cezaland ırılır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 19. Mahkemenin 13/2/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Gerekçeli Karar Hakk ının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlığın Görü şü 20. Başvurucu; ayn ı olayla ilgili olarak Say ıştay taraf ından yapılan inceleme sonucunda dava konusu usulsüz işlemlerde sorumlulu ğunun bulunmad ığına karar verildi ğini belirterek buna ili şkin Sayıştay karar ını dosyaya sunduğunu, ancak karar ın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki bu hususun mahkûmiyet karar ının gerekçesinde tart ışılmadığını belirterek gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 521. Bakanl ık görüşünde, somut olayda yap ılan değerlendirme sonunda taraflar ın başvurunun sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmalar ı tart ışılarak verilen kararda hükme ula şılması için yeterli gerekçe bulundu ğu ve kanun yolu incelemesi sonucunda verilen kararda da değerlendirme konusu hüküm ve gerekçesinin yetersiz olmad ığı belirtilmi ştir. 22. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne kar şı beyanında başvuru formundaki iddialar ı tekrarlam ıştır. 2. Değerlendirme 23. Anayasa'nın Hak arama hürriyeti kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkrası şöyledir: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davacı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakkına sahiptir." a. Kabul Edilebilirlik Yönünden24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan gerekçeli karar hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönündeni. Genel İlkeler 25. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci f ıkrasında herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu belirtilmi ş ancak gerekçeli karar hakk ından açıkça söz edilmemi ştir. Bununla birlikte Anayasa'n ın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakk ının kapsam ına gerekçeli karar hakk ının da dâhil oldu ğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında vurgulanm ıştır. Dolayısıyla Anayasa nın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının gerekçeli karar hakk ı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, 75). 26. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü f ıkrasında da Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yaz ılır denilerek mahkemelere kararlar ını gerekçeli yazma yükümlülü ğü yüklenmi ştir. Anayasa nın bütünlüğü ilkesi gereği an ılan Anayasa kural ı da gerekçeli karar hakk ının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmal ıdır ( Abdullah Topçu, 76). 27. Gerekçeli karar hakk ı, kişilerin adil bir şekilde yarg ılanmalar ını sağlamay ı ve denetlemeyi amaçlamaktad ır. Bu hak, taraflar ın muhakeme s ırasında ileri sürdükleri iddialar ının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmedi ğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlar ına verilen yarg ı kararlar ının sebeplerini toplumun ö ğrenmesinin sağlanmas ı için de gereklidir ( Sencer Ba şat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, 31, 34). Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 628. Mahkemelerin anılan yükümlülü ğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayr ıntılı şekilde yan ıt verilmesi gerekti ği şeklinde anla şılama z (Yasemin Ekşi , B. No: 2013/5486, 4/12/2013, 56). 29. Ancak derece mahkemesinin ayn ı maddi veya hukuki olguyla ilgili olarak ba şka bir yargı merciinin vard ığından farklı bir sonuca ula şması hâlinde bunun dayanaklar ını gerekçeli karar ında göstermesi beklenir. Anayasa'da güvenceye bağlanan tüm temel hak ve özgürlüklerin yorumunda gözetilmesi gereken temel bir ilke olarak düzenlenen hukuk devleti ilkesi, yarg ı organlar ının aynı maddi veya hukuki olgularla ilgili olarak çeli şkili kararlar vermekten mümkün oldu ğunca kaçınmasını gerekli k ılar. Ayn ı maddi veya hukuki vak ıalarla ilgili olarak farkl ı kararlar verilmesi hukuk devleti ilkesini zedeleyebilece ği gibi ki şilerin hukuka olan inanc ını da zay ıflatabilir. Bu nedenle bir maddi veya hukuki vak ıa ile ilgili olarak başka bir yarg ı mercii taraf ından bir kimse lehine karar verildi ği, ancak diğer bir yarg ı merciinin ayn ı olgu hakkında farkl ı bir sonuca ula ştığı durumlarda bunun gerekçesinin belirtilmesi gerekir. Yarg ı merciinin bu gibi durumlarda gerekçe gösterme yükümlülü ğü, kişilerin hukuka olan güvenlerinin sars ılmamas ı için hayati öneme sahiptir. 30. Bir kararda tam olarak hangi unsurlar ın bulunması gerektiği, davan ın niteliğine ve koşullar ına bağlıdır. Muhakeme s ırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmalar ın davanın sonucuna etkili olmas ı, başka bir deyi şle davan ın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunmas ı hâlinde davayla do ğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yan ıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili oldu ğunu kabul etti ği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yan ıt vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir ( Sencer Ba şat ve diğerleri, 35, 39). ii.İlkelerin Olaya Uygulanması 31. Somut olayda mahkûmiyet karar ından önce Sayıştay 2. Dairesi ba şvurucunun dava konusu usulsüz işlemlerde sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin karar vermi ştir. Sayıştay 2. Dairesi karar ında; saymanl ık müdürlüğü ile döner sermaye i şletme müdürlüklerinin birbirinden ba ğımsız, farklı görev, yetki, sorumluluk ve çal ışma usulü ola n birimler oldu ğunu, işletme müdürlerinin saymanl ık müdürleri üzerinde denetim ve kontrol yetkisinin bulunmad ığını ve usulsüz işlemlerin döner sermaye i şletme müdürlü ğünde düzenlenen herhangi bir belgeye dayanmad ığını belirtmiştir. 32. Ancak Mahkeme, ba şvurucunun görevinin gereklerini yapmakta ihmal vey a gecikme göstererek ki şilerin kamunun zarar ına neden oldu ğu gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Diğer bir ifadeyle Say ıştay, yargılamas ında başvurucunun malî sorumluluğunun bulunmad ığını tespit ederken işletme müdürlerinin saymanl ık müdürleri üzerinde denetim ve kontrol yetkisi bulunmad ığı sonucuna ulaşılmasına karşın Ceza Mahkemesi aksi sonuca ula şmıştır. 33. Başvurucu taraf ından Sayıştay karar ı Ceza Mahkemesinin bilgisine sunulmas ına rağmen Ceza Mahkemesinin neden aksi sonuca ula ştığını gerekçelendirmedi ği görülmektedir. Ceza yarg ılamas ında başvurucuya isnat edilen denetim görevinin ihmali suçunun i şlenip işlenmedi ğinin tespitinde işletme müdürlerinin (ba şvurucunun) saymanl ık müdürlüğü üzerinde denetim ve kontrol görevinin bulunup bulunmadığı hususunun incelenmesini gerektirdi ği aç ıktır. Başvurucunun ayrı ve aç ık yanıt verilmesini gerektiren Saymanl ık Müdürlüğü üzerinde denetim ve kontrol yetkisinin bulunmad ığı yönündeki iddias ı Mahkemece kar şılanmam ıştır. Gerekçede birtak ım soyut değerlendirmeler bulunmaktaysa da Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 7başvurucunun denetim yetkisinin kapsam ı ve içeriği yönünden bir tart ışma yap ılmam ıştır. Ek olarak ba şvurucunun Sayıştay 2. Dairesi karar ına açıkça at ıfta bulunan istinaf nedeni de hiçbir gerekçe gösterilmeksizin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi taraf ından reddedilmi ştir. Bu nedenlerle ba şvurucunun gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği sonucuna varılmıştır. 34. Açıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yargılanma hakk ı kapsamındaki gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Diğer İhlal İddiaları 35. Başvurucunun gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine karar verildi ğinden kanun önünde e şitlik ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerinin ihlal edildi ğine ilişkin diğer şikâyetleri hakk ında kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayr ıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemi ştir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısmı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kaldırılması için yap ılması gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıkladığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 37. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat ödenmesine kara r verilmesi talebinde bulunmu ştur. 38. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da de ğinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmi ştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). 39. Bireysel ba şvuru kapsamında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınması gerekmektedir ( Mehmet Doğan , 55, 57). Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 840.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaral ı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkrasının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılması için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yargılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadı r. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ula şan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan , 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 41.İncelenen ba şvuruda gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı anlaşılmıştır. 42. Bu durumda gerekçeli karar hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılması için yeniden yarg ılama yap ılmasında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yap ılması gereken i ş yeniden yargılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örneğinin yeniden yargılama yap ılmak üzere Isparta 2. A ğır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 43.İhlal tespitinin yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından ayrıca manevi tazminata hükmedilmesine gerek görülmemi ştir. 44. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için ba şvurucunun uğradığını iddia etti ği maddi zarar ile tespit edilen ihlal aras ında illiyet ba ğı bulunmal ıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmam ış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. 45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harçtan olu şan yargılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yargılanma hakk ı kapsamındaki gerekçeli karar hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, Başvuru Numarası : 2017/38342 Karar Tarihi : 13/2/2020 9C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kaldırılması için sadece ba şvurucu yönünden yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2015/64, K.2016/207) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 257,50 TL harçtan olu şan yargılama giderinin BA ŞVURUCUYA ÖDENMESİNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmasına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 13/2/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye M.Emin KUZ Yıldız SEFERİNOĞLU