(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10117 E. , 2010/14058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Gökben Köyü 182 ada 2 parsel sayılı 2.903,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/10117 E. , 2010/14058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Gökben Köyü 182 ada 2 parsel sayılı 2.903,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Gökben Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. 196 ada 36 parsel sayılı 17.386,34 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Gökben Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. ...; 182 ada 2 parselin bir bölümünün adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının kabulüne, katılanın davasının reddine, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm katılan tarafından 182 ada 2 parselin fen bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda 2-B ile işaretlenen kesimi yönünden temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün katılan tarafından 1987 yılında alındıktan sonra düzleştirildiği, kadastro tespitinin ise 2007 yılında yapıldığı, taşınmazın 1987 yılından sonra imar ihya edildiği gerekçesiyle katılanın davası reddedilmiş ise de yapılan inceleme araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar temyize konu yerin Şevki Zor tarafından tarla olarak kullanıldığını, 1987 yılında katılana sattığını, katılanın taşınmazı satın aldıktan sonra düzleştirerek kullandığını ,katılan ile önceki zilyetlerin zilyetliğinin 50 yıldan fazla olduğunu bilmişlerdir. ... bilirkişi kuruluda temyize konu yerin eski yıllardan bu yana tarım yapılan arazi olduğunu belirtmiştir. Bu durumda, katılan yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde duraksama olmuştur Bu sebeple; dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait 1980-1985 yıllarına ilişkin 1/20000 ve 1/25000 ölçekli stereoskopik hava fotoğrafları ile aynı yıllara ilişkin fotogonometri yöntemiyle düzenlenmiş harita bulundukları yerlerden getirtilmeli, ... mühendisi, harita mühendisi ve orman mühendisi ile birlikte hava fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, fen, ... ve orman bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, taşınmazın sınırında dere bulunduğundan Jeoloğ bilirkişiden taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı yönünde rapor alınmalı, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, katılan ile eklemeli zilyet/ler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; katılan ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.