11. Hukuk Dairesi 2009/7363 E. , 2011/453 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2005/717-2008/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2009/7363 E. , 2011/453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2005/717-2008/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının sahibi olduğu “Almer Alışveriş Merkezinde” 10.05.2005-10.05.2006 dönemine ilişkin stand yeri kiralandığını, kira bedeli karşılığı aylık 1.300,00 TL bedelli 12 adet çek keşide ederek davalı yana verdiğini, karşılıklı olarak birbirlerine ait ürünlerin satılmaması taahhüdünde bulunmalarına rağmen, davalının davacının sattığı kan şekeri, tansiyon ölçme aletleri ve masaj aleti gibi sağlık ürünlerinin benzerlerini sattığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet olduğunu, sonrasında davalının müvekkili ile olan sözleşmeyi haksız feshettiğini, sözleşmenin haksız feshine rağmen fesih sonrası aylara denk gelen üç adet çekin tahsil edildiğini ileri sürerek, davalının aynı ürünleri satmak suretiyle doğan haksız rekabeti nedeniyle sözleşmenin feshi öncesinde doğan 6.000,00 TL tazminat ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle geriye kalan 7 ay boyunca elde edilemeyen 21.000,00 TL kazancın tahsiline, fazladan tahsil edilen 3.900,00 TL'nin çeklerin tahsil tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının fahiş fiyatla satış yapması sonucu müvekkilinin şikayetlere maruz kaldığını, müvekkilinin prestijinin zarar görmesi nedeniyle sözleşmeyi 21.09.2005 tarihli fesih bildirimi ile feshettiklerini, kira sözleşmesinde davacının iddia ettiği gibi benzer ürünlerin satılmayacağı konusunda taahhüt bulunmadığını, sözleşme ile 3 m2'lik alanın davacıya tahsis edilmesine rağmen, davacının 6,20 m2 yer işgal ettiğini, fazladan kullanılan yerin kirası karşılığı üç aylık çeklerin tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı aleyhine fahiş fiyatla satış yaptığından bahisle tüketicilerce yapılmış şikayet bulunmadığı, 27.09.2005 tarihli tutanakla davacının kira sözleşmesinde kararlaştırılandan fazla 6.20 m2 yer işgal ettiği belirlenmiş ise de, tutanağın tek taraflı olarak düzenlenmesi, davacının imzasının bulunmaması, 21.09.2005 tarihli fesih bildiriminden sonra düzenlenmesi, sözleşmenin ayakta olduğu dönemde davalının fazla yer işgal edildiğinden bahisle herhangi bir itirazının bulunmaması nazara alındığında, kararlaştırılandan fazla yer işgal ettiğinden bahisle davalının istemde bulunamayacağı, sözleşmede davalının kiracısınınsattığı emtialarla aynı nitelikte mallar satmayacağı yönünde bir hüküm bulunmadığından, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı iddiasının yerinde olmadığı, davalı 21.09.2005 tarihli fesihname ile davacının fahiş fiyattan mal sattığı bu nedenle de davalının prestijine zarar verdiği iddiasıyla sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiş ise de, kira sözleşmesinde, davacının kendi nam ve hesabına medikal sağlık ürünlerinin tanıtım, teşhir ve satışını yapacağının ve ürünlerin satışından kaynaklanan tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunun kararlaştırılması karşısında, davalının sözleşmede yer almayan bir hükümden bahsederek sözleşmeyi feshetmesinde haklı bir nedenin bulunmadığı, BK'nun 96. maddesi uyarınca davacının sözleşmeden doğan hakkından kısmen yararlanamadığı, böylelikle kar mahrumiyeti olan müspet zararını isteyebileceği, bu zararın ise 4.500,00 TL olduğu, davacının fiili tahliyesinin 31.10.2005 olduğu, tahliye tarihi itibariyle davalının kısmi kira ücretine hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.500,00 TL'nın davalıdan tahsiline, çeklere ilişkin istemin kısmen kabulü ile toplam 3.033,30 TL'nın çeklerin haksız tahsil edildiği tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise (2) no’lu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, davanın tacirler arası kira sözleşmesinden kaynaklanması, uyuşmazlığa konu istemlerin TTK'nun 4. maddesi uyarınca ticari işlerden olması nazara alınarak, davacının ticari faiziyle istirdatını talep ettiği alacağın, yasal faiz yerine ticari faiz, yani, 3095 sayılı Kanun’un 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2. maddesinde düzenlenen avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm kısmının ikinci paragrafının dördüncü satırında yer alan “yasal” ibaresi çıkarılarak, yerine “avans” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş işbu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 345,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.