(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14488 E. , 2007/1253 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.8.1999 ve 7.10.1999 gününde verilen dilekçeler ile birleştirilerek görülen davalarda tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14488 E. , 2007/1253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.8.1999 ve 7.10.1999 gününde verilen dilekçeler ile birleştirilerek görülen davalarda tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki sonucu kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, istek hüküm altına alınmış, kararı davacı ile arsa sahibi davalılardan ... temyiz etmiştir. 1-Davalı yüklenici ile diğer davalı arsa sahipleri arasında biçimine uygun düzenlenmiş 18.10.1995 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Bu tür sözleşmeler taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükler. Arsa payı devri inşaat yapım sözleşmelerinde yüklenicinin önde gelen borcu sözleşmesine, fenne ve imar mevzuatına uygun bir bina meydana getirmek ve yapıyı sözleşmenin karşı tarafı olan arsa sahiplerine teslim etmektir. Sözleşmede aksine hüküm yoksa bir bakıma eserin bedeli olan arsa payının devri yüklenici tarafından B.K.nun 364.maddesi gereğince ancak, eserin tesliminden sonra istenebilir. Yüklenici bu şekilde kazanacağı şahsi hakkı (arsa payının devrini) doğrudan arsa sahiplerinden talep edebileceği gibi bu hakkı B.K.nun 163.maddesi hükmünce ve aksine sözleşme yoksa yazılı olmak koşulu ile üçüncü kişilere arsa sahiplerinin rızası gerekmeksizin temlik edebilir. Davacının dayandığı adi yazılı 23.07.1998 günlü temlik sözleşmesi davacıya şahsi hak sebebi ile eldeki tescil davasını açma olanağı sağlar. Ancak, hiç kimse hak ettiğinden daha fazlasını temlik edemeyeceğinden davacının 23.7.1998 günlü sözleşmeye dayanarak tescil talebinde bulunması yüklenicinin arsa sahipleri ile yaptığı 18.10.1995 günlü arsa payı devri karşılığı sözleşmedeki edimlerini bütünü ile yerine getirmesi halinde mümkündür. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Yerinde yapılan keşif sonucu bilirkişinin 9.6.2000 günlü raporunda yapıdaki arsa sahiplerine ait bağımsız bölümler ile ortak yerlerdeki eksikliklerin parasal karşılığı 2.643.000.000 TL olarak saptanmıştır. Başka bir anlatımla, sözleşmenin ifa ile bitirilmesi için yüklenicinin 2.643.000.000 lira tutarında daha iş yapması veya bu miktarın halefi konumundaki davacı tarafından ödenmesi koşuluna bağlıdır. Bu nedenle mahkemenin davacıya 2.643.000.000 lira depo ettirilmesi gerekirken bilirkişinin yanılgılı değerlendirmesi benimsenerek daha az bir miktarda eksik iş tutarına hükmetmesi doğru olmamıştır.